Bugün en büyük sıkıntıların başında liyakatsızlık geliyor.
Liyakatlı kişilerden oluşan büyük bir kitle devlet kurumlarında çalışmak isteyip çalışamayanlar özel sektörde çalışmak zorunda kalmıştır.
Başarılıdırlar, ancak,
Kırgındırlar.
Adalete güvensizdirler.
Üst kademede görev almayı istemişler ancak alamamışlardır.
Merkezi sınavlara girmişler, başarılı olmuşlar ancak mülakatlarda elenmişlerdir.
28 Ekim Çarşamba gecesi yayınlanan bir TV programında katılımcılardan Elfin Tataroğlu 'ben kamuda üst kademe çalışanı olmak isterdim, ama olamadım.' dedi.
Muhalif bir parti üyesiyim.
Kamuda çalışmayı çok istedim, hayatıma özel sektörde devam etmek zorunda kaldım.
Amacıma ulaşamadım, engel; adaletsiz seçimdi, arkamda kimse olmamasıydı.
Yine de şanslıyım, özelde görev aldım. Mesajını verdi.
Yüksek amaçlarla yola başlayan Tataroğlu benzer nedenle yolunu seçmek zorunda kalan yüzlerce gençten biri.
Kamuda görev almak isteyen yüzlerce gençten sadece biri.
Günümüzün en büyük problemi 'liyakatsızlıktır'.
Gençlerin bir kısmı kamuda çalışmak istemektedir.
Ancak karşılarında en büyük engel; 'mülakat sınavıdır'.
Mülakat sınavları subjektiftir.
Tanıdıklara yol verir bu sınavlar.
Kamuda bu sınavlar bir ara yoktu.
Merkezi sınavlar geçerli idi.
Daha sonra 'mülakat' geldi.
Toplum 'mülakat' elemesine güvenmez.
Binlerce aday, yazılı sınavlarda çok başarılı sonuçlar almasına rağmen, mülakat sonucunda başarılı olamamaktadır.
Layıkıyla yapılan merkezi testlere güvenilmektedir.
Bu sınavlardan biri üniversite sınavlarıdır.
Üniversite sınavlarına göre başarı gösteremen adaylar, sonuçlarına göre girdikleri bölümleri kabul ederler.
Liyakat için merkezi testler yeterlidir.
Mülakata gerek yoktur.
Umarız gençler hayata atılırken, yollarını seçerken adalete inanmaya devam etmeliler.
Sevgiyle kalın