Ancak bu performansın detayını inmeye başlayınca iç karartan hatta endişelendiren noktalar göze çarpıyor. Tarım ve hayvancılık sektöründen bakarsak ortaya bambaşka bir tablo çıkıyor. Eskişehir genel anlamda dış ticaret fazlası verse de tarım ve hayvancılık sektörünün performansı oldukça düşündürücü görünüyor. Çünkü Eskişehir tarım ve hayvancılık da dış bağımlılığını dürdürmeye devam ediyor ve ihracatı ithalatının tam 4,1 katı seviyesinde görünüyor.
Daha detaylı anlatmam gerekirse Eskişehir 2019 yılında tarım ve hayvancılık da 6 milyon 696 bin 318 dolarlık ihracat yaparken 27 milyon 608 bin dolarlık da ithalat yaptı. Tam 4,1 katı daha fazla satın almak zorunda kaldı. Tarım ve hayvancılıktaki bu dışa bağımlılık sadece 2019 yılına özgü değil geriye dönük baktığımızda tüm bu özelliğin sürdüğünü görüyoruz. Daha önce de defalarca bu konuya dikkat çektiğim için sadece son 5 yılın rakamlarına baktığımızda ortaya çıkan çarpıcı tabloyu grafikten görebilirsiniz. Üstelik 2019 yılında yapılan ihracat 5 yılın bile ortalamasının altında. Eskişehir tarım ve hayvancılık sektöründe gözlenen bu duruma acil çözüm bulunması gerekiyor. Hem döviz açığı hem dış açık hem yerel üretim olmak üzere hemen her alanı yakından ilgilendiren bu sorunun ülke genelinde uygulanan tarım ve hayvancılık politikaları ile doğrudan ilişkili olduğunun farkındayım.
Eskişehir gibi dış fazla veren, sanayi ürünleri ile ihracat yapabilen bir ilin tarım sektöründe dış açık vermesi, yerli üretimin iç pazarı bile karşılayamaması anlaşılır bir durum değildir.