Eskişehir Konseyi ilk toplantısını 23 Eylül’de gerçekleştirmişti.

Bir süre sonra ismi Eskişehir Kalkınma Platformu’na dönen topluluk toplamda 8 kere bir araya geldi gözlemlediğim kadarıyla.

Önemli isimlerin buluştuğu masada katılımcılar zaman zaman değişse de şehre yön verebilecek tüm aktörler vardı.

Tabii ilk toplantının ardından heyecanlandık. Eskişehir’in yalnız olmadığını ve sahiplenildiğini hissettik.

Siyasi görüşlerin, hırsların ve egoların bir kenara bırakılmasını görmek mutlu etti.

Tam “şehrin kanayan yaraları iyileşecek” dedik ama sonu yine hayal kırıklığı ile bitti…

Son toplantılarını 2 Haziran’da yapan Kalkınma Platformu, gündemlerine çok sayıda konu aldı.

Eskişehir OSB–Hasanbey Lojistik Merkezi Demiryolu Bağlantı yolu çalışmaları, serbest bölge, yurt içi uçuşlarına yönelik fizibilite çalışması, çevre yolu, üretim gücü, sanayi altyapısı ve şehrin ihracat potansiyeli gibi maddeler “sürekli” masaya yatırıldı.

Eskişehir’in sorunları, ihtiyaçları belli. Anladığım kadarıyla Eskişehir Kalkınma Platformu da sorunların gayet farkında. Farkında olmasalar sürekli aynı konuları masaya yatırmazlardı öyle değil mi?

Devamlı aynı konuları konuşarak çözüme ulaşamadıkları aşikar gözüküyor. Zaten dön-dolaş aynı maddelerin etrafında durmak da tek başına bir başarısızlık örneği.

Yaklaşık 9 aydır gerçekleşen toplantıların ardından dönüp kefemize bakmak istiyorum. Ama elle tutulur bir adım göremiyorum.

Sorunların tespit edilmesi ve çözüm önerilerinin konuşulması ne kadar kıymetli olsa da elde var sıfır!

Kalkınma Platformu şehir adına bir adım hayata geçirene kadar yeni sorunlarımız çıkacak gibi duruyor.

Masadaki isimler ve konuşulan sorunlar çok yerinde! Ancak çözüme kavuşturulan bir konu olmadıkça tüm görüşmeler, tüm çabalar, hepsi boş!

Nihayete erdirdiğiniz bir madde varsa eğer kamuoyuna anlatmalısınız.

Aksi halde yapılan toplantıların “havada kaldığını” düşünmeye devam edeceğiz.

Sorunlar belli, sorunu çözecekler belli ama en ufak bir adıma bile şahit olamadık.

Kalkınma Platformu’na karşı oluşan bu algının kırılması için somut bir gelişmeye ihtiyacımız var!