Türk sanayisinin sadece lokomotif üreten kurumu değil, üretim yapısı ve kurumsal işbirlikleri ile artık 'lokomotif şirketi' TÜLOMSAŞ'tır desem az bile demiş olurum. Son 10 yıla o kadar çok üretim ve işbirliği sığdırdı ki inanın bana yurtdışında bir kurum olsa ya da Türkiye'de özel bir şirket olsa bugün herkes TÜLOMSAŞ'ı konuşur, onun başarı hikayelerini dinlemek için Genel Müdürü Hayri Avcı'yı panellere davet ederdi.
Dünyaca ünlü GE ile yaptığı işbirliklerinin yanı sıra feribotlar için ürettiği yerli motorlar, dizel lokomotifler ve Eskişehir için geliştirdiği Ar-Ge hizmetleri ilk etapta aklımıza gelen başarılı çalışmalar…
Şimdi de yine sessiz sedasız büyük bir başarıya imza atarak yeni nesil hibrit lokomotifi üretti. Bununla da yetinmedi Berlin'de düzenlenen ve dünyanın en büyük demiryolu fuarı olan InnoTrans (Uluslararası Demiryolu Teknolojileri, Sistemleri ve Araçları) fuarında bu ürünü dünya genelinde tüm sektör temsilcilerine sundu.
Gelin şimdi bu hikayeyi biraz açalım;
Proje ilk olarak TCDD Taşımacılık tarafından bir modernizasyon projesi olarak başladı. Proje TCDD Taşımacılık'ın uzun vadeli planları ve TÜLOMSAŞ ve ASELSAN'ın yeni teknolojik gelişmeleri lokomotife uygulamasıyla yeni bir lokomotif projesine dönüştü.
Aslında HSL 700, 1985 yılından itibaren Krauss-Maffei lisansıyla TÜLOMSAŞ'ta üretilen dizel lokomotif DE 11000 manevra lokomotiflerinin modernize edilmiş hali...
Ancak lokomotif baştan yaratıldı ve TÜLOMSAŞ tesislerinde üretildi.
Bu proje ile ülkemiz ilk kez, milli olarak bir Hibrit Manevra Lokomotifinin tasarım ve üretimi gerçekleştiren dünyada bu teknolojiye sahip 4. ülke oldu.
Aynı zamanda TCDD Taşımacılık Hibrit Manevra Lokomotiflerini kullanacak dünyadaki ilk tren işletmecilerinden birisi olacak.
Eskişehir'de sessiz sedasız gerçekleştirilen bu üretim birçok açıdan çok büyük anlamlar taşıyor. Hepsinden önemlisi