Dünyanın dört bir yanında gerçekleşen orman yangınları bizi çok acı bir şekilde küresel ısınma konusundaki tartışmalara yönlendirdi. Son olarak BM İklim Raporu ile gezegenimizi nasıl büyük bir tehlikenin beklediğini fark etmiş olduk. Birkaç gündür raporu inceliyor, hakkında çıkan analizleri okumaya çalışıyorum. Edindiğim bilgi gelecek adına çok korkutucu.
Eskişehir Sanayi Odası'nın ESOHABER Youtube kanalında 2 sene önce Yardımcı Gıda Genel Müdürü ve Sanayi Odası Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Sayın Recai Yardımcı ile gerçekleştirdiğimiz sohbette çok önemli bulduğum bir tespitte bulunulmuştu.
Yardımcı'nın cümleleri ile
'İç Anadolu'nun üretim rekoltesinin yüzde 50'si şu an itibariyle kayboldu. Önümüzdeki dönemler bitki örtüsü, bitki yapısı tamamen değişecek. Üretim doğuya doğru kayıyor. Örneğin soğan dediğimizde 10 yıl önce Karacabey aklımıza gelirken şimdi soğanın üretim merkezi Polatlı oldu. 10 sene sonra belki Yozgat olacak. Çünkü küresel bir ısınma var.
'İç Anadolu, bilim adamlarının tahminleri ve söyledikleri tropik bir iklime girecek. Hububattan önümüzdeki dönemde asgari nemalanır vaziyete geleceğiz. Onun için şimdiden devletimiz, milletimiz hep birlikte kendimizi bu küresel ısınmaya, iklim değişikliğine hazırlamalıyız. Geç kalmamalıyız.'
Demişti.
Bugün gelinen noktada ise Recai Yardımcı ve onun gibi düşünenlerin ne denli haklı oldukları anlaşılıyor. Dolayısıyla küresel ısınma başta doğa olmak üzere tüm yaşam biçimimizi ve ekonomik sistemlerimizi alt üst edecek. Elbette ki bu sorun en üst organlarca ele alınıp, tartışılmalı ve çözüm yolları bulunulmalı. Yardımcı'nın dediği gibi devlet, millet hep birlikte kendimizi buna hazırlamak için çalışmalar içine girmeliyiz.
BM İklim Raporunda küresel karbon salınımlarının 2030 yılına kadar yarıya indirebilinirse bu yüzyılın ortasına kadar net sıfır emisyona ulaşabilirsek, sıcaklıklardaki artışı durdurabiliriz ve trendi muhtemelen tersine çevirebiliriz deniyor.
Net sıfır emisyona ulaşmak için; temiz teknolojiyi kullanarak sera gazı emisyonlarını mümkün olduğunca azaltmak, ardından kalan salımları karbon yakalama ve depolama teknolojileri kullanarak etkisiz kılmak veya ağaç dikerek bu salımları emmek gerekiyor.
Petrol ve doğal gaz, tarım ve pirinç ekiminden kaynaklı emisyonlar azaltılırsa kısa vadede büyük sonuçlar elde edilebileceği söyleniyor.
Konuya büyük pencereden yaklaşıp sorumluluğu devlete ve hükümetlere de atabiliriz ama bence Eskişehir olarak bu konuya yönelik ciddi adımlar atarak da işe başlayabiliriz.
Geç kalmadan…