SOSYAL MEDYANIN HAYATIMIZDAKİ ROLÜ

Şöyle bir düşünelim;

Sosyal medyanın hayatımızdaki rolü ne kadar büyük değil mi?
Hayatımız sosyal medya olmuş. Yaşamamız için temel ihtiyaçlarımız olan yemek, içmek, uyku ve tabi ki SOSYAL MEDYA.
Sosyal medyayı da temel ihtiyaçlarımızdan sayabiliyoruz artık. Sosyal medyayı doğru kullanmak ne kadar değerli bir lütuf aslında insanoğluna sunulan ama maalesef ki,

Sosyal medyayı da SUİSTİMAL ediyoruz.

Daha doğrusu kendimizi doğru ifade etmek için sunulan köprüyü kendi ellerimizle yıkıp altında kalıyoruz. Neden mi altında kalıyoruz çünkü ;

Araştırmıyoruz,

Okumuyoruz,

Doğrusunu bilmediğimiz yalanları savunuyoruz,

Bazen de doğrusunu bildiğimiz yalanları savunuyoruz,

SOSYAL MEDYADAN NASIL İSTİFADE EDELİM

Sosyal medya tabi ki bir okul değildir, belirli kuralları yoktur. İsteyen dilediği paylaşımı yapabilir elbette ama birbirimize, sosyal medya aracılığıyla insanlığa el uzatmak ve tek yürek olmak büyük mutluluktur…

30 Ekim İzmir depreminde sosyal medya çağrısında bulunduk hep bir ağızdan, işte sosyal medyayı yararlı kullanmak buydu. Tek bir ağızdan; devlete, gıda şirketlerine, giyim şirketlerine, operatör şirketlerine, otellere vb. kurumlara kuruluşlara seslendik.

Başka bir örnek olarak çok zor bir süreçten geçtiğimiz şu dönemde, covid-19 bulaşıcı hastalığına kapılan hastaların, yakınları Twitterdan, İnstagramdan, Facebookdan plazma bağışı için çağrıda bulunabiliyor. Bunun gibi birçok doğal afet, sağlık, ekonomik vb. problemlerin çözümü için sosyal medya evrensel bir köprü oluyor. Bir nevi yaralarımıza merhem oluyor.

SOSYAL MEDYAYI NASIL KULLANMAYACAĞIZ

Sosyal medyada doğruluğunu araştırmadığımız bir konu ile ilgili yorum yapmayacağız, MESELA!

Sosyal medyada hukuk okumadan, kanunlar hakkında fikir sahibi olmadan suçlar ve suçlular hakkında yanlış bilgi yaymayacağız, MESELA!

Sosyal medyada bir insanın şahsına hakaret ve tehdit etmeyeceğiz, MESELA!

Sosyal medyada özellikle çocukların kişisel gelişim ve ruh halini zararlı etkileyecek paylaşımlarda bulunmayacağız, MESELA!

Sosyal medyada halkı galeyana getirmek amacıyla asılsız paylaşımlarda bulunmayacağız, MESELA!

BU BİR SUÇTUR

İlk paragraf da hatırlarsanız 'kendimizi doğru ifade etmek için dünyayla aramızdaki sosyal medya köprüsünü kendi ellerimizle yıkıp altında kalıyoruz' demiştik.

İşte şimdi tamda köprünün altında kaldığımız kısımdan bahsedeceğiz.

İnternet ve Sosyal medya kullanıcılarının bir kısmı, kendilerine ulaşılamayacağı düşüncesiyle, aralarında husumet bulunan kişilere ya da tanımadığı halde düşüncelerini beğenmediği kişilere karşı, kendi hesaplarından yada sırf bu nedenle oluşturdukları, sahte hesaplar aracılığı ile serbestçe hakaret ve tehditler savurmaktan çekinmiyorlar. Oysa ki bu hakaret ve tehditler savurmadan önce keşke Türk Ceza Kanunumuzla ilgili bilgi sahibi olsalar…

Avukat değiliz, Hakim değiliz niye bilgi sahibi olacağız, diyenlerde var ise;

Sen bir kişiye sosyal medya aracılığıyla hakaret ve tehditti bu kadar kolay savurabiliyorsan, Bir zahmette savurduğun o hakaret ve tehdidin kanundaki anlamını bileceksin…

TÜRK CEZA KANUNUMUZ DİYOR Kİ ;

Kanun 'Hakaret ve tehdit suçunun işlenmesi için, suçu işleyen ve mağdurun, fiili olarak aynı ortamda ve yüz yüze bulunmasını, aramamaktadır.' Buradan anlamamız gereken şudur
İster yüz yüze hakaret ve tehdit et, ister sosyal medya aracılığıyla BU BİR SUÇTUR.

SAHTE HESAP AÇARIM BENİ KİMSE BULAMAZ

En çok düşülen hata 'sahte hesap açarım beni kimse bulamaz' bu düşüncenin kanunumuzda bir yeri yoktur. IP adreslerinin paylaşılmaması durumundan cesaret alan bazı kişiler, bu durumu kendi lehlerine kullanarak, sosyal medya sitelerinde sahte hesap açma yoluna gitmektedir. Sosyal medya sitelerinin IP adreslerini paylaşma konusundaki tutumunu bilen kişiler, kendilerine ulaşılamayacağı düşüncesiyle hareket ederek, sahte hesap aracılığıyla diğer hesap kullanıcılarına ya da aralarında husumet bulunan kişilere serbestçe tehditler savurabilmektedirler.
Tehdit suçunun sahte bir hesap oluşturarak işlenmesi hali TCK 106. madde 2. fıkranın (b) bendine girmekte ve suçun cezası ağırlaştırılmaktadır.

'Tehdidin; Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle, işlenmesi halinde, fail hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.'


BUNLAR DIŞINDA KANUNUMUZDA İNTERNET ARACILIĞIYLA İŞLENEN SUÇLAR;

Bilişim Alanında Suçlar
a) TCK 243 Bilişim sistemine girme
b) TCK 244 Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme
c) TCK 245 Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
2) Bilişim Vasıtası Yoluyla İşlenen Diğer Suçlar
a) TCK 125/2 Hakaret suçunun bilişim sistemleri vasıtasıyla işlenmesi
b) TCK 134 Özel hayatın gizliliğinin bilişim sistemleri aracılığıyla işlenmesi
c) TCK 142/2-e Hırsızlık suçunun bilişim sistemleri vasıtasıyla işlenmesi
d) TCK 158/1-f Dolandırıcılık suçunun bilişim sistemleri vasıtasıyla işlenmesi

SOSYAL MEDYA MAHKEMESİ
Yukarıda sosyal medyanın hem iyi hem kötü hem de hukuki yönlerinden bahsettik. Her şey den ziyade insanlık ve insanoğlu için sosyal medyayı doğru ve bilinçli kullanmalıyız. Şunu unutmamalıyız ki sosyal medyada yargısızca infaz ettiğimiz kişilerinde bir hayatları var, aileleri var, gururu ve onuru var…
Ve her birimizin vicdanı var değil mi !
Sosyal medya, mahkeme salonu değil,
Bizler de yargıç değiliz.

HAFTAYA GÖRÜŞMEK ÜZERE
HUKUKLU GÜNLER