CHP, Kazım Kurt ile AK Parti'nin elinden Odunpazarı Belediyesi'ni aldığından bu yana belediyeye kamu kurumlarından yapılan baskılara her geçen gün yenisi ekleniyor. Artık bu baskı ve engellemeler o kadar arttı ki günlük hayatın normal bir parçası gibi algılanmaya başlandı. CHP'liler bile bu durumu kanıksadı, günlük olayların bir parçası gibi görmeye başladı.
Oysa CHP Genel Merkezi'nin Odunpazarı Belediyesi'ne yapılan baskı ve engellemeleri bir dosya hazırlayarak CHP'li belediyelerin yaşadığı sıkıntılara örnek olarak sunması gerekiyor.
Benim bir çırpıda sayabileceğim o uygulamalara bakarsak;
Fidanlık ellerinden alındı
Şehr-i Derya ellerinden alındı
Kanlıpınar Göleti'nden çıkardılar
Külliye'den atılmaya çalışıldılar
Kurşunlu Külliyesi'nden atmaya çalışıyorlar
Bitti mi elbette ki bitmedi;
Bugün;
TOKİ, Karapınar'da elini suya sabuna dokundurmuyorsa,
Erenköy, Emek, Gündoğdu, Huzur gibi mahalleler kentsel dönüşüm beklediği halde çivi bile çakılamıyorsa,
Sebebi işte hep bu bakış açısından kaynaklı.
Bakıyorlar, AKP döneminde Vakıflar, DSİ ya da Orman Bölge Müdürlüğünün olup da belediyeye devredilen ne kadar kurum ya da yer varsa bir bir geri alıyorlar. Kapısına mühür vuruyorlar. Kamuoyuna da hiçbir gerekçe sunmak zahmetinde bile bulunmuyorlar.
Belediyeyi yıpratma adına sorumlulukları altındaki hiçbir sorumluluğu yerine getirmiyorlar, vatandaş mağduriyeti artsın belediye zan altında kalsın diye düşünüyorlar.
Belediye topluma dönük, güzel işler yapıp, imajını, hizmet kalitesini arttırdığını düşündüğü anda da hemen devreye girip o işi kılıfına uydurup belediyenin elinden alıveriyorlar.
Ne çektin be Kazım Kurt dense yeridir.