Çocukların ve gençlerin hem bilgi edinmeleri hem de erdem değerleriyle buluşmaları açısından büyük önem taşıyan Yaz Kur’an Kursları mevsimi bir bahar gibi başlıyor. Okulların tatil olduğu yaz döneminde düzenlenen bu güzel eğitim, evlatlarımızı geleceğe hazırlıyor. Yaz Kur’an Kursları sadece bir bilgi aktarımı değil, aynı zamanda bir karakter inşa sürecinin devamıdır. Hedef; sevgi, saygı, dürüstlük gibi kavramların Kur’an eksenli olarak ruha işlenmesi, sevgiyle davranışların imkânlar ölçüsünde olumluya ve güzele dönüşmesidir.

Kur’an-ı Kerim’in öğrenilmesi ve öğretilmesi İslam’da son derece önemli bir ibadet olarak görülür. Bu husus şöyle ifade edilmiştir: “Yaratan Rabbinin adıyla oku!” (Alâk 96/1). Zikredilen ayet-i kerime insanoğlunun yaptığı bütün okumaları Allah namına yapmayı, araştırmayı, öğrenmeyi ve iyiye doğru değişmeyi, dönüşmeyi bir açıdan ifade eder. Ayrıca Kur’an-ı Kerim’i öğrenmenin ve bu eğitimi vermenin fazileti Peygamber Efendimiz (s.a.v.) tarafından da önemle ifade edilmiştir: “Sizin en hayırlınız, Kur’an’ı öğrenen ve öğretendir” (Tirmizî, Fedâilü’l-Kur’ân, 15). Bu ayet ve hadisin rehberliğinde bir Kur’an eğitimi seferberliğiyle yaz günlerini değerlendirmek, elbette Rabbimizin sevgisini kazandıracak çok önemli, aynı zamanda erdemli bir faaliyet olup sonuç itibariyle kutsi bir ibadete dönüşecektir.

Yaz Kur’an Kursları, çocukların sadece bilgili değil aynı zamanda ahlaklı bireyler olarak yetişmesine katkı sağlar. Sosyal açıdan baktığımızda, çocukların yeni arkadaşlarla tanışması, birlikte eğitim ortamında bulunmaları, ortak etkinlikler yapmaları; onların iletişim becerilerini arttırır ve özgüvenlerini geliştirir. Okulların tatile girdiği yaz aylarında açılan bu kurslar, sadece teorik dini bilgilerin aktarıldığı yerler değil; aynı zamanda çocukların sosyal bağlar kurduğu, karakter bütünlüğü kazandığı ve kültürel kimliklerini inşa ettiği dinamik ve kinetik alanlardır.

Yaz Kur’an Kursları, çocuklara ve gençlere dijital dünyanın sebep olduğu yalnızlaşma ve ekran bağımlılığından uzaklaşmak için farklı bir alternatif sunar. Çeşitli sosyo-ekonomik ailelerden gelen gençlerin cami kubbesi altında buluşması, milli bir ruh ve kardeşlik hislerini besler. Cami atmosferiyle tanışan güzel yürekler cemaat olma, paylaşma, yardımlaşma ve empati yapma hususunda gelişirler.

Çocukluk, akabinde ergen genç olma dönemi insan karakterinin şekillendiği en kritik evredir. Bu dönemde verilen değerler eğitimi, gencin ileriki yaşlarda sergileyeceği davranışların özünü oluşturur. Yaz Kur’an Kurslarında Kur’an-ı Kerim tilavetinin (okunmasının) yanı sıra adab-ı muaşeret (görgü kuralları), yaşlılara saygı, küçüklere sevgi, doğruluk, dürüstlük ve adalet gibi temel ahlaki değerler de işlenir. Ebeveynlerin çocuklarına bırakacağı en büyük miras, para, mal, makam değil, güzel ahlaktır. Allah Teâlâ (c.c.), aile reislerine ve ebeveynlere şu sorumluluğu yüklemektedir: “Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun…” (Tahrîm 66/6).

Ayet-i kerimede bahsedilen kişiyi cehenneme götüren ateş öncelikle güzel ahlaktan mahrum kalmak, muhtelif bağımlılıkların esiri olmaktır. Çünkü doğru olmayan bir hayatın sonucu elbet teki dünya ve ahirette acı içinde yanmaktır. Ebedi mutluluk ve cennet ise doğruluk ve güzel ahlaktır.

Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) de Kur’an eğitiminin maddi yatırımdan çok daha üstün bir manevi kazanç olduğunu şu şekilde ifade eder:

“Her kim Kur’an’ı okur, öğrenir ve onunla amel eder, hayatına taşırsa, kıyamet günü anne-babasına nurdan bir taç giydirilir. O tacın ışığı, güneşin ışığı gibidir...” (Ebû Dâvûd, Vitr, 14).

Sonuç olarak, ayet ve hadislerle de desteklenen etkinliklerle şenlenen bu eğitim süreci, bireylerin hem dünya hem ahiret hayatı için sağlam bir temel oluşturur. Geleceğimizin gonca gülleri olan nesillerimizin hem aklen sahih bilgiyle donatıldığı hem de gönül erdemleriyle süslendiği çok yönlü bir eğitim süreci olan Yaz Kur’an Kurslarında verilen kısa süreli fakat yoğun eğitim, çocukların zihninde ömür boyu silinmeyecek güzel ve derin izler bırakır. Toplumun manevi temellerini ayakta tutmak ve milli, yerli, sevgili, saygılı nesiller yetiştirmek; ailenin, toplumun, cami cemaatinin ve din gönüllülerinin beraber çalışmasıyla mümkündür…

Ahmed Sacit EKERİM

İl Müftü Yardımcısı

(YENİGÜN GAZETESİ'NDEN ALINTIDIR)