Kapitalizmin beyinleri, ruhları ve sosyal hayatı felç ettiği günümüzde insanlık İbn-i Haldun'un çöküş toplumu olarak nitelediği sürece sürükleniyor. Ne yazık ki; dünya insanı bilgi, görgü ve kültüre aç bir halde sadece tüketim merkezli egoist bir yaşam sürüyor. Dostoyevsky'nin işaret ettiği gibi evrensel ve toplumsal gerçeklerden uzak, hezeyanlar içinde 'Yeraltı'nda yaşıyor. İnsanlığı Çöküş Toplumu'ndan kurtaracak, Yer altı'ndan çıkaracak eylemlerden/faaliyetlerden biri ise bize göre 'Seyahat'tir. Bu hafta sütünlarımıza uygarlık tarihine adını altın harflerle yazdırmış önemli şahsiyetlerin seyahat kültürüne dair özdeyişlerini ve kendimizce açılımlarını alacağız. Hep beraber bakalım seyahate dair neler neler söylenmiş…
'Hiçbir şey zekayı seyahat etmek kadar geliştirmez.'
Emile Zola
Katılmamak mümkün mü? Seyyah çok farklı kültürü, sosyo-ekonomik yapıyı, ahlaki değeri, coğrafi ve tabi güzellikleri ve tarihi mirası görme imkanına sahip olan kişidir. Seyyah'ın bu gördükleri ve öğrendikleri beynini besler, ona düşünce dünyasında yeni ufuklar açar.

'Seyahat için yaptığın yatırım kendin için yaptığın en iyi yatırımdır.'
Matthew Karsten
Günümüzde insanlar tükettikleri oranda değerli olacakları yanılgısı içindedirler. Bunun için sadece madde dünyasından daha çok şeye sahip olmak için çabalarken; sahip olamadıklarında psikolojik çöküntü, sahip olduklarında ise geçici ve yüzeysel bir mutluluğa sahip oluyorlar. Oysa gezgin, seyahat sürecinde gördükleri ve öğrendikleriyle ruh ve beyin dünyasına çok önemli katkılarda bulunmanın ayrıcalığını yaşar. Böyle olunca da Karseten'in dediği gibi seyahat en iyi yatırım olarak kabul görür..

'Uzaklara gittikten sonra tamamen değişmiş biri olarak dönmek gerçek bir mucize.'
Kate Douglas Wiggin
Bilgi, görgü insanı o kadar hızlı bir tempoda değiştirme gücüne sahiptir ki… Yıllardır çözemediği, sarmalından çıkamadığı bir durumu seyyah gittiği destinasyonda karşılaştığı, gördüğü bir örnek ya da konuyla ilgili öğrendiği bir bilgi sayesinde lehine çevirebilir. Amerika'da dünyanın en mutlu insanlarının yaşadığına inanan ya da Kuzey Kore'de kominist sistemde yaşayan insanların çok mutlu olduğunu iddia eden birinin o destinasyonlara gittiğinde öğrendikleri ve gördükleri paralelinde fikir dünyasında tam açılık bir değişme olabilir… Seyyah ilgili olduğu konulara dair önyargılarından, saplantılarından turlar kanalıyla kurtulabilirken, bu kurtuluş da mucize olarak adlandırılabilir.

Gezgin bir yere varmak için değil, keşfetmek için seyahat eder.'
Goethe
Ünlü Alman Filozof/Yazar Goethe'nin işaret ettiği gibi seyahat felsefe gibi yolda olmaktır, sürekli yeni ufuklara yol açmak, keşfetmektir. Seyyah bir iddia ile yol almaz, onun amacı bir yere varmak değildir, daimi olarak yolda kalmaktır, Aborjinlik'tir biraz da; ya da Anadolu Yörüğü gibi yaşamak, kervanı yolda düzmek, yeni yeni şeyler keşfetmektir…

'Hayat bir kitaptır ve gezip görmeyenler hep aynı sayfayı okur.'
St. Agustine
İnsanlar mevcut çevrelerinde, rutin olaylar yörüngesinde sığ bir hayata mahkum olurlar zamanla. Aynı insanlar, aynı sohbetler, aynı tüketim davranışları, aynı mekanlar… Aynı sayfayı okunarak hayat renksiz, heyecansız, tekdüze ve basit bir hale dönüştürülür. Bu hayatta; bilgi yoktur, coşku yoktur, enerji, düşünsel/zamansal/mekansal zenginlik, derinlik yoktur; işte bunun için seyyah hep aynı sayfayı okumaz, çok gezer; çok sayfa okur dünya kitabından, sığ ve renksiz yaşamın dar yörüngesinin dışına bir güçle çıkılacağını bilir; o güç seyahat enerjisidir…

'Gezgin önüne ne çıkarsa onu görür, ama turist neyi görmek istiyorsa onu.'
G.K. Chesterton
Tabi gezginle turist arasında da bir fark vardır. Gezgin gezmeyi bir yaşam felsefesine dönüştürmüş, sürekli yolda olandır; turist ise planlı, organize edilmiş seyahatleri tercih eden kişidir. Her ikisi de kuşkusuz hayatlarını zenginleştiren,kendilerine yatırım yapan, mucizelere açık, gelişmiş insanlardır.

