Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK), açıklamasına göre elektrik ve doğalgaz fiyatlarına yüzde 25 zam geldi. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Şube Başkanı Ahmet Şakar, artışın özellikle konut aboneleri üzerinde hissedileceğini belirterek, faturadaki en büyük payın dağıtım bedellerinden kaynaklandığını söyledi.

Şakar, yapılan tarife değişikliğinin belirlenen yıllık elektrik tüketim sınırını aşmayan, standart tarifeyi kullanan aboneleri doğrudan etkileyeceğini belirterek, “Yıllık ortalama tüketimleri 4 bin kilovatsaati aştığı için son kaynak tedariki tarifesi kapsamına giren abonelere ise dağıtım bedelindeki artışlar yansıyacaktır. Yüksek kademedeki abonelere 1 kilovatsaat için 1,615460 TL olarak uygulanan birim fiyat, yüzde 17,4 artışla 1,895808 TL‘ye yükseltilmiştir. Konut abonelerine 1,836166 TL olarak uygulanan dağıtım bedeli ise yüzde 32 artışla 2,4249 TL olmuştur. Böylece, konut abonelerine fatura toplamında yüzde 25 zam yansıtılmıştır. Yan asgari yaşam faturası 744,7 TL olmuştur. 4 kişilik bir ailenin asgari yaşam standartlarını korumak için aylık 230 kilovatsaat enerji tüketeceği varsayılmaktadır” diye konuştu.
AİLE BÜTÇESİ ZORDA
“Günlük ortalaması 8 kilovatı geçmeyen tüketim için aile bütçesinden ayrılması gereken 595,8 liranın bu zamla birlikte 744,7 TL‘ye yükseldiğine dikkat çeken Şakar, “Nisan 2026 itibarıyla oluşacak düşük tüketimli konut faturasının yalnızca yüzde 15,2’si enerji bedelinden oluşacaktır. Faturanın yüzde 74,8’ini ise dağıtım bedeli oluşturmaktadır. Fon ve vergilerin oranı ise yüzde 9,8‘de kalmaktadır. Son tarife değişikliğiyle, zaten yüksek düzeyde olan dağıtım bedelinin payı artarak yüzde 75‘e yaklaşmıştır. 2022 yılında 4 kişilik bir ailenin asgari tüketim faturasının toplamında yüzde 22 düzeyinde olan dağıtım bedelinin, Nisan 2026‘da faturanın yüzde 74,8‘ine ulaşmıştır. Başka bir deyişle; toplam 5 yıllık bir süreçte elektrik enerjisinin bedeli yüzde 24,5 artarken , dağıtım bedeli yüzde 880,1 artmıştır” dedi.
FAHİŞ FİYATLA HİZMET
Son 5 yıllık süre içinde enerji maliyetlerinin daha kabul edilebilir düzeylerde arttığını ancak dağıtım bedelinin katlanarak faturayı yuttuğunu kaydeden Şakar, “Özetle, dağıtım bedelindeki bu fahiş artışlar yaşanmasa, dağıtım bedelleri de enerji bedeli seviyesinde artırılsaydı, fatura toplamına yansıyan artış yüzde 24,5 ile sınırlı kalırdı. Bu durumda, 1 Nisan 2026 itibarıyla aynı tüketime sahip konutlara 744,7 TL yerine 228 TL fatura edilirdi. Aradaki 516 TL‘lik fark, elektrik dağıtım özelleştirmelerinin yurttaşlara yarattığı yükün son 5 yıllık kısmı olarak nitelendirilebilir.Faturanın en önemli kalemi olması gereken enerji bedelinin, dağıtım bedelinin çok gerisinde kalması, piyasanın çarpık bir biçimde yapılandığını gözler önüne sermektedir. Dağıtım bedelindeki bu artış, hizmetin fahiş fiyatla verildiğinin temel göstergesidir. Üstelik dağıtım bedeli şehit aileleri hariç tüm abone grupları için yüzde 32 düzeyinde artırılmıştır” ifadelerini kullandı.
YENİ ZAMLARA İŞARET EDİYOR
Şakar, 4 Nisan’dan geçerli olacak şekilde yine EPDK tarafından elektrik üretiminde kullanılan doğal gaza yüzde 19,42 oranında zam yapılmasının, önümüzdeki aylarda yeni elektrik zamları yaşanacağına işaret ettiğini söyledi. Şakar, “Fatura yükü altında ezilen ve karanlığa mahkûm edilen hanelerin arttığı günümüzde, enerji politikaları ‘sosyal tarife’ esasıyla yeniden düzenlenmelidir. Enerjiyi bir kâr kapısı olmaktan çıkarıp halkın hizmetine sunmak için kamunun doğrudan yatırım yapması gerekir. Maliyetleri düşürmek için özel şirketler yerine devlet doğrudan yatırım yapmalı, dağıtım şirketlerine kaynak aktarımı durdurulmalıdır. Tarifeler; ticari ve siyasi çıkarlardan uzak, üretimi ve ekonomiyi destekleyecek özerk bir yapı tarafından belirlenmelidir. Enerji güvenliğini sağlamak için özelleştirilen tüm üretim ve dağıtım tesisleri acilen kamulaştırılmalıdır” diye konuştu.



