Deniz Çağlar Fırat yazdı.

Türkiye'de tarım ve hayvancılık sektöründe üretime yönelik ciddi sorunlar kendini gösteriyor. Bu konuyla ilgili ülke genelinde yani makro veriler paylaşılıyor. Pencere'nin ciddi okurları da bu alanda benim yaptığım araştırmaları zaman zaman okuma şansı bulabiliyor.
Eskişehir iline ait sektörel verileri ve analizleri elimden geldiğince paylaşmaya çalıştığım için ülke genelinde oluşan tabloların Eskişehir'e olan yansımalarını sürekli paylaşmaya gayret ediyorum. Hatta ülke genelinden bağımsız olarak Eskişehir'e ait verileri paylaşıyorum.
Son günlerde Türkiye genelinde tekrar gündem olmaya başlayan kırmızı et üretimi ve canlı hayvan ithalatı olunca Eskişehir'in karnesine bakmadan olmazdı. Şu bir gerçek ki Eskişehir dış ticarette dış fazla veren nadir illerden biri. Üstelik de bunu üreterek yapan illerden biri. Bu konuda Eskişehir'in hakkının yendiğini hatta bizzat Eskişehirli sanayiciler ve sanayi politikalarına yön verenler tarafından yendiğini düşünüyorum. Evet, Eskişehir her zaman daha iyisini yapmalı ancak bunu ifade ederken de mevcut potansiyelini çok iyi anlatmalı ve algıyı çok sağlam ayaklar üzerine oturtmalı. Eskişehir hem üretim yapan, hem ihracat yapan hem de katma değer üreterek ülkeye rol model olabilen bir ildir. Sadece bu potansiyelini anlatamıyor.
TARIMDA DIŞARIYA BAĞIMLI BİR ESKİŞEHİR
Ancak söz konusu tarımsal dış ticaret olduğu zaman ciddi sorunlar olduğu da ortada. Daha önceki yazılarımda buna dair verileri paylaşmıştım. Yazının sonunda merak edenler için tekrar bir hatırlatma yapacağım. Bugün canlı hayvan ithalatına baktığımız zaman ise çok ciddi sorunla karşı karşıya olduğumuzu bir kez daha görmek gerekiyor.
TÜİK Dış Ticaret İstatistikleri verilerine göre son 5 yılda canlı hayvan ithalatı Eskişehir'de yaklaşık 8 kat artmış durumda. Yani Eskişehirli hayvancılıkta, besicilikte bile hayvanları yabancı ülkelerden satan alıyor.

Yorumlar
Üst