Hacet namazı bir nevi ihtiyacın giderilmesi için kılınan namazdır. Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) efendimiz buyuruyorlar ki; 'Kimin Allah'tan veya insanlardan bir dileği varsa şartlarına uygun güzel bir abdest alsın, sonra Allah'a hamd ve senada bulunsun, peygambere salat ve selam getirsin ve şöyle dua etsin. La ilahe illallahü'lhalimü'l kerim, sübhanellahirabbilarşil azim. Elhamdülillahirabbil alemin. Es'elükemücibatirahmetike ve azaimemağriretikevel ismete min külli birrinve'selametemin külli ismin, la te'da'lizenben illa gafertükevelahemmen illa ferrectehü, velahacetenhiye leke rıdan illa kadeytehayaerhamerrahim. Meali: 'Hilim ve kerem sahibi Allah'tan başka ilah yoktur. Ulu arşın sahibi Allah'ı noksan sıfatlardan tenzih ederim. Her türlü övgü alemlerin rabbi olan Allah' mahsustur. Ey merhametlilerin en merhametlisi Allah'ım. Rahmetini bağışlamanı, bütün günahlardan korunmayıve kurtulmayı ve her türlü iyiliği isterim. Bütün günahlarımı bağışla, bütün sıkıntılarımı gider, bütün ihtiyaçlarımı ancak sen giderebilirsin.'(2) bu duanın içerisine özel istek ve temenniler eklenmesinde bir mahsur yoktur.
Hacet namazı; dört veya on iki rekat olarak kılınır. Dört rekat olarak kılındığı zaman birinci rekatta Fatiha'dan sonra üç ayetelkürsi, diğer üç rekatta ise Fatiha'dan sonra ihlas, felak ve nas sureleri okunur. Yukarıda zikredilen dua kıbleye karşı namazdan sonra oturarak yapılır.
Bütün ihtiyaçlarımızı istek ve arzularımızı Allah'tan istemeliyiz. Batıl inançlar içerisinde zikredilen taştan, ağaçtan, çaputtan, Tekke'den, mezardan istek, arzu veya yardım talep edilmez. Bu şekilde istek ve düşünce şirktir. Şirk ise Allah'ın hiç kabul etmediği bir düşünce ve inançtır. Mekkeli müşrikler şirke bulaştıkları için en büyük zulüm içerisinde olmuşlardır. Hacet namazı ve duası şirkin ortadan kalkmasına vesiledir. İstek ve arzular sadece Allah'tan istenir ve talep edilir.
Hacet namazı kılmadan önce maddi imkanı yerinde olan kişilerin sadaka vermeleri, hayır ve hasenelerde bulunması daha uygun olacağı ümit edilir. Hacet namazından önce veya sonrasında mutlaka talep edilen istek ve arzunun fiili olarak çalışılması gereklidir. Bazen hayır bildiğimiz hakkımızda şer veya kötü olabilir. Onun akıbetini ancak Allah bilir. Mutlaka istek ve arzumuzu fiiliyata koymamız gereklidir. Sevgiyle kalın, hoşçakalın.