Baktığınızda ekonomi, hayat pahalılığı, geçim derdi, sağlık masrafları, eğitim masrafları, sabit temel ihtiyaçlar tamam onların hepsinde enflasyona çıkıyor.
TCMB, Cumhuriyetin tarihi kadar eski değil. 1930'larda kurulduğu için Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasıdır adı.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası da yılın ilk enflasyon raporunu açıkladı.
Rapor iç açıcı değil. 2026’ da ümüğümüz sıkılacak. Onu anlatmaya çalışmıştık.
Mart ayında durumda daha da vahim.
Merkez Bankası her zaman Türkiye Cumhuriyeti'nin bir kilometre taşı olarak, ciddiyetle izlenen bir kurum olacaktı. Fakat, son 10 yılında böyle olmadığını da gördük ki.
Türk merkez bankacılığı açısından ibretiâlem iktisat tarihine geçecek bir dönemdir.
BİR BAŞARI YOK
Cumhur ittifakının enflasyonla yapılan mücadelede bir başarı var mı? Hiç kimse Merkez Bankası'nın enflasyon hedefini değiştirmesinden, ya da değiştirilmemesinden bahsetmiyor.
Piyasalar Merkez Bankası’nın açıklamalarını ciddiye almıyor artık.
Sürekli sepet değişikliğine gidiliyor.
Yani sepeti değiştirse ne olur diyorlar?
Değiştirmese de.
Değiştirse de, enflasyon tahmini tutmayacak zaten diyorlar. Yani Merkez Bankası aslında açıkladığı hedeflerle değil, söylediğinin üst üste hiç çıkmaması sebebiyle muazzam bir güven erozyonu altında. Belki de plan bu.
MB’nin görev ve yetkilerini budamak, siyasetin kayıtsız şartsız emrine vermek.
TCMB HİÇ BİR ZAMAN PROGRAM HEDEFLERİNİ TUTTURAMAYACAK
Bu hep böyle olmuştur.
Hem de öyle yanılgılar olmuştur ki sapmalar bile bazen % 60’ı geçmiştir.
Bakın merkez bankasının programlarına hangi biri tutmuş.
En büyük hata TÜİK rakamları gerçekleri söylemiyor.
SEPET DEĞİŞTİ
Yani büyük bir tehlike var. TÜFE'nin ana harcama gruplarındaki yıllık değişimi, Merkez Bankası yönetimi ve neredeyse Şimşek bakanımız, "Millet okula gitmese, barınmasa, yemek yemese enflasyon düşecekmiş" gibi bir tavırda. Çünkü Ocak ayı enflasyonu beklentilerin çok üstünde yüksek çıktı.
Maliye ve hazine bakanı dedi ki kötü hava şartları kötü geçti dedi.
MART ayında ne olacak? Günlük güneşlik mi olacaktı? Yani her ay açıklanan enflasyona bir mesnet yapıştırmaktan vatandaş artık dalga geçer hale geldi.
Şimdiden bahane hazır..
Orta doğudaki gelişen olaylar ve savaş.
Bilinmiyor muydu?
Biliniyordu.
EKONOMİK GÖRÜNÜM RAPORUNDA ÖNGÖRÜSÜZLÜK VAR
MB’ sının 12 Şubat’ta yayınlamış Ekonomik Görünüm raporunu okudum.
Uzun sözün kısası daha ilk ayda öngörüsüzlükle başlamışlar. Mart ayında bunu daha net göreceğiz.
MB’ sının öngörülerinde, tutarsızlıklara değinmiyorum. Yine konjonktür diyecekler, zırt diyecekler, pırt diyecekler enflasyon hedefini tutturamayacaklar.
Bunun nedeni, siyasal iktidara olangüven meselesi.
Piyasalar güvenmiyor. Halk güvenmiyor. Şimdiye kadar hedef hiç tutturamamış ki..
Merkez bankası enflasyon hedefini yine değiştirdi..
Daha mürekkebi kurumadı yahu. Enflasyon oranının bir türlü tutturamıyorlar. Hedef değişmemişte tahmin aralığını yukarı doğru güncellemişler!
Şimdide körfezde savaş var.
Tedarik zinciri göçmek üzere.
Dünya ekonomisinde yeniden bir enflasyon dalgası olacak ve bunun etkilerini ekonomilerde daralma olarak göreceğiz.
Mart ayı enflasyon raporunda şunları göreceğiz. MB diyecek ki ben elimden geleni yapıyorum ama adım HIDIR elimden gelen budur.
Yersen.
DİLEK VE TEMENNİLERLE ENFLASYON DÜŞER Mİ?
Hedefle temenni aynı şey değildir. Temenni gerçekleşmesini ümit ettiğiniz dilektir. Hedef ise arkasında duracağınız ve ona göre hareket edeceğiniz bir şeydir.
Şimdi sürekli Merkez Bankası bir hedef açıklayıp bu tutmuyorsa, Merkez Bankası'nın açıkladığı şeyler hedef değil temenni olur.
Kısacası enflasyonla mücadele dilek ve temennidir. Çünkü hedefe program ciddi olarak erozyona uğradı. Ne derse desin, ikna edici olmuyor.
YOKSULLUK VE YOKSUNLUK
Fakirlik başka bir şey.
Yoksulluk dönemine çoktan girdik. İktidar, zenginlerin partisi oldu. Gelir dağılımda bunlar görüldü. Parası olana para kazandırmıştır. Lâfta fakirin yanında gözüküyor.
Ülkede inanç direkleri yıkılıyor farkında mısınız?
Bu işler olmuyor.
Büyük Türkiye hedefinde, 16 milyon insan sosyal yardımlarla yaşayamaz.
Sizce bu işte bir yanlışlık yok mu?
Tahmin edemeyeceğiniz bir yoksulluk yaşanıyor. İnsanlar gerçekten aç.
Yoksunluk sorunumuz var. Raflarda her şey var.
Sorun fakirlik.
Gelir dağılımındaki çarpıklar.
Yani cepte para yok. Raflardaki gıdaya erişilmiyor. Ekonomik sistem menfaat ekonomisi.
Osman Altuğ’ un sözü ile “üçkâğıt ekonomisi”. Bunun anaforuna da kapıldık. Bu günün meselesi ekonomik sorundur, yoksulluk sorunudur.
Üretim ekonomisi çoktan göçtü. TÜİK’ in İmalat verilerine bakın. Aşağıya doru gidiyoruz. Bunu görün artık...
Menfaat ekonomisi, menfaat siyasetinin alt yapısını oluşturuyor. Millet fakru zaruret içine düşmüş.
Neler yaşıyoruz. İktidara her şey serbest, muhalefete yasak. Milletin ümüğü sıkılırken Devlet Bahçeli’ den ses çıkmıyor.
Bunu anlayın artık.
MUSLUKLAR HARİÇ HER YER AKIYOR
Şair Eşref, Kırkağaç kaymakamlık binasının aktığını, tâmiri gerektiğini merkeze yazmış. Merkezden yazı gelmiş; “Nerelerin aktığını tek tek bildiriniz.” Bunun üzerine Eşref meseleyi şöyle izah eder: “Efendim, musluklar hariç her yan akıyor.”