Kabul etmek gerekir ki son yıllarda Türkiye bilim sözcüğü belki de salgın süresince olduğu kadar kullanılmamış ve dillendirilmemiştir. Son zamanlarda salgının kontrol altına alınması, virüsten insanların korunması, tedavinin bulunması, tüm bunların yapılırken de günlük hayat çarklarının işletilmesi için tüm gözler Bilim Kurulu'nun aldığı öneri ve kararlara dönmüştür. Nitekim bu süreç boyunca bilim tarafından yönetiliyor desek yanlış söylemiş olur muyum bilmiyorum ama bilimin en belirleyici unsur olduğunu gözlemleyebiliyoruz.

Bilim Kurulu'nun öneminin bu denli ortaya çıktığı bir tabloda salgının ortaya çıktığı ve evde kal çağrıları ile karantina günlerinin başladığı ilk zamanlardan bu yana elini taşın altına koyan kurumlardan Eskişehir Sanayi Odası (ESO), kendi bünyesinde bir Bilim Kurulu kurulması için karar aldı. ESO Başkanı Celalettin Kesikbaş, Bilim Kurulu'nun kurulması için de Eskişehir'deki 3 üniversiteye yazı göndererek Kurulda görev alacak bir bilim insanı/akademisyen görevlendirilmesini talep etti.

Konu ile ilgili üniversitelere gönderilen yazıda Eskişehir'de üniversite sanayi işbirliğini geliştirmek; bilimsel, ekonomik, teknolojik, kültürel ve sosyal alanlarda yapılacak ortak projelerle Eskişehir'in rekabet gücünü artırabilmek amacıyla ESO ve 3 üniversite ile de işbirliği anlaşması imzalandığı hatırlatıldı.

ESO Başkanı Celalettin Kesikbaş, Bilim Kurulu'nun amacınıise şu şekilde anlattı: