Bir şehirin sanatta yerine bakmak için; o şehirin tiyatrosu, müziğin her türünde konserlerin olup olmadığına, karma sergilerin açılıp açılmadığına, kitapçı dükkanlarının yeni çıkan kitapları takip edip etmediğine kadar o şehirde sanat basınına, sanat yazarı ve sanat eleştirmenleri olup olmadığına da bakılır. Çünkü; sanat yazarı ve eleştirmenleri o şehirin tiyatro, konser, sergi salonları gibi sanatın alt yapısını oluşturur.
Sanat yazarı, sanat eleştirmeni; sanatçı, eseri ve alımlayanı arasında bağı kurar, eser ve sanatçıyı tanıtanıdır. Sanatın boşuna yapılmadığını anlatandır. Sadece bunlar değil. Sanatın ve sanatçının sorunlarını da gündeme getirenlerdir.
Eskişehir, üç üniversitesinde; edebiyattan sinemaya, resim heykelden tiyatroya, müziğe, animasyondan cam sanatlarına, sanat tarihinden sanat bilimine kadar sanatın her alanında sanat eğitimi yapılıyor ve sanatın her alanında sanat eğitimcileri olarak ülkemizin önemli sanatçılarının da bulunduğu şehirdir. Sanat eğitimcilerinden sanat öğrencisine kadar bunlar Eskişehir’de sanat etkinliklerini yaratıyorlar. Ayrıca Eskişehir’de üç belediye var. Bu üç belediye Şiirden, Çocuk ve Gençlik Tiyatrolarına, Pişmiş Toprak’tan Ahşap Heykel’e, Cam Sanatına kadar uluslararası festivaller düzenliyorlar. Belediyelerin Tiyatroları, Senfoni Orkestraları, Caz Toplulukları, Türk Sanat ve Halk Müziği Koroları var. Her gün onların etkinlikleri yansıyor şehire. Valilik ve İl Kültür Müdürlüğünün de etkinlikleri oluyor. Bir de sivil sanat kurumları, sanat dernekler var. Onlarda ulusal edebiyat ve plastik sanatlarda ciddi etkinlikler gerçekleştiriyorlar. Onların da dört tane uluslararası etkinliği, dokuz tane de ulusal etkinliğini sayabiliriz. Ayrıca dünyada bile sayıları sayılabilinecek kadar olan Karikatür Müzesi, Çağdaş Cam Sanatı Müzesi, Moda Tasarım Müzesi gibi önemli müzelere de sahip Eskişehir. Hatta TÜYAP kitap fuarları gibi büyük kitap fuarları düzenleniyor.
İşte böyle bir Eskişehir’in kültür-sanat alanında yazılarımla bir pencere açıyorum
Eskişehir’de sanat mevsimi okulların açılmasıyla başlar. Okulların tatile girmesiyle kapanır. Tiyatrolar, konserler perdelerini tüm dünyada olduğu gibi, Eskişehir’de de hep 1Ekim’de açılıyor. Festivaller de Ekim de başlıyor. Bu yıl Eskişehir’de sanat mevsimi biraz öne çekilerek 2 Eylül, Eskişehir’in düşman işgalinden kurtulduğu, Kurtuluş Günü’nü kutlamasıyla bütünleştirildi. 2 Eylül’ün daha coşkulu etkinliklerle kutlanması, hepimizin beklentisi idi, Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce; Eskişehir’in gerdanlığı denilen, Adnan Menderes’in 1950’ler de uçaktan Porsuk’u görerek, “Eskişehir’i Türkiye’nin Paris gibi sanatın merkezi yapalım” dediğini biliyor olmalı, Porsuk’u Eskişehir’in sanatta merkezine koyarak “Uluslararası Eskişehir Porsuk Festivali”ni düşünmüş, ekibiyle hazırlamış ve Eskişehir’in övünç duyduğu ETİ grubunun da sponsuğunu da alarak hem de anlamlı günde festivali başlatmış olması güzel bir başlangıç oldu. Tepebaşı Belediyemiz de Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumunun (Festival) 18.sini gerçekleştirdi. Odunpazarı Belediyemizde Eylül ayı içersinde 11.Uluslararası Cam Festivaline hazırlanıyor.
(Yenigün Gazetesi'nden alıntıdır.)