Zafer Çatel yazdı.

Seçim Gecesi... TV'ler parti genel merkezleri önünde canlı yayım yapıyor. Yerel TV'ler de kendi bölgelerindeki parti merkez binaların önünden canlı yayım yapıyorlar. CHP Genel Merkezi'nin önünde yüzlerce partili neden toplandı?
'Protesto gösterisi'lerini neden yaptılar? O günden bugüne gelindiğinde ne değişti. Hiç bir şey. CHP'nin kendinden menkul sözcüleri toplumdan gelen seslerini kulaklarını tıkayarak alınan sonuçları başarı olarak değerlendirdiler.
Büyük bir fırsatı kaçırdılar. Sözde CHP'nin bir 'A' takımı varmış… Bu takım ne yapıyor. Sonuçların hepsi önlerinde. Nerede nasıl yanlış yaptıklarını çok iyi biliyorlar. Bu seçimlerde yaptıkları yanlışları geçmişte de yapmışlardı. Sürekli yenilen bir CHP? Nasıl umut dağıtacak? Yanlış yapmak onların fıtratlarında var…
2019'da belediye seçimleri var. Büyükerşen hiç tartışmasız CHP'nin en başarılı başkanlık yüzlerinden beri.
Evrensel ölçütlerde hizmetleri var. CHP' nin bu ağır hasarlı durumu onu da yakından ilgilendiriyor. Zira parti içinde sürekli bir olağanüstü kurultay talebi CHP'ye çok daha fazla hasar verecektir.
Kılıçdaroğlu girdiği her seçimde yenildiğin halde koltuğu bırakmıyor… Birde başkalarını koltuk sevdası olmakla suçluyor.
Aklın ve mantığın stop ettiği yer…
Kılıçdaroğlu sürekli ne yaptı? Ne yapacak? 'Erdoğan nefretine' yaslanarak koltuğunu koruma yoluna gitmedi mi? Madem 'Koltuk sevdan bırak o koltuğu. Neden bırakmıyorsun. Kaset kumpasıyla oraya oturtulacaksın sonrada 'koltuk meraklısı olanların bu partide yeri yoktur' diye CHP yoksul kesimlerle bağlantısı kuramadı. Kendi tabanının sosyolojisini unuttu. Yönetimin, süreci iyi yönetemedi. Hep şunları söylediler. CHP olarak sorunları biliyoruz. Ülkemizi bulunduğu dar boğazdan çıkarmak için elimizden geleni yapacağız' Bunu 5 yaşındaki çocuklar da söyler… Böyle siyaset mi olur? CHP sorunları sergiledi ama sorunların çözümünde, inandırıcı, güven sağlayıcı yöntemler geliştiremedi. Toplumla arasında ciddi bir güven problemi olduğu kesin.

