Deniz Çağlar Fırat yazdı.
Tepebaşı bölgesinde biliyorsunuz, uzun bir süredir Termik Santral tehdidi bulunuyor. Tarım arazisi olarak görülen bölgeye termik santral yapılmak isteniyor. Bu talebe ilk olarak Toprak Koruma Kurulu tarafından izin verilmeyince, Kurulun karar alma yapısı değiştirilerek yasal engeller kaldırılmıştı.Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından 24 Ocak'ta Resmi Gazete'de yayımlanan Tarım Arazilerinin Korunması, Kullanılması ve Planlanmasına Dair Yönetmelik Değişikliği ile Toprak Koruma Kurulu için üçte iki çoğunlukla karar alma şartı, niteliksiz çoğunluk olarak değiştirilmişti.
2018'de 1960'lı yıllarda şahit olunabilecek bir uygulama ile Kurul bir kez daha toplanmış ve 'Tarım arazisine Termik Santral kurulabilir' şeklinde karar aldırılmıştı. Bunun üzerine Büyükşehir Belediyesi, Tepebaşı Belediyesi, BARO ve Ziraat Mühendisleri Odası konuyu yargıya taşıyarak yürütmeyi durdurma talebinde bulunmuştu.
İşte o talep nihayet değerlendirildi ve Danıştay 10. Dairesi, yapılan bu değişikliğin, 'hukuki belirlilik' ve 'hukuki güvenlik' ilkeleriyle bağdaşmadığına hükmederek, yürütmenin durdurulmasına karar verdi.
Bu karara ilk değerlendirme de CHP'li Utku Çakırözer'den geldi. Çakırözer, 'Verimli topraklarımızı koruyacak bu örnek karar bir an önce uygulanmalı, tarım alanlarımız, havamız, suyumuz ve geleceğimiz yok olmamalı… Şimdi Danıştay'ın kararı da ortada.Bu karar bizim doğru söylediğimizi, haklılığımızı ortaya koydu. Verimli topraklarımızdan elinizi çekin, havamızı, suyumuzu ve geleceğimizi karartmayın. Biz kendilerini ve yavrularının geleceğini düşünen her görüşten yurttaşımızla birlikte bu talana, bu yağmaya sonuna kadar direneceğiz' ifadelerini kullandı.
Danıştay kararı Alpu Ovası başta olmak üzere tüm tarım alanları için çok önemli bir karar…
Neden?
Dünkü yazımda da değerlendirmiştim, bugün konuyu biraz daha derinleştirmek gerekiyor. Biliyorsunuz ki Türkiye olarak Fıstık, fındık, üzüm, kayısı ile narenciye dışında her şeyi ithal ediyoruz.
2017'de toplam ithalat değeri yaklaşık 234 milyar doları bulurken, bunun yaklaşık 5 milyar dolarlık kısmını tarım ürünleri oluşturdu.
Türkiye neden tarım ithal eder duruma geldi?
Çünkü tarım alanları daraltıldı.
Türkiye'de tarım alanları, son 16 yıl içerisinde, 26,5 milyon hektardan 23 milyon hektar alana düştü. Bir başka deyişle, 3,5 milyon hektar tarım alanı gitti, betonlaştı. TOKİ evleri yapıldı, tarım alanları amacı dışına çıkarıldı.
İşte Türkiye'nin cari açık, dış borç ve enflasyon sorunun en önemli nedeninden biri de bu.
Tarım alanlarının daraltılması ile tarımsal ürünün düşmesi, akabinde bunun ithal edilmesi, cari açık doğması…
Enerji yatırımları iyi hoş da madalyonun bir de bu yüzü var.
İşte Danıştay'ın bu yürütmeyi durdurma kararı her açıdan büyük önem taşıyor.
Sürdürülebilir tarım politikalarının oluşması, sürdürülebilir enerji yatırımlarının sosyal ve çevre maliyetleri düşünülerek hayata geçirilmesi büyük önem taşıyor.
Olaya bir de bu açıdan bakmak gerekir.