Nitekim önceki günkü yazımda da bahsettiği gibi 2016 yılında TBMM'de Plan ve Bütçe görüşmeleri sırasında CHP'li Utku Çakırözer, o zaman Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı olan Binali Yıldırım'a Eskişehir'deki Hasan Polatkan Havalimanı ile ilgili olarak 'Seferin başlaması lazım, bu konuda bir çalışmanız var mı?' diye sormuştu. Cevaben de 'Bu havalimanının pistini yaptık, taksi yolunu yaptık. Yazın charter seferler de yapılıyor ancak tarifeli seferler tutmadı. Birkaç sefer denendi ancak yürümedi. Vatandaş talimatla sefer konsun istiyor ama bunun ticari bir mantığı olması lazım. Talimatla sefer konmaz. Bizim işimiz havaalanını yapıp hazır hale getirmek, ondan sonra bunun tanıtılması o şehrin Sivil Toplum Örgütlerinin işi' denmişti.
Yani kısacası yetkililer bu konuda topu tamamen taca attıklarını 2016'da açıklamışlardı. O tarihten bu yana da Eskişehir Havaalanı, her seçim döneminde iktidarın seçim vaadi ve övünç tablosu listesinde yer almış ancak tarifeli uçak seferlerine açılmadı.
Çakırözer yine de 2017 Kasım'ında TBMM Genel Kurulunda yaptığı konuşmada 'Aynı Kütahya'da olduğu gibi seyahat acentelerine destek verilerek hava alanının işler hale getirilmesini istiyoruz' demişti.
Bu öneri de her zamanki gibi havada kaldı.
ZAFER HAVALANINA YOLCU GARANTİSİ
Peki, ama Kütahya örneği neden önemli? Bunu biraz araştırdım ve karşıma Eskişehir'i de ilgilendirecek ciddi veriler çıktı. Önce konuya Kütahya'daki acenteler neden destekleniyor? Sorusunun cevaplanması lazım.
Başlayayım.
Biliyorsunuz, Kütahya-Uşak-Afyon illerine hizmet vermesi için 2011 yılında ihaleye çıkılarak Zafer Havaalanı yapılmıştı. Yap-İşlet-Devret modeliyle katılımcı olmaması nedeniyle ancak 3. seferde katılan bir firmaya ihale edilebilen havalimanı 25 Kasım 2012 tarihinde hizmete açılmıştı. Toplam maliyeti ise 155 milyon TL olarak açıklanmıştı. Havalimanın 2044 senesine kadar IC İÇTAŞ İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından işletileceği de o tarihlerde kamuoyuna duyurulmuştu.
Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı; 'Devletten tek kuruş çıkmadı' diye açılan Zafer Havaalanı'na yılda 850 bin yolcu garantisi verilmiş ancak yolcu sayısı 90-100 bin bandında kalınca aradaki farkı devlet ödedi. Devlet ilk yıl için, firmaya 4.1 milyon Euro ödemek zorunda kalmıştı. İşletme hakkının süresi göz önüne alındığında yolcu garantisi nedeniyle devletin fazladan 200 milyon Euro ödeyeceği hesaplandığında konu kamuoyunda çokça tartışılmıştı. (Bu model çok tanıdık geldi)
SKİŞEHİR HAVAALANI TARİFELİ UÇUŞLARA ZARAR GEREKÇESİ İLE KAPATILDI
Zafer Havaalanı bu şekilde faaliyete geçmiş ve Eskişehir başta olmak üzere ülke genelinde çokça tartışılmıştı. Ne tesadüftü ki, tam da Zafer Havaalanı açıldıktan sonra Eskişehir Anadolu Havaalanı tarifeli uçuşlara, zarar ediliyor gerekçesi ile kapatılmıştı.
İşte Bu Zafer Havaalanında son veri olan Şubat 2018'de toplam kaç yolcu taşınmış, seyahat etmiş? diye baktığımda 16 bin 789 yolcu rakamı ile karşılaştım. Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü internet sitesinde yer alan verilerde tarifeli uçuşların gerçekleşmediği Eskişehir Hasan Polatkan Havaalanı ise aynı dönemde ne kadar yolcu taşımış, dersiniz?
11 bin 790.
Devlet tarafından desteklenen, yolcu garantisi verilen, acentelere kaynak tahsis edilen ve sırf işlesin diye çevresindeki tüm havaalanları uçuşa kapatılan Zafer Havaalanı'ndan 5 bin daha az.
Şaşırtıcı değil mi?
İşte devlet, bu havaalanını bu rakamlara rağmen hala uçuşlara açmıyor.
Kapalı bir havaalanı tüm destek ve yatırımı alan havaalanı ile adeta yolcu sayısında yarışıyor, ama Eskişehir'deki zarar ediyor gerekçesi ile kapalı…
Yoksa gerçekten de Eskişehir cezalandırılıyor mu?
Tabloyu inceleyerek yorumu siz yapın.