Deniz Çağlar Fırat yazdı.

Kalabak suyuna zam geldi. Bu konuda görüşlerimizi sosyal medyadan paylaştık. Ancak anlamsız bir şekilde bakış açımızla, olaya yaklaşımımızla dalga geçilir seviyesinde bir tepki ile karşılaştık. Oysa anlamalıydık ki zam olgusunun makrosal bir konu olduğunu bilemeyen iktisat fakirleri zammı bile CHP-AKP diye ikiye ayırmışlardı ve konu asla 'su' değildi.
Öncelikle ifade edeyim ki toplumun yaşam koşullarını etkileyen, yaşam kalitesini düşüren hiçbir olayı onaylamam, haklı çıkarmaya çalışmam hayat görüşüm gereği mümkün değildir.
Bana göre eğitim, sağlık, ulaşım, barınma gibi konular ücretsiz olmalı ve devlet bu konuda vatandaşına maliyet çıkarmamalıdır. Ancak bilirim ki gerçekler benim isteklerimle örtüşmez.
Dolayısıyla Pencere okurları da aşinadır ki ben sıklıkla döviz ve petrol piyasası ile ilgili araştırmalar yapar, yazılar yazar ve bu iki ürün fiyatında meydana gelen artışın çaydan ekmeğe, sudan sabuna her ürüne zam olarak yansıyacağını yazarım.
Çünkü iktisat bilimi, tekrar tekrar yorumlamayla farklı sonuçlar elde edilecek bir bilim değildir. Sonuç değişmez. İktisat fakirleri, olaya particilik gözüyle bakıp hayatı partilerin ideolojik pencereleri ile yorumladıkları için bizi de öyle sanabilir. Bu yüzden de bakış açımızı eleştirebilir. Ancak iktisat bilimi olaya particilik gözüyle bakmaz. Dünyanın neresinde olursanız olun aynı değişkenlerle aynı sonuçları elde edersiniz. Bu yüzden bilim kutsaldır, bilim yücedir, bilim şaşmaz.

BENZİN ARTARSA HER ÜRÜN ETKİLENİR
Bakın defalarca kez bu Pencere'den ifade ettiğim üzere bir kez daha ifade edeyim:
Benzin fiyatında meydana gelen artış aklınıza gelen tüm ürünlerin hatta hizmetlerin, sağlık hizmetinden bir köy kahvesinde tüketilen çaya kadar tüm ürün ve hizmetlerin fiyatını doğrudan arttıran tek üründür. Çünkü taşıma ve ulaşım maliyetini artırır.
Çünkü Karadeniz'de üretilen çayın fabrikaya taşınmasından, fabrikadan Eskişehir'deki bir markete, o marketten satın alan işletmeciye kadar hep taşıma ve nakliye gideri vardır.
Peki, benzin neden pahalanır?
Petrolü yabancı ülkelerden satın alırız. Hangi para birimi ile? Dolar ile. Kısacası döviz ile... Eğer TL, döviz karşısında değer kaybediyorsa ya da döviz kurları sürekli yükseliyorsa bu ne anlama gelir?
Benzini daha pahalıya satın alırız...
Sonra da aklınıza gelen her ürüne zam gelir.


BENZİNE NEDEN ZAM GELİR?
Şimdi olanlara bir bakalım;
Mazota her gün kuruş kuruş zam geliyor. Neden? Çünkü dolar kuru yukarıya çıkıyor.
Şu tip açıklamaları sık sık duyarsınız:
'Üretimin ham maddesinde artış yok. Ne oldu da zam geliyor?'
Evet, örneğin üreticinin ürettiği buğdayın fiyatı tarlada artmadı ama tarladan siloya, silodan un fabrikalarına, un fabrikalarından toptancı marketlere, toptancı marketlerden fırınlara taşınırken arada hep nakliye için benzin yakıldı.
Doların ya da benzinin fiyatı artınca ne olur? İşte ekmekten suya her şeye zam gelir.
14 NİSAN'DA YAZMIŞTIM
Bakın ilk olarak 14 Nisan 2018 tarihinde 'Dolar yükselirse benzin yükselir benzin yükselince her şey pahalılaşır' başlıklı yazımda aynen şu cümleyi kullanmıştım;
'…Eğer döviz fiyatı artarsa benzin fiyatı artar, sonra da ekmekten suya her şeye zam gelir.'
Geldi mi, geldi…
Çünkü iktisat bilimi bana bunu öğretti.
Particilik değil…


HERHALDE ESKİ KÖŞEMİZİ OKUYUP ZAM YAPMADI
Gelelim şimdi ESKİ'nin açıklamasına… Ne diyor ESKİ Genel Müdürü Suat Balcı;
'Aradaki 75 kuruşluk artış Dolar ve Euro'daki yükselişe bağlı olarak, damacana üretiminde kullanılan ham madde fiyatları ile personel ücret artışlarının, üretim maliyetlerine olan etkisi nedeniyle yapılmıştır.'
Herhalde benim yazımı okuyarak bu açıklamayı yapmıyor, değil mi sevgili partizanlar?
Sonra ekliyor Balcı;
'Son bir yılda Dolar yüzde 32, Euro yüzde 36, personel harcamaları yüzde 30, akaryakıt yüzde 32, damacana su üretiminde kullanılan (kapak, damacana, güvenlik vb) hammadde ise yüzde 40 oranında zamlanmıştır. '
Şimdi iktisat fakirleri petrol ve döviz fiyatlarını etkileyen politikaları belirleyenle değil de bu sonucu yorumlayan kurum ya da kişilerle uğraştığı için ülke düzlüğe çıkamıyor işte.
Eskişehir'deki Kalabak su zammının bilimsel hikayesi budur.
Zammı AKP-CHP diye yorumlayıp particilik yapanlar, kütleleri etkileyebilir ama sırtını bilime dayayanları etkileyemez.
***