Olmaz elbette... Çünkü 'ADALET' var. Nasıl zulüm olacak?
Ama, 'kazın ayağı' öyle değil!
Zulüm varsa, orada bir 'zalim' var demektir...
Haksızlık var demektir. Hukuksuzluk var demektir. İnsanların hak arayışının önü tıkanıyorsa, yöneticiler bunları görmezden geliyorsa 'haklar' açıkça çiğneniyor demektir.
Tüm bunları düzeltmek, siyasi iktidarın en temel ve yaşamsal görevidir.
DEMOKRASİ VE ADALET...
Demokrasinin var olma nedeni 'ADALET' tir. Kağıt üzerinde kalan Adalet metinleri ve söylenen hamasi nutuklar, yaşamda hiçbir anlam ifade etmezler...
Pratikte, yaşamın her alanında 'ADALET' varsa anlamlıdır. ADALET yaşamak demektir. Güvence demektir.
Her yerde ADALET arayışının temel nedeni, insanlık özlemidir.
Yoksa, sabahtan akşama kadar günde üç öğün yemeklerden sonra Ülkede adalet var deseniz, kendinizi kandırmış olursunuz!
Zaten kandırılmış ve kandırma yeteneklerini halkın üzerinde 'algı yaratarak' ülkeyi ele geçirenler eninde, sonunda 'ADALETSİZLİĞİN' pençesinden kurtulamazlar.
Demokratik sistemde, 'ADALET' i' yargı dağıtır. Hakim, Vicdanlarına ve hukuka göre karar verir. As olan Vicdani hüküm dür.
Hakimler, onun için yeryüzünde Tanrının vekaletini taşırlar.
Adalet sadece YARGIDA değil her yerde olmalıdır.
AK PARTİNİN İKTİDARA GELİŞ NEDENİ 3 Y DİR...
AK Partinin iktidara gelmesinin temel nedenlerinden biriside 3 Kasım 2002' de söylemleri ile 'toplumda' adalet beklentisini seçmene yansıtmasıdır.
3 Y...
YASAKLAR, YOKSULLUK, YOLSUZLUKLARLA mücadele...
Aradan tam 16 yıl geçmiş…
Geldiğimiz noktaya bakın.
Hala ülkemde, yoksulluk var.
Hala ülkemde, yolsuzluk var.
Hala ülkemde yasaklar var.
Sizce! Adalet var mı?
*****
Bir yerde, 'adalete' olan özlem çok fazla ifade ediliyorsa, orada zulüm var demektir. Hem doğuda, hem batıda en büyük adalet reformları en büyük zulüm dönemlerinin ardından gelmiştir.
Bu sözlerin sahibi, Cumhurbaşkanımıza ait. Beştepe Külliyesi'nde, Anayasa Mahkemesinin 56. kuruluş yıl dönümü töreninde yaptığı konuşmasında söylüyor bunları.
Konuşması oldukça uzun... Mevlana'nın adalet ile ilgili mesnevisinden alıntılarını da konuşmasında yer veriyor…
Konuşmasında öne çıkanlar...
Erdoğan, 'Hakimleri, Tanrının ölçüsü ve terazisi olarak gören, düşmanlıkları ve uyuşmazlıkları kesen bir 'makas' olarak tarif eden Hazreti Mevlana'nın adalet kavramıyla ilgili tanımlamaları da çok önemlidir. Mevlana'ya göre adalet; ayakkabının ayakta, külahın başta olmasıdır. Şayet, bunların yeri değişirse adalet bozulur veya adalet suyu ağaca, zulüm ise dikene vermektir.
Mevlana, hakkı hak sahibine teslim etmek olan adaletin gönül huzuru, zulmün ise vicdan azabı getireceğini söylüyor.
Sayın CUMHURBAŞKANI Erdoğan'dan çok çarpıcı sözler;
'Bir yerde adalete olan özlem çok fazla ifade ediliyorsa orada zulüm vardır demektir' diyor.
Kim? itiraz edebilir ki?
Bir önceki gün de 'Yeni dönem, daha fazla demokrasi dönemi, daha güçlü hukuk devleti dönemi olacaktır. Daha geniş özgürlük dönemi olacaktır. Yargının daha bağımsız hale geldiği bir dönem olacaktır.'
MANİFESTO BÖYLE...
İsterseniz sizlerde tekrar tekrar okuyun ve şu soruyu sorun. Acaba 3 Kasım 2002'den beri ülkeyi tek başına kim yönetti?
CHP yönetmediğine göre?
Kim Yönetti...
Yoksulluk, yasaklar, yolsuzluk var mı? Yok mu?
VAR...
O halde neyin manifestosu. Hem de 'ustalık' döneminde! Halimize bakın. Enflasyon Çift haneli olmuş... Üretici Enflasyonu % 20'lere dayanmış, faizler bileşikleri % 35'lere varmış, dolar 4.300 TL dayanmış..
Ekonomi batmak üzere...
Kim inanır seçim manifestolarına. Elbette inanlar olabilir... Onlara şunları söylerim. Sonra eee ! ne yapalım diye zırlamayın! Ne yapalım, bilmiyorduk, bizleri kandırmışlar sakın demeyin.
Zira, bizdeki siyasi zihniyet, yalan, dolan, şarlatanlık, aldatma, kumpas kurma üzerine kurgulanmış!
Bunun aksini düşünmek, 'aklı' terk etmektir...
Hele mütedeyyin, muhafazakar, İslam fıtratı üzerine Müslüman olduklarını söyleyenler 'ADALET' ve 'HAK' konusunda çok daha hassas olmalı ve gerekli çabayı yaşamlarında göstermelidirler.
Bu anlayış kayırmaya karşı çıkar. Çıkar anlayışına karşı çıkar. Ahlaksızlığa, sömürüye karşı çıkar.
Bakın 'ALLAH' Ayetlerinde, Muhakkak ki Allah, emanetleri sahibine teslim etmenizi ve insanlar arasında hakemlik yaptığınız zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Muhakkak ki Allah, onunla (bununla) size ne güzel öğüt veriyor. Ve muhakkak ki Allah, en iyi işiten ve en iyi görendir.
Hakkında kesin bilgi sahibi olmadığın şeyin peşine düşme. Çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur.17 / İSRÂ – 36
Müslüman kişinin öncelikle kendisi adaletli olmak ve yakın uzak çevresine adaletle davranmak zorundadır. Eğer bu kriter yoksa zalimdir, zalim de 'Müslüman' değildir.
*****
OHAL koşullarında adalet arıyoruz ve bu şartlarda seçimlere gidiyoruz... Milletin seçme ve seçilme hakları gasp edilmiş bir durumda, Hangi adaletten bahsediyoruz?
Devletin bütün kaynakları iktidarda kalmak için AK Parti tarafından denetimsiz bir şekilde kullanılıyor... Kimse bu seçimlerin demokratik, hukuka uygun, ADALETLİ meşru bir zemine sahip olduğunu söylemesin. Ortada düpedüz bir seçim darbesi, tezgahı bulunuyor.
Kanıt ortada...
Her şey koltuk için yapılıyor. Milletin hali kimsenin umurunda bile değil...16 seneden beri bunu göremiyorsanız ben ne diyeyim. ALLAH bildiği gibi yapsın!
Kimse, maskaralık yapmasın, halkı kandırmasın..'3 Y' ile iktidara gelenler bir bakmışsın '3 Y' ile gidiverirler..
Anlayamazsınız!