Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt'a yönelik linç operasyonlarının ardı arkası kesilmiyor. Samimi şekilde ifade etmek gerekirse bu tavır ve bu tablo Kurt'u stratejik olarak daha da güçlendiriyor.
İş o denli noktalardaki hiçbir iş yapmayan, hiçbir politika geliştirmeyen, hiçbir sözü olmayanlar bile işi gücü bırakıp Kurt'a giydirmenin peşine düşmüş. Şimdi ben bunu yazdım diye, hemen sosyal medya hesaplarından ya da bulundukları yerlerden benim hakkımda 'gazeteci müsveddesi, yandaş, Kurt'a yakın, gazeteci bile değil' gibi ifadelerle suçlamalar, yakıştırmalar gelecek. Çünkü amaçları itibarsızlaştırmak, algı yaratmak, yarattıkları o algıyı da yönetmek olduğu için yanlarında olmayan herkes onlar için karşıt, düşman, başının ezilmesi gereken kişi. Eleştirmek ile düşmanlığı karıştırdıkları için sözüm onlara değil.
Son olayı ele alalım. Kurt'un 'Afrin Operasyonu' dolayısıyla söylemiş olduğu sözlerden dolayı bir önceki meclis toplantısında AK Partili meclis üyelerinin meclis toplantısını terk etmeleri gündeme gelmişti.
O toplantıda iş o denli noktaya gitmişti ki AKP'li Adem Kara 'Onurlu meclis' diye bir ifade bile kullanmıştı. Kurt üzerinden oynanan algı savaşları meclisin onurlu-onursuz tartışmasını bile gündeme getirmişti.
Son meclis toplantısında ise Kara, 2 Şubat'ta gerçekleşen meclis toplantısında Afrin protestosu sırasında söylemiş olduğu 'onurlu meclis' diye ibarenin amacını aşan söz olduğu için tutanaklardan çıkarılmasını istedi.
CHP'li İbrahim Arslan'ın 'özür de dileyecek misin?' sorusunun ardından Kara, 'Onursuz algılama söz konusu değildir. Öyle algılayan varsa özür dilerim' dedi.
Kurt'un konuşmasının ardından ise AKP'li Meclis Üyesi Mustafa Özkan ise, 'Mensubu olduğunuz parti, harekatı destekler sizin o konudaki beyanları anlayamadık o gün oturumu protesto etmek suretiyle meclisi terk ettik' diye konuştu.
YAŞANANLAR TOPLUMUN AYNASI
'Açıklamalarını anlayamadık' diye meclis terk ettiren ve meclisin onurunu ağza almalara kadar varan süreç aslında toplumumuzun bir aynası olarak yansıdı. Bu süreçten kim fayda sağladı? Emin olun toplumsal mutabakat sağlanmasını istemeyenler ile her olaya kendi çıkar dünyası etrafından bakanlar kıs kıs gülerek izledi.
'Söz konusu vatansa gerisi teferruattır' diyen bir görüşün mensubu olduğundan zerre şüphe taşınmayan, duruşu, vatanseverliği ve karakteri yıllardır bilinen, bırakın belediye başkanı ya da siyasetçi kimliğini sade sıradan bir vatandaş olarak bile böyle bir hainliğe imza atmayacağı bilinen Kurt'a yönelik bu linç kampanyasının Türkiye'nin geçmiş yıllarda tecrübe ettiği 6-7 Eylül olaylarının başlangıcından ne farkı vardı?
ADETA 'GAZA GELDİK' AÇIKLAMALARI
Adeta 'gaza geldik' şeklinde yorumlanabilecek bu açıklamaların içinde bulunduğumuz koşullarda birlik ve beraberlik anlayışımıza ne denli zarar verdiğini anlamak zor mu?
Kurt'un mecliste yaptığı konuşmayla yazıyı bitirelim. Çünkü artık şuna inanmak zorundayız: Hiç kimse sizin gibi düşünmüyor diye hain değildir. Bu kadar mı gerildik?