Deniz Çağlar Fırat yazdı.

Türkiye dün Cumhurbaşkanı ve 27. Dönem TBMM seçimi için sandık başına gitti. Bu yazı henüz seçim sonuçları açıklanmadan önce kaleme alındığı için sonuçlara dair en ufak bir bilgim yok. Dolayısıyla seçim sonuçlarına yönelik yorum ya da değerlendirmede bulunmayacağım.
Seçilmiş olanlara Eskişehir öznelinde beklenti, talep ve isteklerimizi maddeler halinde sunacağım. Diliyorum ve inanıyorum ki bu maddeleri bir kenara alıp, yeni dönemde çalışmaları için kullanacak seçilmişlerimiz mutlaka olacaktır.

ESKİŞEHİR PLATFORMU KURULMALI, DİYALOG KAPISI AÇILMALI
Sadece ekonomik anlamda değil sosyal ve kültürel anlamda da toplumsal uzlaşı ve diyalog kapılarının kapandığı, insanların ayrıştığı ve birbirlerine adeta nefret dolu hareketlerle baktığı bir çözülmenin içinde olduğumuzu düşünüyorum. İnsanların sosyal medya hesaplarının incelenmesi bunu anlamamız için yeter de artar bile… Bu gerçekten hareketle Eskişehir'de seçilmişlerden ilk beklenti ve talep her alanda kurumlar arası diyalogun daha da geliştirilmesi için çaba göstermeleridir. Sanayi Odası, Organize Sanayi Bölgesi Başkanlığı, Ticaret Odası, Ticaret Borsası, sivil toplum dernekleri, akademi ve bilim dünyası, belediyeler ve valilik Eskişehir için bir araya gelmeli, 'Önce Eskişehir' diyerek Eskişehir'in ötelenen, dikkate alınmayan sorun ve talepleri için ortak çalışma içine girmelidir. Bunun için sıklıkla dile getirdiğim ve hayata geçmesini elzem gördüğüm Yerli Üretimlerin Merkezi Eskişehir Platformu kurulmalıdır.
Bu platform, seçilmişlere hem baskı yapmalı hem de onların önlerini açmalıdır.


TERMİK SANTRAL PROJESİ GÖZDEN GEÇİLMELİ, HATADAN VAZGEÇİLMELİ
Hali hazırda Eskişehir'in en büyük sorunu Tepebaşı ilçesine yapılması planlanan Termik Santraldir. Açık ve net şekilde ifade edilmeli ki bu yatırımın siyasal duruşu ve savunuculuğu olamaz. Bu santral Eskişehir'in kitlesel imhasının projesidir. İleri teknolojiymiş, çevreye zararı yokmuş falanmış filanmış, kimse kimsenin aklı ile oynamadan, Eskişehirlilerin ve bölge ekolojisinin, kuşun, böceğin, ağacın, kurdun, balığın yaşam hakkı adına projenin hayata geçmemesi için çaba gösterilmeli, bölgedeki linyit rezervinin değerlendirilmesi için çağa ve akla uygun yeni projeler geliştirilmelidir. Yeni dönem seçilmişlerin ilk görevi bu olmalıdır.
İster iktidarda olsunlar ister muhalefette olsunlar, Ankara'dan değil Eskişehir'den yönetim adına bu elzemdir.


SADECE ESKİŞEHİR'İN DEĞİL TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK SORUNU TARIM VE GIDA
Sadece Eskişehir'in değil Türkiye'nin en önemli sorunu tarımdır, gıdadır. Daha önce bu Pencere'den yazdım, tekrar edeyim; Türkiye ortalamasında gıdayı üretmeye esas tarımsal hammadde ticaretimizde durum çok kötü.