Tepebaşı Belediyesi ile Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Ziraat Fakültesi iş birliğinde “Bal Kabağı Çalıştayı" düzenlendi.
Bu çalıştayın Türkiye’de ilk olmak gibi bir özelliği bulunuyor.
Bizler domatesin kesildiği zaman evin içini mis gibi kokuttuğu bir nesiliz. Türkiye’de yetişen mercimeğin, fasulyenin veya pirincin tadına doyum olmazdı. Şimdi pirinç Hindistan’dan, Mercimek Kanada’dan ve Fasulye Meksika’dan geliyor. Plastik gibi tatları var.
Maalesef Anadolu toprağının leziz mahsullerini unuttuk.
Bal kabağı da bunlardan.
ESOGÜ Ali Numan Kıraç Yerleşkesi Prof. Dr. Ali Koç Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen çalıştayda, bal kabağının mevcut durumu ele alındı.
Bu arada Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, bal kabağının ilk kez Türkiye’de ulusal ölçekte bir çalıştayla değerlendirildiğine dikkati çekti.
Kızılinler bal kabağının Eskişehir’in kırsal değerlerinden biri olduğunu ve coğrafi işaret tescili taşıdığını hatırlatan Ahmet Ataç, bal kabağını değerlendirmek istediklerini de ifade etti.
Aslen biyolog olan ESOGÜ Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Onur Koyuncu, Eskişehir’e borçlu olduklarını ifade etti.
Bu ne kadar güzel bir cümledir; “Eskişehir’e borçluyuz!..”
Eğer ki Türkiye gelişecekse, işte böyle bilimadamları sayesinde gelişecektir.
Balkabağının tatlısı yapılır, çorbası enfestir. Eskişehir Kızılinler mevkii ise bal kabağı yetiştirmek için çok uygun bir yer.
“Alt tarafı bal kabağı” diye geçiştirmeyelim. Kızılinler Bal Kabağına sahip çıkalım. Bu topraklar bize bolluk ve bereket sunuyor. Anadolu toprağına ve o mukaddes topraklar üzerinde yetişen mahsullere sahip çıkalım.
Bu vesileyle hem ESOGÜ Ziraat Fakültesi yetkililerine hem de Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç’a şükranlarımızı iletiyoruz.