Koronavirüs nedeniyle sosyal, ekonomik, siyasal ve iş yaşamımız başta olmak üzere hayatın neredeyse tüm alanları durdu. Bakanlıklar, önlem adı altında bir çok karar açıkladı ve bunlar arasında tiyatro, sinema, gösteri merkezi, konser salonu, nişan/düğün salonu, çalgılı/müzikli lokanta/kafe, gazino, birahane, taverna, kahvehane, kıraathane, kafeterya, kır bahçesi, nargile salonu, nargile kafe, internet salonu, internet kafe, her türlü oyun salonları, her türlü kapalı çocuk oyun alanları (AVM ve lokanta içindekiler dahil), çay bahçesi, dernek lokalleri, lunapark, yüzme havuzu, hamam, sauna, kaplıca, masaj salonu, SPA ve spor merkezlerinin faaliyetleri geçici bir süreliğine durdurulması da var.
Genel itibariyle bakıldığı zaman insanların toplu halde bulunduğu hizmet sektörünün önemli kalemleri virüs tehdidine karşılık faaliyet gösteremeyecek. Sanayi ve tarım anlamında zaten sıkıntılı bir sisteme sahip ülkemizde hizmet sektörünün de durması açıkçası ne gibi ekonomik sonuçlar doğuracak hep beraber göreceğiz. Bununla ilgili Cumhurbaşkanlığından bir açıklama ya da tedbir paketi açıklanacak mı belki de bugün öğrenmiş oluruz. Bunu şimdiden bilemiyoruz. Ancak mevcut durumda söz konusu sektörlerde çalışanları büyük bir endişe kaplamış durumda. İş kaygısı çeken işçiler olduğu kadar işyerini kapatma riski ile karşı karşıya kalan işverenler de yavaş yavaş ses vermeye başladı. Bunlara karşı nasıl bir önlem alınacak? Açıkçası şimdilik bilemiyoruz.
Ancak konunun en azından işçiyi ilgilendiren bazı hususları mevcut. Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi eski Dekanı ve şimdi İstanbul Aydın Üniversitesi'nde akademik çalışmalarını sürdüren İş ve Sosyal Güvenlik Hukukunda uzman Prof. Dr. Ufuk Aydın, işçileri ilgilendiren önemli açıklamalar yaptı. Ufuk Hocanın sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamalar bu süreçte işçilere hukuksal zeminde yol haritası niteliğindeydi.
Buna göre: