Eskişehir dün güne bomba gibi bir haberle başladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzası ile TÜLOMSAŞ, TÜVASAŞ, TÜDEMSAŞ birleştirildi ve TÜRASAŞ kuruldu. Bu karar ile Eskişehir'in gözbebeği olan TÜLOMSAŞ yeni bir şirkete bağlandı ve özerk çalışma biçimini kaybetti. Bu kararı TÜLOMSAŞ'ın kapatılması gibi algılayanlar da oldu, küçülmesi olarak görenler de… Çünkü karar ile TÜLOMSAŞ'ınGenel Müdür, Genel Müdür Yardımcısı, Teftiş Kurulu Başkanı, Hukuk Müşaviri, Daire Başkanı kadroları iptal edildi. Bu kararın nasıl bir sonuç doğuracağı henüz kesin olarak bilinmese de Eskişehir'i bir endişe havasının kapladığını gözlemledik.

Öncelikle TÜLOMSAŞ'ındiğer iki kurum ile birleştirilerek TÜRASAŞ adı altında yeni bir yapıya bürünmesinin altında iki temel faktör bulunuyor. Bunlardan birincisi tıpkı savunma sanayinde olduğu gibi merkezi yönetimin raylı sistemler sektöründe daha güçlü söz sahibi olmak istemesi ikincisi de Türkiye'de yatırım yapmak isteyen yabancı firmaların muhatap alacağı bir yapının kurulmak istenmesi.

Bilindiği üzere Türkiye özellikle milli YHT üretimi için son yıllarda oldukça istekli. Bu isteğini hayata geçirmek istiyor. Ancak ciddi bir teknoloji ve sermaye eksikliği de bulunuyor. Bu eksikliklerini gidermenin yolu da sektörde öne çıkan yabancı firmalarla iş birliği yapmaktan geçiyor. Bu yabancı firmaların Türkiye'de bu konuyu detaylı ve ayrıntılı şekilde konuşabileceği bir üst yapı oluşması isteği uzun zamandır dile getiriliyordu. Örneğin yabancı bir X firması Türkiye'de yatırım yapmak için TÜLOMSAŞ ile mi TÜVASAŞ ile mi yoksa TÜDEMSAŞ ile mi görüşecek? Bu şirketler üretim kararını nasıl alacak? gibi belirsizlikler uzun zamandır varlığını sürdürüyordu. Bu birleşme ile ilk olarak bu belirsizlik ortadan kaldırılmış oldu.

TÜLOMSAŞ FAALİYETİNE DEVAM EDER
Savunma ve havacılık sektöründe olduğu gibi bir Raylı Sistemler Müsteşarlığı kurularak tüm bu şirketlerin kendi aralarında iş bölümü yapılmak istenmesi, alınan işlerin şirketlere dağıtılması, üretim ağı ve pazarlama yollarının tek bir elden yürütülmek istenmesi zaten sektör içinde dillendirilen bir konuydu. En iyimser haliyle bu karar kuvvetle gelecekte gerçekleştirilecek yatırım ve üretim girişimlerinin bir alt yapısı olarak görülebilir.Bu karar ile TÜLOMSAŞ'ın kapatılacağı ya da küçüleceği gibi bir ihtimalin hayata geçeceğini açıkçası pek sanmıyorum. TÜLOMSAŞ bu karar ile fabrika olarak çalışmalarına devam edecektir, diye düşünüyorum.

Çünkü Eskişehir, ülke genelinde raylı sistemler sektöründe gerçekleşen istihdamın %17'sini ve sektördeki toplam işletme sayısının %5'ini tek başına karşılayan bir şehir. Ve kökeni 1890'ların sonuna dayanan ciddi bir demiryolu kenti. Gerek üretim kabiliyeti gerek üretim kültürü gerekse de mevcut insan kaynakları ile sektörün en önde gelen illerinden biri. Bu ildeböylesi bir yapıyı yok etmeye çalışmak, kapatmak istemek akıllıca bir hamle olamaz. Üstelik URAYSİM gibi milyar liralık bir projenin de hayata geçeceğini düşündüğümüzde iyimser halimizi korumamız gerektiği ortadır.

GERÇEK GÜNDEM HALA AYNI
Bu karar ile tıpkı savunma sanayinde olduğu gibi yabancı firmalarla Türk firmaların evlenmeleri sağlanarak sektörde ciddi bir atılım yapılacağı sinyallerini alıyoruz. Kuvvetle muhtemel bir yabancı firma ile yeni bir Türk şirketi kurularak iki şirketin birleşmesi sağlanıp bu şirket üzerinden YHT üretimine geçilebilir. Ve bu üretimin merkezi olarak da ya Adapazarı ya da Eskişehir illerinden biri olarak belirlenir.
İşte Eskişehir'in asıl takipçisi olması gereken konu da aslında tam olarak budur.

YHT üretimi için neresi seçilecek?
Bu sorunun cevabı hala en az TÜLOMSAŞ'ın merkeze bağlanmasından sonra ne olacak? Sorusu kadar önemlidir ve hala gerçek gündem budur.