Himmet Yanık yazdı.

Yakup (a.s.)'ın Kur'an'ı Kerim'de Yusuf Suresinin 87. Ayetinde çocuklarına şöyle nasihatte bulunuyor. ' Ey oğullarım! Gidin Yusuf'u ve kardeşini iyice arayın Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Kuşkusuz Allah'ın rahmetinden inkar edenlerden başkası ümit kesmez.' Allah'a umut ve ümit bağlayanlar asla yalnızlık hissine kapılmazlar. Böyle kimseler ellerini ve gönüllerini Allah'a yönelttiklerinde mutlaka yardımın geleceğine inanırlar. Fatiha Suresinin 5. ayetinde ' Ey Rabbimiz ancak sana kulluk eder, ancak senden yardım bekleriz.' Bütün istek ve arzularımızı bizi yoktan var eden, her türlü nimetlerle donatan Rabbimizden isteyeceğiz. Kullar sadece vesiledir. Kullar da vasıta olmaları sebebiyle çok dikkatli olmaları gerekmektedir. Peygamber (sav) buyurur ki; ' Bir kişi, bir kişiye veya bir toplum, bir kişiye ya da topluma ümit, umut bağlar ise, umut ve ümit bağlanan kişi veya toplum, ümit bağlayanların umudunu veya ümidini boşa çıkarırsa Allah'ta o kişinin, toplumun umudunu ve ümidini dünya ve ahirette boşa çıkarır.'(1)
Öyle bir kişiliğe ve karaktere sahip olmamız gerekmektedir ki güvenilen insan ve toplum, sözü özüne, özü sözüne uygun, güven veren güvenilen bir kimse, Muhammed-ül Emin olan Hz. Muhammed (sav) efendimizin ümmetine uygun olan bir şahsiyet olmalıyız. En azılı İslam düşmanını bile etkileyen model bir insandır.
Günümüzde böylesi yok mu? Elbette var! Lakin toplumun içinde az da olsa sözüne güvenilmez içi başka dışı başka insanlar da var. Menfaati uğruna her türlü kılığa bürünen kimseler de yok değil. Sonuçta iyiler ve kötüler olacaktır ancak iyilerin çoğunluk olduğu bir toplum olması o yerde, bölgede, mahallede huzur, güven, mutluluk vardır. Yaşadığımız müddetçe 'ya göründüğün gibi ol, ya da olduğun gibi görün' sözü düsturumuz olmalıdır. Sağlıklı bir toplum ancak birbirine güvenen mutlu, huzurlu ve yaşama sevinci olanların bir araya gelmesiyle oluşur. Güven toplumunun oluşmasını sağlamak her insanın görevi olmalıdır.
Hz. Peygamber (sav) efendimiz Mekke'den Medine'ye hicret ettikten sonra Medine'de (Yesrib) güven toplumunu oluşturarak asr-ı saadet dönemini başlatmıştır. Tekrar Müslümanlar bölgelerinde güven toplumunu oluşturup müminlerin kardeş olduklarını ve kardeşler arasında güvenin çok önemli olduğunu ortaya koymalıdırlar. İslam toplumu; bir bedenin uzuvları, bir binanın tuğlaları gibi birbirine kenetlenmiş merhametiyle, sevgisiyle, hoşgörüsüyle birbirine dua eden kimselerdir. Yine Yakup (a.s.)'ın Kur'an ifadesiyle; ' Rabbimizden bağışlanmanızı dileyeceğim. Kuşkusuz O, çok bağışlayıcı ve çok merhametlidir '(2) dedi. ' Yusuf'un yanına geldiklerinde o anasını ve babasını bağrına basıp Mısır'a yerleşin inşallah güvende olursunuz'(3) dedi.
Yakup (a.s.)'ın oğlu Yusuf (a.s.)'ın Mısır'ı güven beldesi yaptığı gibi Rabbim den İslam beldelerinin tamamını güvenli beldeler yapmasını niyaz ediyorum. Kan ve gözyaşı dursun. Acılı çığlıklar yerine sevinçli tebessümlerin oluştuğu İslam ümmetinin yaşadığı yurtlar, memleketler olması temennisiyle. Sevgiyle kalın, hoşçakalın. Cumnız mübarek olsun.