Nefes alıyorsak yaşamda dertlerde olacak elbette...
Kişisel dertler bir yana, yaşam alanımızda yaşanan sorunlar bazen içinden çıkılmaz hale geliyor.
Bundan sonrası ise yöneticilerin sorumluluk alanına giriyor.
İşimiz gereği kamuoyu oluşturarak, yaşanan sorunları gündeme getiriyoruz.
Özellikle sahada ekip arkadaşlarımla birlikte koşturan biri olarak, çoğu zaman sorunların tam da merkezinde oluyoruz.
Halkın yaşadığı sıkıntıları bizzat dinliyor, çözüme kavuşturulması ve yetiklileri harekete geçirmesi noktasında naçizane aracılık ediyoruz.
Şu günlerde öne çıkan bir sorun var ki, o da Pazarcı esnafının durumu...
Malum kış mevsimi ve hava koşulları pazarcı esnafının işlerini yavaşlatıyor.
Bir yandan fiyat pahallılığı, diğer yandan mevsimsel koşullar dolayısıyla pazarcılar, deyim yerindeyse sinek avlıyor.
Kazançları beklentiyi karşılamasa da ticaretlerini yürütmek durumundalar.
Kazanç önemli lakin pazarcılar biraz da huzur istiyor.
Evvela pazarcılar satışlarını korunaklı bir yerde yapmak istiyor.
Zira yaz kış demeden insanlara hizmet götürmek için sokak sokan tezgah açan pazarcılar, kışın soğuk günlerinde sağlıklarını dahi düşünmüyor, düşünemiyor.
Ürünlerini tazeliğini kaybetmeden müşteriye sunmak için birbiriyle yarışan pazarcı esnafı, Kapalı Pazar istiyor.
Şehrimizde elbette belirli mahallelerde Kapalı Pazarlar mevcut...
Kimi modern görüntüsüyle dikkat çekse de, kimi olumsuz hava koşullarında pek de korunaklı olamıyor.
Yine de ne olursa olsun, kapalı pazarlar hem esnafı, hem de vatandaşı memnun ediyor.
Yeterli mi?
-Değil...
Devam edelim...
Geçtiğimiz gün Yenidoğan mahallesindeydik.
Gelen kar yağışı bereketiyle geldi ama çilesi de kaçınılmazdı.
Pazarcı esnafı oldukça perişandı ve derdini bize yandı.
Biz de esnafımıza kulak verdik, 'yönetici bazında kulak verilmesi' için de, üzerini koyu bir şekilde işaretledik.
Kapalı pazarlarımız var evet - fakat sayısının artırılması isteniyor.
Eskişehir'in pazarcı esnafı hijyenik ve korunaklı bir ortamda ürünlerini vatandaşla buluşturmak istiyor.
E bir kulak verelim o vakit...