Gurebahane-i Laklakan. Ahmet Haşim'in, kitabından biridir. Denemelerden oluşan şiirleri var.
Lütfen okuyun..
Eski Bursa'yı çok severim. Eskiden sık sık gidip, gezmediğim yer kalmazdı. Şimdi pek gidemez oldum.
Malum 'sülalenin' yarısı orada.
Bursa, çok ilginç tarihi bir şehirdir. Fıtratında özel bir 'Ruhu' var. Geçmişten geleceğe uzanan buram buram, tarihi yaşatan, yaşayan bir kent. Köşesinde, bucağında, ihanet edilse de, zıtlıklar göze çarpsa da, doğal tüm güzelliklerini ruhunuzda hissedersiniz. Bursa' da yaşarsınız. Zamanın durduğu anlar vardır.
Biraz Osmanlıcamız vardı gerçi onuda unuttuk. İslam tarihinin de kenarından okumuşluğumuz da vardı.o zamanlar kendimizi nebi deya zannediyorduk..
Ööööfff.
Hemze ile başlardık..
Bursa da medreselerin varlığı devam ettiği dönmeler. Ariflerden dersler aldık..
Medreseler ve tarikatlarda müderrislerden edep-adap öğrenirdiniz..
Amma ve lakin sonraları onlarda bozuk para oldu.. Şimdi her şey gibi onlarda bozuldu..

Çınarın altında çay bahçeleri ve meyve kokteylini hiç yediniz mi?
GUREBÂHÂNE-İ LAKLAKAN
Gurebahane-i Laklakan. Düşkün Leylek Evi demektir. 19. Yüzyılda, başta leylekler olmak üzere göçmen kuşların bakım ve tedavisinin yapılması amacıyla Osmanlı döneminde kurulmuştur.
Dünyada, bir benzeri daha olmadığı bildirilen ve Türk halkının hayvanlara verdiği önemin bir göstergesi olan 'Gurabahane-i Laklakan', dünyanın ilk hayvan hastanesidir. Osmanlıların leylekleri bile düşünerek onların yeme içme, barınma ve tedavi ihtiyaçlarını karşılamak üzere açtığı bir hayır kurumudur.
Bilmem Bursa'yı gezerken gördünüz mü?
'Haffaflar Çarşısı'nın' ortasında bir meydan var. Bu meydan 'malül' hayvanların düşkünler yurdudur. Kanadı, bacağı kırık leylekler, bunamış kargalar halkın sadakasıyla yaşarlar.

'Gurabahane-i Laklakan' denilen göçmen kuşlar hastanesi Leylek Hastanesinde, her türlü göçmen kuşun bakımları yapılıyor.
Irgandı Köprüsü'nün hemen yanında sivil mimari örneği bir binada Leylekler Hastanesi.
Gittiğinizde görürsünüz!
Şimdi, bizde de bir 'Gurabahane-i Laklakan' müzesi Odunpazarında açılabilir. Zira o civarda o kadar 'çok lak lak' yapan var ki?

PROTOKOLDE GENELKURMAYIN ÖNÜNE GEÇTİ..
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçilmesinin ardından devlet protokolü gayri resmi olarak değiştirildi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Recep Tayyip Erdoğan tarafından düzenlenen 30 Ağustos Zafer Bayramı Tebrik Töreni, Devlet protokolünde yapılan çarpıcı bir değişikliği gün yüzüne çıkardı. Daha önce 52'nci sırada yer alan Diyanet İşleri Başkanı, 40 sıra yükselerek Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanlarının da önüne Devlet protokolüne girdi. Diyanet İşleri Başkanı 12'nci sırada yer aldı.
Müslümanlığımızda, ulemadan fetva almadık amma ve lakin bütün işlerimiz 'lak lakana' dönmek üzere az kaldı.
Siyasetimizde de
Türk'üz, doğruyuz, Müslümanız çok şükür 'Elhamdülillah'. Bir elimiz yağda, bir elimiz balda, paralarımız döviz korumalı hesaplarda.
Gözümüz dolarda..
Siz! Allah'tan korkun!
Hafazanallah!..
Günün sözü..
Edepsizlere bulaşmayın. Zira Davula vurduk 'dümbüldek' ten' ses geldi.