Serdar Taci Zengin yazdı.
Bugün size Batman'lı bir işçi kardeşimin sohbetimiz sırasında anlattıklarından hepimizi düşündürmesi gereken bir kaç anlatımını paylaşmak istedim.Önce işçi kardeşim hakkında bir kaç söz söylemem gerekiyor.
Genç yaşta evlendirilen bir ailenin evladı.
Aynı anneden olma 14 çocuktan bir tanesi.
Yokluk nedeniyle 14 yaşında İstanbul'a gelmiş. Tanıdıkları sayesinde hemen iş bulup çalışmaya başlamış.
Bir çok yerde çalışmış. Şimdi burada çalışıyor.
Dayı der bana hitap ederken.
Dayı dedi; 'İstanbul'a geldiğimde ilk sahtekarlıkla karşılaştım. Para ödemeden seyahat ettik. Yanımdaki arkadaşım bana hep kalabalık 500T otobüslerine bineceksin, çoğunlukla para vermeden seyahat edebilirsin. demişti. Maalesef parasızken hep bu yolu tercih ettim, şimdi pişmanım.'
Sonra devam etti;
İstanbul'a alışamayacağıma karar verdim, kalsaydım insanlığımdan çıkacaktım. Yine bir akrabamın tavsiyesiyle buraya geldim. Hemen akrabamın yanında teknelerin boya işine girdim daha önceki işlerimde de boyacılık yaptığımdan hemen işe adapte oldum, Allah'a şükür becerdim. Şimdi burada tek ustayım.
Söz bir ara seçimlere geldi.
Sordum;
Hangi partiye oyunu attın?
Milletvekilliğ seçiminde HDP'ye, Cumhurbaşkanlığı seçiminde Muharrem İnce'ye.
Bunu söyledikten sonra yüzümün aldığı soru soracak bir hali anlamış ki devam etti;
' Sen sormadan ben anlatayım;'
' Ben PKK'yı öldürme anlayışından dolayı sevmem ancak HDP'yi de Doğu ve Güney Doğu'yu yanlış veya doğru temsil ettiğini düşündüğüm için oy atıyorum.
Dayı sana bir alakası vardır yoktur bilemem ancak Irak'ta da bir ara çalışmıştım. Orada tanıştığım Suriye'li bir arkadaşa sormuştum; Esad iyi midir, kötü müdür?
Cevabını sana söylüyeyim;
' Askerlik Suriye'de çok uzunmuş. Arkadaşı askerde iken arada bir kaçıp tekrar birliğine teslim olurmuş. İlkinde askerden kaçıp tekrar birliğine teslim olduğunda sorguya almışlar.
Neden kaçtın diye sorulduğunda ben kaçmadım, izin aldım demiş.
Kimden izin aldın diye sorulduğunda, cevabı 'Esad'dan izin aldım' olmuş.
Sorgulayan askerler önce birbirlerinin suratına bakıp tekrar kaçağa dönmüşler.
Kaçak asker anlatmaya devam etmiş;
Burada duvarınızda asılı Esad'ın resminin karşısına geçtim, hazırol vaziyette dedim ki Esad ben askerden sıkıldım, bir süre dışarıya çıkmak istiyorum, izin veriyor musun?
Esad kafasını öne doğru salladı, bana izin verdi.'
'Askerler kaçağı odadan almışlar ve tartışmaya başlamışlar.
Kaçağın yalan söylediği açık, ancak anlattıklarına inanmadıkları duyulursa, hele hele bu Esad'ın kulağına giderse bunun sonrası olay kendilerine dönebilir. Buna cesaret edemedikleri için kaçağa ceza vermekten vazgeçmişler. Esad'ın o fotoğrafını da asla değiştirmemişler hala yerinde duruyormuş.'
Batmanlı işçi kardeşim bana öyle bir şey anlatmıştı ki hem gülmüş, hem de fazlasıyla sorgulayarak düşünmek zorunda kalmıştım.
Hayırlara vesile olsun, seçimler.
Sevgiyle kalın