Peki, biz bu kurultaydan ne anladık?
CHP ALGILARDA YENİDEN KODLANIYOR
Birincisi; En son söyleyeceğimizi en baştan söyleyelim. Son bir kaç gündür yaşanan ve siyasal algı sistemini yeniden kodlayan CHP açısından tehlikeli bir süreç yaşanıyor. Kurultay üzerinden CHP'nin iç işleyişi ve iç sorunları o denli ulu orta konuşuluyor ki istihbarat almak için özel çaba sarf etmeye bile gerek kalmıyor. Siyasetin güç, kararlılık, otorite ve biraz da korku üzerinden yapıldığı ülkemizde CHP'nin dışarıya yansıttığı tablo zihinlerde güçsüz, kavgacı, uzlaşı bilmeyen bir parti olarak kodlanmasına neden oluyor. Ve ne yazık ki bu sürece kendine CHP'li diyenler büyük katkı sunuyor. Bu süreci CHP düşmanları planlasa ve sistemli şekilde çalışsa bu denli başarılı olamazlardı. Bizim artık herbokolog adını verdiğimiz 'enteller' sayesinde CHP'nin algı sistemini yeniden kodlayan süreç yaşanıyor. Bu artık sadece CHP'ye değil sol siyasete zarar verir boyutlara ulaştı.
TÜRK SOLU UZLAŞMA KÜLTÜRÜNÜ UNUTTU
İkinci diğer konu da şu ki; ben liderden ziyade sosyal demokratların ve solcuların henüz üzerinde uzlaşabildikleri genel politikaları da belirleyemediğini düşünüyorum. O kadar geniş bir yelpaze içindeki ülkemizdeki sol, herkes kendine göre olaylara bakış açısı sunuyor. Kendisine solcuyum diyen 4 kişiyi bir masa etrafında toplayın. Asla uzlaşılamayan onlarca politik durum gözlenir. Tek uzlaşılan nokta 'birilerine karşıtlık' üzerinden olur. Ama artık bunun yetmeyeceği gün gibi ortada.
HERKES KENDİ KAFA YAPISINA UYGUN LİDER İSTİYOR
Üçüncüsü; çok tartışılan ve ne yazık ki iktidarlığı meşru zeminden kayan bir Genel Başkan fotoğrafı ortaya çıktı. Belki de çok saygın bir yerde anılarak görevi kendiliğinden bırakması siyasi tarihe çok yakışabilirdi. Çünkü liderler sorgulandığı zaman otoritesini kaybeder. Adalet Yürüyüşü onun Türkiye soluna muazzam bir katkısı oldu. O zemin içinde yeni kadrolar ile hareket edilebilir, değişim ile toplumsal muhalefet örgütlenebilirdi. Çünkü henüz uzlaşma ve politika üretememe sorunu CHP'de ve solda yok. O yüzden liderler herkes tarafından sorgulanıyor. Çünkü herkes, her üye kendi kafa yapısına uygun lider görmek istiyor. Ama uzlaşma kültürü olsa, politikalar üretilse o politikalara uygun kadrolar ve liderler belirlenebilir. Dolayısıyla aslında sorun Kemal Kılıçdaroğlu da değil burada.
KURULTAYDA POLİTİKA ÜRETİLMEDİ
Dördüncü nokta şu; Bu kurultayda hangimiz politika duyduk? Örneğin CHP'nin tarıma bakışı ne? Yabancı yatırımlar konusunda, yatırım teşvikler konusunda, genç işsizlik konusunda, enerji politikaları konusunda ne konuşuldu? Seçmene, Türkiye'ye, dünyaya hangi mesaj verildi? Kurultaylar bu işe yarar? Ama ne yazık ki CHP'de hesaplaşma günü olarak algılanıyor. Sonra da ortaya bu fotoğraf çıkıyor. Oysa belirlenen parti politikaları doğrultusunda uzlaşı sağlamak ve kadroları buna göre belirlemek gerekiyor.
Şu an CHP'nin içinde bulunduğu durum gibi değil.
Bu kurultay sonucunda CHP;