Sadece Eskişehir olarak değil Türkiye olarak Eskişehirspor'un durumuna kilitlenmiş durumdayız. Karşımızda bir futbol takımının içinde bulunduğu finansal ya da mali problemin çok daha ötesinde hukuksal zemin içinde de nasıl bir sürecin yaşanacağı ile ilgili belirsizlik durumu hakim.
Üstelik bugüne kadar da örneği olmayan bir durum yaşanıyor. 'Yarın gerçekleştirilecek Genel Kurulda eğer yeni bir aday çıkmazsa ne olacak?' Sorusu herkes tarafından soruluyor ve bu sorunun net bir cevabı yok.
Çünkü hukuki olarak bugüne kadar tamamen bir ilk ile karşı karşıyayız. Eğer yarın yeni yönetim oluşmazsa ne olacak, sorusunun peşine düşerek bilgisine güvendiğim önemli hukukçuları aradım. Aldığım cevaplar çok da iç açıcı değil. Oldukça karamsar bir tablo çizeceğim için şimdiden özür dilerim ama gerek Eskişehir'in gerekse de Türkiye'nin bu süreci tartışması ve bilmesi gerekiyor.
Hukukçulara göre süreç şu şekilde işleyebilir;
Eğer yeni yönetim oluşmazsa yani yeni yönetim çıkmazsa ve eğer Özeçoğlu yönetimi ibra edilirse Özeçoğlu yönetimi kimi hukukçulara göre Valiliğe kimi hukukçulara göre de Sulh Hukuk Mahkemesine Genel Kurul sonucunu ileterek yeni yönetime talipli çıkmadığını bildirir. İster Valilik ister Sulh Hukuka bildirilsin bu durumda mahkeme kararı ile kayyum atanır. Kayyum ne demek? Kayyum derneğin tasfiye sürecinin başladığı anlamına gelir.
Yaygın görüşe göre 'kayyum görece gelirse eski hesapları da inceler. Eski yönetimler bunu istemez. Çünkü çeşitli iddialar var' dese de bu görüş hukuki zeminde karşılık bulmuyor. Çünkü dernekler de emniyeti suiistimal diye bir kavram var ama bunun ispatı da çok zor bir durum. Diyelim ki bugüne kadar kulübe 80 futbolcu geldi, gitti. Niye şu futbolcuyla anlaştın, niye bu kadar para verdin? Diye sorsan bile bunların ispatı da çok zor işler.
Komisyon verdin, sorusunun bile karşılığı yok çünkü 'verdim, çünkü sistem izin veriyor' denilebilir. Yani hukuki terim olarak yerindelik denetimi yapılamıyor. Nedir yerindelik denetimi, bu futbolcuya niye bu kadar para verdin? Niye bu kadar süre anlaşma yaptın gibi soruların spor derneklerinde cevabı yok. Ve varsa bile bir emniyeti suiistimal ispatı çok kolay değil. Bu durumda eski yöneticilerin 'korkup' aday olmak isteyebileceği tezi hukuki olarak karşılık bulamıyor.
Peki, ne olacak?
Bu sürecin yaşanmaması için, eski-yeni demeden şehrin büyükleri bir araya gelerek bir yönetim oluşturmak zorunda. Çelenk bırakma sürecindeki gibi bu şehrin önderlerini kırarak, dökerek bu işlerin düzeleceğini sananlar varsa bu çok büyük yanlış.
Eskişehirspor adına herkesin kucaklaşması gereken bir anda bu protestolar kurtuluş adına hizmet etmiyor.
Çok da yanlış...