Deniz Çağlar Fırat yazdı.

6 Eylül tarihi Türk mimari ve eğitim hayatı için önemli bir tarihti. Çünkü başta Eskişehir Reşadiye Cami olmak üzere birçok kalıcı eserin mimarı Cevat Ülger'in ölüm yıldönümüydü. Cevat Ülger'i biz Eskişehirliler için önemli kılan sadece Reşadiye Cami'nin mimarı olması değil aynı zamanda Eskişehirli olması ve çok sayıda öğrenci yetiştirmesiydi.

Bu öğrencilerden biri de aynı zamanda Milli Eğitim Bakanlığı da yapan Prof. Dr. Nabi Avcı'ydı.

Nitekim önceki gün yazdığım 'Nabi Avcı'nın en çok etkilendiği öğretmeni kimdi?' başlıklı yazımda Nabi Hocanın ağzından Cevat Ülger'i de bizler gibi hiç tanımamış nesle anlatma imkanımız olmuştu.

Nabi Hocanın en çok etkilendiği öğretmen olarak gördüğümüz Cevat Ülger, Mihallıççık Lisesi, Eskişehir Atatürk Lisesi, Yasin Çakır Kız Lisesi ve Eskişehir Maarif Koleji'nde (Bugünkü EAL) Resim ve Sanat Tarihi Öğretmenliği yapmıştı. Her yönüyle ömrünü eğitime ve Eskişehirlilere adamış bir sanat insanıydı. Bu yönüyle baktığımız zaman Cevat Ülger isminin Eskişehirliler nezdinde az bilinmesi ise tarihin ya da popüler kültürün etkisiyle olsa gerek üzerinde hassasla durulması gereken bir konu olarak görülüyordu.

Nitekim aynı başlıklı yazımı

'…Eskişehir'e bu kadar büyük katkı sunmuş Cevat Ülger neden hatırlanmaz kentimizde?
Mesela ismine Eskişehir'de neden mimarlık dalında çeşitli etkinlikler düzenlenmez?
Üniversitelerimize bu konuda büyük görevler düşmüyor mu?'


cümleleri ile bitirmiş ve aslında kent belleği ve akademinin dikkatini çekmeye, bir farkındalık yaratmaya çalışmıştım.

Bu yazının ardından Prof. Dr. Nabi Avcı ile görüştüm.

Cevat Ülger'i en iyi tanıyan, onun ismini günümüzde yeni nesillere aktarmak için en çok çaba harcayan öğrencisi Nabi Hoca, Cevat Ülger isminin Eskişehir'de yaşaması için kendi Bakanlığı döneminde yaptıkları projeleri ve kalıcı eserleri anlattı.

Nabi Hoca, Cevat Ülger'in ismini Eskişehir'de yaşatmak için;