FETÖ ülke gündeminden düşmüyor. Siyasi partiler yaptıkları eleştiride birbirlerini FETÖcü olmakla suçlarken, geçmişteki ilişki, bağlantı ve uygulamalar, günümüzdeki durum üzerine suçlamalar birbirini kovalıyor. Siyaset cephesinde durum bu; seçmene ise FETÖ'nün ülkemiz aleyhine sahip olduğu menfi stratejiler tam manası ile anlatılamıyor. Böyle olunca da FETÖ meselesi siyasiler arasında bir suçlama konusu olmanın ötesine geçemiyor…

FETÖ gerçeği ve tehlikesi siyasetin üzerinde bir konudur. FETÖ ülkemizin tam bağımsızlığa kavuşmasını engellemek için emperyal güçler tarafından beslenen, desteklenen, stratejileri belirlenen jeopolitik bir düşmani harekettir. Bu emperyal hareketin amacı Türkiye'yi milli kültürü ve çıkarlarından uzaklaştırmaktır.

FETÖ'nün perde arkasında ABD vardır. Bu milli kültür ve kalkınma düşmanı örgütün lider kadrosu ne yazık ki ülkemizde yetişmiştir. Örgütün kadrosu ABD'nin uluslar arası emperyal planlarının bir esturmanıdır. ABD'nin Türkiye istihbarat sorumlusu Graham Fuller, 90'lı yıllarda FETÖ kanalı ile Türk siyasetine ve sosyal yaşamına 'Ilımlı İslam' adı altında emperyalist bir kavramı taşımıştır. Gerçek İslamiyet ile de hiçbir alakası bulunmayan bu kavram maalesef bir süreliğine tatbik de edilmiştir.

Hain Fetullah Gülen 'Dinler Arası Diyalog' paydasında Papa ile görüştürülmüş, örgüt TSK'da güçlenmiş, Emniyet Teşkilatı'nda söz sahibi olmuş, Gazi Olayları, Sivas ve Başbağlar Katliamlarının perde arkasında yer almış, ABD'nin yönlendirmesi ile Türkiye'de etnik ve mezhepsel çatışmaları kaşımıştır. 2000'li yılarlın başlarında ise Ergenekon ve Balyoz tertipleriyle bu emperyal maşa; vatansever aydın, bilim adamı, gazeteci ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nin stratejik görevdeki subaylarını yargıya sızmış örgüt elemanları ile hapishaneye göndermiştir.


Bugün FETÖ en zayıf dönemlerini yaşamakta olsa da yönetildiği merkez tarafından faaliyetlerine devam etmektedir. Türk siyasetinden elini ayağını çekmiş değildir, Türkiye'nin Doğu Akdeniz, Çin, Rusya, Kuzey Irak politikalarını etkisizleştirmeye çalışmaktadır. Amacı bölgede zayıf, yalnız, hem Batı ile hem doğu ile ilişkilerinde edilgen bir Türkiye oluşturmaktır. Ama asla bunlara fırsat vermeyeceğiz.

Hulasa FETÖ ile mücadele milli bir meseledir, siyaset üstüdür. Siyasi parti gözetmeksizin tüm seçmenler bilmelidir ki; FETÖ ve benzeri yapılar Tam Bağımsız Türkiye olma yolunda büyük engeldirler. Emperyal merkezli bu yapılar; etini, sütünü, buğdayını, uçağını, otomobilini, kağıdını, kültürünü/sanatını kendisi üreten, çağdaş medeniyeti de aşma hedefinde olan, ilmin en hakiki mürşid olduğunu bilen, laik, halkçı, milliyetçi, cumhuriyetçi Anadolu ve Çağdaş Dünya Kültürü ile barışık bir Türkiye istemez…

Bunun için bu yapılarla yapacağımız mücadele milli ve hayati bir görevdir.