Bu gün,1 Ocak 2017.
Takvimin ilk yaprağı.
Yeni yılın ilk günü.
Karlar altında…
Dün elinizde, 'piyango bileti' vardı.
Belki, ufakta olsun bir umut!
Aldı iseniz, mesele yok.
Size de çıkabilir! Diye.
Şimdi, listeler elinizde.
Liste bulamadıysanız, internetten MP web sitesinden öğrenebilirsiniz.
Nasıl olsa herkesin elinde bir akıllı cep telefonu var.
Rakamları kontrol ediyorsunuz.
Çıktımı diye?
Büyük ikramiye…
Günaydın sabahın ilk ışıkları.
Umudunuz ilk günde tükenmesin. Talihsiz bir başlangıç yapmayın.
Yarın gelecektir, yarın umutların, gülümsemelerinparlayan gözlerin ışıltılı günleriniz...
Eksilmesin yüzünüzden gülücükleriniz.
Umudunuz, sadece piyangoda olmasın.
Hayat bu bazen, 'piyango' gibidir.
Kime? Nasip, kime kısmet?
En son amortide.
****
2017'de neler oldu? Diye bakmayın.
İnsanoğlunun, 'vahşetini' görürsünüz arkanızda.
Dünya, dar geliyor artık!
Tüketim… Çılgınlıklar.
İnsanlığın tükenişi.
Savaşlar, çıkarlar, çatışmalar.
Hepsini bir arda yaşamadık mı?
Ülkemizde.
Dünyamızda..
Can pazarları, akan kanlar!
Dehşet tabloları.
Mültecilerin dramları.
Deniz kıyısına, vurmuş çocuk bedeni…
İnsanlıktan iki damla yaş süzüldü
İnsanlığın bittiğinin sonkaresini gördük ekranlardan...
Gözlerimizin önündepatlayan bombalar.
Can pazarları..
*****
İnsanlığın 'yön' tabelasına neyi? Yazacaksın!
Her yıl bitimindeki, insanlık 'muhasebesini' mi?
Rakamlarımı? Kış soğuk ve sert geçiyor. İnsanlar sokakta. Fukaranın, Zenginlerin,5 yıldızlı otellerdeki kutlamalar yapan o şatafatlı Yılbaşı sofralarındaki menülerde gözü yok bu gariplerin...
Fakir, bir tas, sıcak çorbaya, bir dilim ekmeğe hasret.
Yıl başı geldiğinin farkında bile değil..
Yaşamın uçurumunda nefes alıyor..
Bir taraftan, insanlık kıyımları.
Kapitalizmin, 'faşist' acımasız yüzünü mü?
İnsanlığın, ahlaksızlığın pazarlandığı dünyada.
Neyi?
Konuşacaksın, yazacaksın bu yılda.
Geçtiğimiz 2017 yılından ne farkı olacak ki?
Kan, gözyaşı…
Barış mı gelecek?
*****
Dünde böyleydi insanlık, bugünde böyle.
İnsanlık, yarında olacak!
Her gün, emek hırsızlığı ile 'türedizengin' olanlar.
Rant uğruna doğayı katledenler..
Şehirlerimize, yaşamlarımıza ihanet edenler..
Ruhunu, kalemlerini satanlar.
Dünde vardı, bu günde, yarında olacak!
Kimi 'din' adına, 'mezhep' adına, 'tarikat' adına, kimi de ideoloji adına!
İnanıp inanmadıkları, ya da neye inandıklarını kendilerinden başka kimsenin bildiği yok!
Kimi? Cüppelerde, aradı imanını!
Kimi sarıkta, kimisi de püsküllü'FES' lerde!
Pazarladı insanlığını!
Kimisi,'seccadede', kimisi de Mekke'de aradı insanlığını, ahlakını.
İmanın yoksulluğunu,günahlarının,kefaretini, 'Tavaf' edince günahlardan sıyrılacağını zannetti!
Böyle zannediyordu?
*****
Dünü asla unutmayın!
İnsanlık, bir sınavdır.
Geçmişte bu sınavı onurluca verenler vardır.
Merak etmeyin!
Her zaman, iyiler ve kötüler olacaktır.
Her zaman hak ve batıl olacaktır.
Her zaman iblis olacaktır..
Her zaman, doğrular ve yanlışlar olacaktır.
Güneş, her zaman doğacaktır.
Soğuyan yüreklerinizi,'İmanınız' sizleri bir güneş gibi her zaman ısıtacaktır.
Hak galip gelecektir.
*****
Bu gün, sizin ilk gününüz!
Gözlerinizi, yeniden açın dünyaya.
İnsanlık 'vahyini' işitin kulaklarınızla.
Umudunuz hayalleriniz olsun.
İnsanlığınız, 'umut' olsun.
İlk sözünüz, merhaba Ey! 'Yenigün' olsun.
Yeni günleriniz hep 'aydınlık' olsun.
Sağlık olsun,Barış olsun, Umut olsun!
*****
Takvimde 2017 yerine 2018 yazmaya başlayınca hayatımız değişik 'yazılmaya' başlayacağını sananlar gerçekten var mıdır?
Belki, yeni bir yıla girdiklerine inanlar vardır. Hem de çokça.
31 Aralık 2017 saat 11.59. 1 Ocak 2018 gece yarısı, saat 12.00.
Ne çabuk giriyoruz yeni yıla.
Dünyada patlatılan havai fişekler…
Ne büyük yalancı KAPİTALİST 'küresel bir ayin'
Yutturmaca.
Neden bütün bunlar? Sormaz mıyız hiç? Neden? Neden hop oturup hop kalkıyoruz?
Neden bunlar? Geçen bir yıl geride kalmış… Yeni bir yıldaki umutlarımıza neden bu kadar anlam yüklüyoruz ki?
Belki 'umutlarımız' beklentilerimiz de değişim istiyoruz. Değişmek istiyoruz.
Silkinmek, toparlanmak, yenilenmek, Umutlarımızın 'aldanmalarına' bile bile, inanmak istiyoruz.
Yeni bir başlangıç yapmak istiyoruz.
Yaşamda endişelerimiz var. İnsanız. Bana ne deme hakkımız yok. O kadar çok yaygın Medya narkozları altındayız ki, bizlere ne oldu, ben ne haldeyim, nasıl bu hale geldik diyemiyoruz. Bu haldeyiz!.
Sanki, düşünce reflekslerimiz durmuş gibi.
Ama, yeni yıldan umutluyuz!
Uçurumlara sürükleniyoruz…
Kenarda zor duruyoruz.
Tıpkı gece yarısı saatlerinyeni yıl değişimine saliselerleyarışan, yeni bir yılın tanıklığını yapacak olan yelkovan gibi.
Gongun vurduğu an yeni yılın ilk müjdecisi.
Tembelliğimizin adını nasıl 'kader' koymuşsak, umutlarımızda tembelliğimizin bir parçası olmuş.
Yatarak 'umut' etmek.
Çalışmadan,'kaderimizi' belirlemek.
Çaresizliğimizi, 'kader' maskesi altına saklayarak tembellik yapmak, özgürlüğümüzü yelkovanın 'gonguna' umut bağlamak!
Eyyyy! Yeniyıl.
Acıların, adaletsizliklerin, kazaların, belaların sayfalarına hoş geldin.
Dileklerinizi tutun.
İnsanlık adına 'Dua' edin…
Belki bu sizin daha hayırlıdır!
Yeni bir başlangıç için.
Merhaba deyin..