Bizim hafızalarımızın almayacağı genişlikte güzel ahlakın donatılarıyla süslenmiş Hz. Muhammed'in ahlakını anlatmak kolay değildir. Şair ifadesiyle ' Ne haddime seni mednüsena etmek ya Rasulüllah, Senin meddahın oldu Hz. Allah.' Onun güzel hasletlerini Allah kitabı Kur'an-ı Kerim'de ' Sen en yüksek ahlak üzeresin. Ancak ben seni alemlere rahmet olarak gönderdim.' buyruklarıyla güzel ve çok meziyetleri olan insanı aynı zamanda bütün peygamberlerin güzelliklerini üzerinde taşıması nedeniyle şahsını örnek alabildiğimiz takdirde Allah rızasını kazanmamız ve cennete girmemiz çok kolay olacaktır. Ahlakımızı onun ahlakı gibi yapabilmek için Kur'an-ı Kerim'deki emir ve yasaklara harfiyen uymak, peygamberin fiili, takriri, kavli sünnetlerini uygulamaktan geçer. Peygamberimiz buyurur ki; ' Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim.' Peygamberlik halkasını tamamlamak, son peygamber olma, cihanşümül'de gönderilmiş olması, beşeri ilişkilerin tamamını yaşayarak örnek olmasıyla bizlere yol göstermiştir.

Bütün davranışları samimiydi. Kur'an ahlakıyla bezenmiş olmasıydı. Kimsenin malına, canına, ırzına, makamına, şöhretine, kazancına, güzelliğine, gücüne, kuvvetine kem gözle bakmaması, bakışları insanlara ilaç gibi sunması, vakar ve tevazuyu dengelemesi, Muhammed-ül emin olması, yalan, gıybet, kötü zandan uzak, sözünde durmuş olmasıdır. Güzel ahlaklı olması nedeniyle çok kısa bir zaman diliminde İslam'ın dünyaya yayılmış olması, Habeşistan kralı Necaşi'nin güzel ahlakına hayran kalması, Medine'li Müslümanların üzerlerine doğan ay, güneş ve nur misali onun ahlakıyla bezenmeyi beklemeleridir. Ne var ki düzenleri bozulan, iktidarlarından olan Mekke'li müşrikler onu itibarsızlaştırmak için en kötü vasıfları, iftiraları atmaya çalışmışlardır. 'güneş balçıkla sıvanmaz' misali hiç birisi de onun ahlakî güzelliğine leke getirmemiştir.

Bizler çocuklarımız yaşlısı, genci onu örnek alarak ahlakımızı onun ahlakına, davranışlarımızı onun davranışlarına uydurmalıyız. Hz. Peygamber birisiyle konuşurken ve el sıkışırken muhatabının yüzüne bakardı. Karşısındaki kişiyi önemserdi. Mescid'de (camide) boş olan yere otururdu. Çok süslü elbise giymezdi. İslam'ın hakimiyeti uğruna sabrın bittiği yerde sabrı başlatırdı. İnsanı güzel kıvamda yaratan Allah Hz. Peygamberi ise bütün insanlığa örnek teşkil etmesi bakımından bütün kötü hasletleri ondan uzak tutmuştur. Ona kendi isminin yanında yer vermesi nedeniyle Hz. Peygamberi peygamberlerin ve insanların en kamili olma vasfını kazandırmıştır. Hz. Muhammed (sav)'in ahlakı muhabbet, şefkat, fazilet, samimiyet, sevgiyle yoğrulmuş, donatılmış örnek şahsiyettir. O,insanlığa Allah'ın en mükemmel dini olan İslamiyet'i tebliğ etmiş, yüce Allah kullarına olan nimetini ve ihsanını onun güzel ahlakıyla tamamlamıştır. İnsanlık aradığı sevgiyi, huzuru, mutluluğu onda bulmuş ve o güzel ahlakıyla yaratılmışların öğreticisi ve yol göstericisi olmuştur. Onun ahlakı, ahlaken çöküş içerisinde olan insanlığın kurtuluş reçetesi olmaya namzettir. Ahlaki hastalıklarla muzdarip dünya insanlığı Hz. Peygamberi her gün biraz daha iyi anlıyor ve hürmetle anıyorlar. Özellikle Hz. Mevlana'nın eserleriyle, Yunusemre'nin şiirleriyle, Hacı Bektaşi Veli'nin nasihatlarıyla, Hacı Bayram Veli'nin yetiştirdikleriyle Hz. Muhammed'i layıkıyla anlatabilmek, onun ahlaki vasıflarını sayabilmek fani kalemlerin takati üstündedir.

'Her vasfı ki imtiyazı hayiz, tarih O'nu vasfederken aciz.' O'nun ahlakıyla ahlaklanmak ümidiyle. Sevgiyle kalın, hoşçakalın.