Bu ayet ve hadislerden anlaşılacağı üzere, Allah ve Rasûlü'ne sevgi, dua, merhamet, aşk bir bütün olarak zikredilmektedir. Bu sevgiyi en iyi anlayan, ruhlarında barındıran Ashab-ı Güzin'dir. Çünkü onlar Allah Rasûlü'nün mektebinde eğitim ve öğretim görmüş gökteki yıldızlardır. Onu o kadar çok seviyorlardı ki; 'Hz. Ömer (r.a.) anam, babam, canım sana feda olsun ya Rasûlüllah' Hz. Ebu Bekir (r.a.) dünya ve dünya içindekilerden en çok seni seviyorum diyordu. Canlı ve cansız bütün varlıklar Allah Rasûlüne sonsuz sevgi ve muhabbeti vardı. Taşlar ve ağaçlar salat getirip, selam verirlerdi.
'Sevdim seni mabuduma, canan diye sevdim
Bir ben değil alem sana, hayran diye sevdim
Evladını yardan geçerek, ravzana geldim
Ahlakını meth etmeden Kur'an diye sevdim
Kurbanınolam Şah-ı rasul, kovma kapından
İnarınamüştak olacak yezdan diye sevdim
Mahşerde Nebiler diler senden medet ister
Gül yüzlü melekler sana hayran diye sevdim'
Yunusemre
Âlemin yaratılmasına sebep olan Allah Rasûlü Hz. Muhammed (sav) efendimizi sevenler olduğu gibi sevmeyenler de olmuştur. Sevenlerin sevgisini görmezlikten gelmek hiçbir Müslümana yakışmaz. Günümüzde kendini bilmezler Peygamberimize karşı Ashab-ı Güzin'in sevgisini, muhabbetini anlamayan gafiller cenazesini on yedi kişi kılmıştır diyerek sahabenin Hz. Peygamber sevgisini görmezlikten gelmeye çalışmaktadırlar. Halbuki Hz. Aişe annemizin odasına defin gerçekleşmiş olup bütün sahabe peyder pey Peygamberimizin cenaze namazını kılmışlardır. Kadınlar, erkekler, yaşlısı, genci herkes Allah Rasûlüne son görevlerini yapmışlardır. Cenaze namazının gecikmiş olmasını anlamamakta direnmek çok daha vahimdir. Ümmetin birliği, İslam'ın vahdeti söz konusu halife seçiminin öneminden kaynaklanmıştır. Allah Rasûlüne sevgilerini Ashab-ı Güzin Mekke ve Medine'de canları pahasına göstermişlerdir. Üç aylarınız mübarek olsun. Cumanız hayırlar getirsin. Regaib kandiliniz kutlu olsun. Sevgiyle kalın, hoşçakalın.