'Senede bir defa daha önce hiç görmediğin bir yere git.'
Dalai Lama
Yeni yer görmek; yeni atmosfer, yeni coğrafya, yeni kültür, değişik insanlar görmek demektir. Yapısı itibariyle yeniliklere açık olan insan yeni yerler görerek ruhunu ve beynini besleme imkanı bulur. Bunun için Lama insanların her yıl mutlaka yeni bir yer görmelerini tavsiye etmektedir.

'Her şey kötüye gittiğinde kendine bir tatil ısmarla.'
Betty Williams
Tatil, insanların olumsuz şartlardan çıkmasını sağlayan, olumsuz şartların ruh ve beyin üzerindeki etkilerini silebilen hayati bir aktivitedir aynı zamanda. Tatil, gezgine farklı kültürlere, güzelliklere, birikime ulaşma; mevcut sorunlarından uzaklaşma, sorunlara başka bir açıdan yaklaşmasına imkan verir. Bunun için insan bunaldıkça kendisine tatil ısmarlamalıdır, ruh ve beyin sağlığı için…

'Kıyıyı gözden kaybetmeye cesaret etmedikçe insan, yeni okyanuslar keşfedemez.'
Andre Gide
İnsanın yörüngesinden çıkabilmesi için hareket/seyahat şarttır. Okyanuslar, mevcut kıyıların ötesindedir. Bu fiziki olduğu gibi ruhsal ve düşünsel olarak da böyledir. Yeni fikir ve duygu okyanuslarına varmak için de iç seyahat gereklidir. İnsan iç dünyada da dış dünyada olduğu gibi seyahat etmelidir.

'Seyahatin önündeki tek engel kapının eşiğidir.'
Bosna Atasözü
Evden çıkmak için eşiği atlamak gerekmektedir. Sınırları aşmak için de tren/otobüs/uçak/gemi bileti ya da yürüyüş… İnsan eşik atladıkça, seyahat ettikçe özgürleşir, gelişir…





'Para harcayarak sizi zengin yapacak tek şey seyahat etmektir.'
Anonim
Gerçek zenginler seyyahlardır; bilgide, kültürde, görgüde zengin olanlar. Onların tükettikleri bitmez, onların tükettikleri tükendikçe çoğalır, yaşama da zenginlik katar. Bunun için seyahat insanın kendisine yaptığı en büyük yatırımdır, insana zengin olma yoluna açan , ayrıcalıklı yatırım…

'Ne kadar uzağa gidersem kendime o kadar çok yakınlaşıyorum.'
Andrew McCarthy
İnsan ne kadar çok uzağa giderse kendisinden olan o kadar çok şeye ulaşır. Sümer kahramanı Gılgamış'ın kendi hakkında bilmek istediklerini uzaktaki bir yıldızla örtüştürmesi gibi; o yıldız kendisine geldiğinde ya da kendisi o yıldıza gittiğinde bilmediği yönleriyle vuslat yaşayacaktır Gılgamış. Günümüz seyyahı da Gılgamış'tan farklı değildir. Uzaklara gittikçe kendisiyle buluşur.

'Yaşa, seyahat et, maceraya atıl, şükret ve asla pişman olma.'
Jack Kerouac
İnsan Tanrı ile de gerçek ile de seyahatlerde; işte/oluşta/eylemde buluşur. Kainatın ritmi harekettedir. Bunun için seyahat kainatın ritmi ile uyumlu olan en öndeki aktivitelerden biridir. Seyyah, kainat ile hareket etmeli ve bu sebeple de şükretmelidir…

'En uzun yolculuklar bile tek bir adımla başlar.'
Laozi
Kapitalizmin ezdiği insan silkinmelidir, seyahat adımlarıyla da mücadeleye başlamalıdır. Laozi'nin dediği gibi, 'En uzun yolculuklar da bir adımla başlar', kendisi için küçük, hem kendi geleceği hem insanlık için büyük olan o adımla gezmelidir dünya insanı ki; tüketici değil/seyyah olabilsin…

'Seyahat insanı alçak gönüllü yapar. Size dünyada ne kadar küçük bir yer işgal ettiğinizi görmenizi sağlar.'
Gustave Flaubert
Günümüz insanının sapkın davranışlarından biri de ego merkezli hareket ederek, sanal olarak kendisini güçlü gösterme eylemidir. Bu iki unsur, insanı alçakgönüllülükten uzaklaştırır, onu hezeyanlar dünyasına sevk eder. Seyahat bu sahada da önemli koruyuculardan biridir. Seyyah dünyayı gezdikçe, kendisinin ne kadar küçük bir yer işgal ettiğini, sorunlarının çok da büyük olmadığını fark eder. Seyahat insanı alçakgönüllü ve gerçekçi yapar.

Son olarak Seyyahi'ye kulak verelim:

YOLLAR
Sıcak/soğuk birdir bana,
Yollar kucak açmış ana,
Dona dona yana yana,
Varacağım o menzile...