Elazığ Depreminin ardından yaşanan can kayıpları tüm dikkatimizi tekrar deprem gerçeğine yönlendirdi. Deprem öncesi ve sonrası hazırlıklar başta olmak üzere yaraların sarılması sürecinde yaşananlar büyük bir tartışma konusu oldu, olmaya da devam ediyor. Bu tartışmaların ardından Manisa'nın da sallanması akabinde Küba ve Japonya'da oldukça büyük sarsıntıların olması yürekleri ağızlara getirdi.
Gündem deprem olunca adına otorite denen kişiler ve uzman olduğu iddia edilen birçokları televizyon kanallarında ve dijital medya ortamlarında fay hatları üzerine konuşmaya, fay hatlarını anlatmaya başladı. Bu tartışmalar ve konuşmalar içinde ne yazık ki depremden nasıl sağlam çıkarız? Deprem güvenliği nasıl sağlanır? Bina güvenlikleri nasıl olur? Gibi konular ele alınamadı. Adeta fay hatları anlatılarak depreme hazırlık ve depreme alışmamamız sağlanıyor gibi bir ortam oluştu. Oysa deprem değil bina öldürür, gibi en basit bir noktayı dahi es geçmek ve binaların nasıl sağlamlaştırılacağını ele almak birçok binaların yıkılmasını ve olası can kayıplarını önleyebilecekken sanki herkesin deprem uzmanı olması istenircesine fay hatlarını ve kırılmalar konuşuldu.
DEPREM KADERİMİZ ANLAYIŞI YERLEŞTİRİLİYOR
Nitekim tıpkı Türkiye gibi deprem hattında olan Japonya'da yaşanan depremlerin en az can kaybıyla atlatılması gibi çok önemli örnekler önümüzde durduğu halde bu konulara kafa patlatılmadı. Adeta 'Ne yapalım deprem, kaderimiz' anlayışı topluma empoze edilmeye çalışıldı, buna alışmamız için gereken toplumsal kodlamalar yapıldı. Oysa onlarca yıldır Türkiye sırtını inşaat sektörüne dayamış bir durumdaydı ve yeni yapılan binaların bile yıkılma riskinin olması herkesi tedirgin etmek için bile yeterliydi. Öyleyse doğal olarak ülke olarak depreme ne kadar hazırlıklıyız sorusu bir kez daha önem kazandı ve bu sorunun ısrarla konuşulması gerekli.
NACİ HOCA ZAMANINDA BİR İLK HAYATA GEÇMİŞTİ
Kafamızı ülke genelinden sıyırıp şehrimize çevirdiğimiz zaman ise doğal olarak sorulacak çok soru mutlaka var. Örneğin Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Gündoğan zamanında tam olarak 13 Aralık 2017 tarihinde üniversite bünyesinde çok ciddi bir merkez hayata açılmıştı. Naci Hoca'nın bu şehre yaptığı önemli hizmetler arasında rahatlıkla gösterilebilecek 'Sismik İzolatörü Test Merkezi'büyük beklentiler içinde hizmet vermeye başlamıştı. Tamamen üniversitenin kendi öz kaynaklarıyla hizmete açılan 'Sismik İzolatörü Test Merkezi'nin amacı hem sismik izolatörleri test etmek hem de bunun yanında ülkemizde ilk defa uygulanacak sistemi de yerleştirmekti.
Buna göre;