Şehrin sorunları kısmının ilk sırasında kenti ikiye bölen çevreyolu var…
İçerisinden çevreyolu geçen bir başka büyükşehir yoktur zaten!
Zira büyükşehirlerin yolları hazırlanırken daha hassas, daha dikkatli olunur.
Bunu diğer kentlere baktığımızda hemen görüyoruz.
Devletin ilgili kurumları, büyükşehir ve çevrelerinden geçen yol ağları üzerinde yoğun çalışmalar yapıyor, önemli mesailer harcıyor.
Ve bu çalışmaları sahaya da uyguluyor.
“Bırakın büyükşehirleri, küçük iller bile kentlerini çevreleyen yollara hatta otobanlara çoktan kavuşmuş durumda!”
Bakın, bunu gerçekten takdir ederek söylüyorum.
İçerisinde en küçük bir eleştiri yok.
Ülkemizin yollarını kullanırken pek çok kez iktidara teşekkür etmişliğim vardır.
Zaten iktidarın göreve devam etmesindeki en temel hizmetlerden birisidir bu yollar…
Ve her seçimde de bunun faydasını görmüş, görmeye de devam etmektedir.
+++
İşte Eskişehir adına asıl mesele tam da budur!
“Diğer kentler, hükümetin yollara dair bu denli duyarlı çalışmalarından nasibini alırken, ülkenin en önemli büyük kentlerinden Eskişehir neden pas geçiliyor?”
Öyle ya;
Eskişehir sanayisinden istihdamına, ödediği vergiden devlete olan diğer yükümlülüklere kadar her şeyi tas tamam yerine getiriyor.
Ve sonra da merkezi yerlerden haklı olarak kentine hizmet bekliyor.
Gelmeyince de şehrin gündemi işte bu gelmeyen hizmetler oluyor ki, çevreyolu meselesi artık bambaşka bir hale bürünmüş durumda.
+++
Eskişehirlilerin onca yoğunluk içinde diğer araçlar tarafından taciz edilmeleri bir kenara…
Sabah ve akşam yaşanan araç yoğunluğundan yaşadığı ekonomik kayıp başlı başına çok büyük haksızlıktır bu kent ve insanına…
Yol üzerinde bulunan sanayi bölgelerinden tutun, kamu hizmet binalarına, özel kuruluşlara, üniversitelere, havalimanına, hastanelere kadar onca alan için yaşanan gecikmenin faturasının ne kadar olduğunu kim hesap edebilir?
Eskişehir’in yaşadığı bu çilenin bedelini kim nasıl izah edebilir?
Dahası;
Eskişehirlilerin de artık imar yoluna dönen bu yolda daha ferah seyahat etme hakkı ve yeni çevreyolları ile diğer kentlere ulaşma hakkı yok mudur?
+++
Meselenin rakamsal tablosunu gazetemizin bugünkü haberinde göreceksiniz.
Bir önceki yıl 60 binlerde olan günlük araç geçiş sayısı geçtiğimiz yıl 74 binlere çıkmış.
Önümüzdeki yıl 80 bin olacak belki geçecek.
O halde sırf bunun için bile yeni bir çevreyolu yapılması gerekmez mi?
+++
Bir cümlede AK Pati Milletvekili Fatih Dönmez’in konuyla ilgili açıklamalarına edelim.
Sayın Dönmez, yeni bir çevreyolu yapıldığında şehir içi trafiğin çözüleceği gibi şehirde bir algının oluştuğunu söylüyor.
Sayın vekilimize hemen söylemek gerekli ki;
“Ortada ne öyle bir algı var ne de öyle bir beklenti!”
Şehir içi trafik meselesinin gökten melekler inse bile çözülemeyeceğini söyleyen bir belediye başkanı zaten var!
Yani halkın yaşadığı sorun ve beklenti size söylenenden çok farklı!
Eskişehirli kendisine ve yaşadığı şehre önem verilmesini istiyor.
Üvey evlat muamelesi görmek istemiyor.
Diğer şehirler için özellikle yollar kısmında musluklar sonuna kadar açılırken aynı sulardan nasiplenmek istiyor.
Sonuçta yol medeniyettir.
Ve o medeniyetin de artık Eskişehir’e uğramasını bekliyor.
Söyleyin sayın vekilim, çok mu şey istiyor?