Telefon, internet, ATM, banka, tatil, pazarlama, çek ve senet, evlendirme ve evlenme yoluyla dolandırıcılık...
Şimdilerde de asker uğurluyoruz diyerek toplanan haksız paralar ve daha akla, hayale gelmeyecek kadar yüzlerce dolandırıcılık yöntemi...
Ve her yıl on binlerce dolandırılan vatandaş...
Milli duygular sömürülüyor, vatandaşın cebindeki üç kuruşa göz dikiliyor.
Sadece bunlar mı?
Yahut dolandırıcılık toplum için sadece maddi bir kayıp mı?
Kişinin maneviyatı hiç mi öne çıkmıyor?
-Buraya geri döneceğiz.
Devam edelim...
*
Her geçen zaman artış gösteren dolandırıcılık, hırsızlık, yan kesicilik ve dahi cinayetler düzenin ne denli bozulduğunu gösteriyor.
İnançlı bir Ülke'de tüm bunların yaşanması, Coğrafyamız insanının inançtan adım adım uzaklaştığını işaret ediyor.
Toplum diken üzerinde yaşıyor, ne yazık ki huzur bir türlü vuku bulmuyor.
Dinimizi topluma en iyi şekilde aşılayan değerli hocalarımız elbette var lakin, din istismarcıları daha fazla olunca yaşananlar da olağan hale geliyor.
İnanç yapısı öylesine bozuluyor ki, toplum en çok da ulvi duyguları arasında yer alan din duygusu üzerinden dolandırılıyor, aldatılıyor!
Bakınız... Aldatılmak çıktı şimdi de karşımıza...
Aldatılmak da dolandırılmak değil mi?
Dolandırılmak sadece maddi açıdan değil, manevi olarak da bireyi çember içine alıyor.
Mesela; dini hissiyatın siyasete alet edilmesi de hem toplumu, hem de İslam'ı zedeliyor.
Peki nasıl olacak bu işler?
*
İnsanlar inançları bakımından sömürüldükçe bu işler düzene girmez gibi görülüyor.
...Ve bazı insanlar da Dünyevi güç için çalıştıkça sömürü kaçınılmaz görülüyor.
Söyleyiniz efendim... Biri, huzur mu dedi şimdi?
Sömürü acımasız bir şekilde devam ettikçe, ihtiyacımız olan 'huzur' ancak ve ancak hayalde kalıyor.
İç alemden uzaklaşılıyor, dönüşüm kişinin kimliğini bozuyor.
Ne vicdan kalıyor, ne merhamet!
Sonuç;
Diziler, filmler, programlar hiyerarşik düzeni bozuyor.
Siyasiler, siyasileri vuruyor.
İnançtan uzak kalanlar toplumu sömürüyor.
Altta kalanın canı çıkıyor.
Fırsatını bulan herkes şimdilerde, 'Vur Abalıya' deyiminden uzak kalmıyor!
Tüm yaşanan bu olumsuz tablo toplumun sigortasını attırıyor.
Geriye ise tek bir söz kalıyor:
'Allah, toplum olarak cümlemizi fitne ve fesatlıklardan korusun!'