CHP ne diyordu. Ülke Liyakatsiz insanların yönetiminde ülke kötü yönetiliyor… Peki, CHP ye bir göz atalım. Acaba çok liyakatli, birikimli, proje üreten insanlar mı var? Hayır. CHP'nin en büyük problemi yapısal problem. Bu bir hastalık. Politik gen hastalığı.
Bu güne kadar sürekli yazdığım, tespitlerim hep çıktı. Sağ olsun CHP'nin düşünürleri yanıltmama gibi bir özelliği var. Liyakat problemi. Ülkeyi yönetecek kadroları aslında çıkaramama problemleri.
Sorunun nedeni, parti içi iktidar savaşından kaynaklanıyor. Bu partinin en ciddi bir sorunudur, geçmişten beri gelen bir sorunudur.
Bunu aşabilmenin temel yöntemi bir liyakat düzeninin kurulması ve gerçekten de bu liyakatle ölçme değerlendirmelerin doğru bir şekilde ortaya konulması, bunları gerçekleştirmek için de yapısal problemlere değecek bir değişimin olması. Yani hedef, inandırıcılığını ortaya koyacak insanları ve aşağıdan gelişleri (gençleri) bunları çıkartacak bir sistemin kurulması.
Olabilir mi? Olamaz…
KORKU İMPARATORLUĞUNU YIKACAĞIM DEMİŞTİ.
Çünkü Kılıçdaroğlu geldiğinde 'Bu sistemlerin hepsini yerle bir edeceğim, korku imparatorluğunu yıkacağım' demişti. Kimler için söylemişti, Önder SAV ve Deniz Baykal ekibi için bunları söylemişti.
Parti içerisinde bu korku imparatorluğu yaratanları, delege sistemini yaratanları kast etmişti. 7-8 senedir özellikle bu sistemi ayakta tutan insanların şöyle bir koltuk sevdaları var bence. 2002'den beri bu partide 3-4 dönemdir milletvekilliği yapan ama milletin hiç tanımadığı insanlar var.
Bunlar neyle uğraşır? Bunlar partinin iç işleri ile uğraşırlar. Bunlar partinin içerisinde yerel yönetimler özelinde söyleyeyim, en çok istedikleri şey, bu sahip oldukları yerel koltukları korumaktır. Onun için de, kendi adamlarını veya kendisini oraya atabilmenin yöntemlerini getirir. Bu nasıl oluyor? Çünkü bu sistem, birbirini besleyen bir sisteme dönmüş vaziyette.
Parti içi iktidar savaşı üyeleri o kadar çok yoruyor ki kalkıp bir genel seçim veya yerel seçimde topyekûn harekete geçirmiyor hepsini. Şöyle bir bakalım. Parti içi mahalli ve ilçe delege seçimleri olduğunda katılımlar inanılmazdır, aynı insanları gelin şu seçimlere katılın görev alın dendiğinde doğru tatile ve ya işleri çıkıvermiştir.
İşte yapısal bozukluk dediğimiz de budur?
O halde yapılacak olan belli. Güle güle sana yolun açık olsun…
CHP enerjisini boşa harcıyor… Hala siyasetin toplumsal değişimin kurallarının ne olduğunu iyi okuyamamış! 'A' takımı?
CHP ya kapanacak, ya da dip dalgası gelecek yeni umutlar dağıtacak? Biraz zor gözüküyor ama.
Biz yine de temenni edelim. Zira Recep Tayyip Erdoğan'ın böyle bir CHP ye her zaman ihtiyacı olacaktır…
SUAT ÇAĞLAYAN'IN YAZISI.
Suat Çağlayan'ın. CHP'nin ilacı 3. bir isim mi? Başlıklı yazısında çok önemli değerlendirmeleri var. 2019 da yapılacak olan belediye seçimleri ile ilgili analizler var.
Diyor ki;
'Sayın Kılıçdaroğlu ve Sayın İnce bir araya gelerek Yılmaz Hoca'nın kapısını çalarlarsa, sanıyorum CHP tarihine geçecek bir iş yapmış olacaklardır. Koşulları ne olur bilemem ama Yılmaz Hoca'nın genel başkanlığı altında girilecek bir yerel seçim, onun saygınlığı ve bilgeliği sayesinde başarılı olacaktır. Uzlaşma kültürünün zayıf olduğu ve koltuğa yapışmanın neredeyse kural haline geldiği bizim partide bunlar gerçekleşir mi, bilmiyorum. Ama eğer böyle bir uzlaşı umudu varsa, ortalık yakılıp yıkılmadan yapılmalıdır!'

'CHP'yi Yılmaz Büyükerşen'in 'bilge' yönetimine bırakmak için Kılıçdaroğlu ile Muharrem İnce anlaşabilirler mi, bilinmez! Ancak, eğer küçük bir umut varsa, çok hızlı davranılmalı, hem insanlar ve hem de kurum olarak CHP yıpranmadan uzlaşılmaya çalışılmalıdır.
Akil insanların beklentisi böyle!
CHP' de olur mu? Olmaaaz..!