Hayallerle, umutlarla başlayan ancak, hayal kırıklıkları ile derin bir travma etkisi yaratan bir yılı geride bırakıyoruz.
Kabusu yaşadığımız yılın son ayında biraz da olsa umudumuzu diri tutmaya çalıştık.
Bilhassa umutlar ilk olarak, yeni asgari ücretin insanca yaşam standartlarında olmasına bağlanmıştı.
Umut bu ya...
'İnsanın kalbinde bir kuş misali hiç susmaz' derler...
*
Devam edelim...
Ulusalda ve dahi yerelde tüm haber başlıkları asgari ücret ile ilgiliydi...
Asgari ücret tespit komisyonu masasında pazarlıklar yapıldı.
Siyasi partiler, çeşitli sivil toplum kuruluşu örgütleri asgari ücret ile ilgili görüşlerini günler öncesinden dile getirmişti.
Komisyonda pazarlık süreci devam ederken, bazı belediyeler de emekçinin hakkını gözetmek için asgari ücret yarışına girmişti.
Birçok belediye personeline vereceği en az rakamı açıkladı.
İmza altına alınan o sözleşmelerde ise 3 bin liranın aşağısını görmedi(m)k.
*
Mesela;
Hemen yakınımızdaki Kütahya Belediyesi geçtiğimiz gün bin 200 çalışanı ilgilendiren sözleşmeye imza attı.
En az asgari ücretin 3 bin 200 lira olacağını söyledi.
Eskişehir Tepebaşı Belediyesi bin 470 çalışanı ilgilendiren sözleşmeyi imzaladı.
Personelin en az 3 bin 475 lira alacağı ifade edildi.
Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen de emekçiye müjdesini sosyal medya hesabından duyurdu.
'Emek en yüce değer!' dedi ve personelin alacağı en düşük maaşın 3 bin 350 liranın altında olmayacağını vurguladı.
*
Peki, komisyon ne yaptı?
Asgari ücret için masaya oturdu.
4 ayrı toplantı gerçekleşti, konuşuldu, tartışıldı.
Asgari olan yani, en düşük olan ücretin bir kez daha pazarlığı yapıldı.
İşçi temsilcisi 'insanca yaşam' dedi, patron temsilcisi 'ekonomik kriz var' dedi.
Evrildi, çevrildi yeni rakam net 2 bin 825 lira olarak karşımıza çıktı...
Asgari ücrete yapılan yüzde 21'lik zam çok mu kötüydü?
Şöyle izah edersek;
-Son zamanlarda enerjiden gıdaya kadar gelen müthiş zamlar karşısında elbette çok iyi değildi.
Yani...
Yaşam koşullarının ağırlaştığı böyle bir dönemde ekonomik eşitsizlik bir kez daha yüzünü göstermiş oldu.
Umutlar ise, uykudan uyandığımız bir başka rüyamız oldu.
Sözün özü;
Birilerinin ihtişam içindeki yaşantısı devam edecek.
8 milyon asgari ücretlinin ise,
'ay başını nasıl getireceğim' derken geceleri gözüne uyku girmeyecek.
Bu minvalde,
Emeğe verilen değeri alkışlıyorum(!)
Hayırlı, uğurlu olsun...