Türkiye’de, hata tekrarına izin verilen sanırım birkaç meslek var…

Bunlardan bir tanesidir belediye başkanlığı…

Bir diğeri de futbol hakemliği…

Eleştirilseler de sağır sultanı oynar bazıları!

Benzeri şeyleri yazdık, söyledik diye, ES TV programları, köşe yazıları, sosyal medya canlı yayınlarımızdan hemen sonra serzenişlere de maruz kalabiliriz… Kaldık da önceleri!

Bizleri yakinen takip edenler bilir… Söyleyeceklerimi çekinmeden söylüyorum / söylerim… Hep söyledim, yazdım…

Lütfen beni bir şeyi silmem bir şey söylemem ve/veya söylememem için aramayın… Çünkü benim açımdan olmaz, hiç olmadı, olmayacak… Başkalarıyla bu iş olabilir…

Biz devam edelim…

BEDELİNİ ÖDÜYORLAR MI?

Bazı belediye başkanlarının yaptıkları hataların, verdikleri sözlerde durmayanların, aldıkları kararları çiğneyenlerin, idari/mali zararların bedelini ödemedikleri algısı yaygındır… Buna rağmen yanlışlar devam eder!

Peki, hata yapan bazı belediye başkanları ve/veya hakemler neden bedel ödemez?

- Bir belediye başkanına görevi kötüye kullanmaktan 4483 sayılı Kanun gereğince, savcıların soruşturma başlatabilmesi için İçişleri Bakanlığı'nın izin vermesi gerekiyor… (Bu bazen bürokratik koruma gibi algılanabilmektedir)

- Bu bazen siyasi olabilir…

- ‘Rücu’ Mekanizması çoğunlukla yavaş işler…

Misal; Bir belediye başkanı hatalı bir karar verdi, (Örn; bir kişiyi haksız yere işten çıkardı ve/veya işten attı veya işten çıkmaya zorladı... Usulsüzlük yaptı, esnaflara kan kusturdu, konserlere para akıttı, ya da olmayacak bir işe imza attı, ihale, imar vb. kamu zararı oluştu) bunun sonucunda da belediye bütçesinden milyonlar ödendi…

Hukukta ki karşılığı bu zararın /paranın hatayı yapan başkandan tahsil edilmesi (yani rücu edilmesi) gerektiği yazar…

Peki, bazen ne oluyor? Yazalım…

- Mahkeme süreçleri uzadıkça uzuyor… Hatta başkanın görev süresi doluyor, mahkeme sonuçlanmıyor (örnekleri var) Maalesef kanunlarda ki boşluklardan dolayı bu zararlar başkandan rücu edilemiyor /tahsil edilemiyor…

Yırtılan yine Hacı Bekir’in yani vatandaşın yakası oluyor… Bizim verdiğimiz vergilerden ödeniyor… Sonrasında zaman aşımı vs…

- Hele ki bazıları var, oy attığı, seçtiği kişileri savunduğu kadar vatan toprağını savunmuyor! Kendi belediye başkanları yıpranmasın diye, 4 maymunu oynuyor tüm hataları örtbas etme veya savunma eğilimi gösteriyor, Allah cc böylelerinde şifasını versin!

YARGI MI? SANDIK MI?

Ülkemizdeki siyaset, daha doğru ifadeyle bazı kişilerin algıladığı siyaset bunun yargı yoluyla değil de, sandık yoluyla bedelini ödetmekten bahsediyor… Birde bu fikri başkalarına bulaştırıyor… Bu eskiden bir nevi pansuman çözümdü!

Kaldı ki son zamanlarda bana dokunmayan yılan misali, ya da menfaatçilerin, yalaka, soytarı ve yavşakların giderek çoğalmasıyla bu bedelde sandıkta ödenmiyor…

Anlayacağınız yapılan yanların ‘kar oğlu kar’ kalıyor…

HUKUK DİYOR Kİ!

- Kanunlara göre, belediye başkanlarından pekâlâ kamu zararı tazmin edilebilir…

- Cezai işlem uygulayarak, hapis/görevden uzaklaştırma yapılabilir…

- T.C İçişleri Bakanlığı tarafından görevden alınabilir…

Hafazanallah bunların bazılarının (bazı belediye başkanlarına) yapılmıyor algısı adalete olan güveni de zedelediği güçlü iddia olarak kamuoyunda tartışılıyor…

BELEDİYE BAŞKANI VE HAKEMLERİN AYRILDIĞI NOKTA!

- Belediye başkanlarını hakemlerden ayıran özellik ve en büyük avantajları ise, kişilerin / kurumların kendilerine dokunduklarında ses çıkartabilmeleri…

- Para ile kalem ve/veya yalaka satın alabilmeleri…

- Hatta bazı densizlerin cebir uygulatabildiklerini de duyuyoruz… (Matematikte ki değil)

- Emrinde(!) çalışan onlarca, yüzlerce, belki de binlerce çalışanını kendi çalışanı gibi kullanıp avantaj sağlamaya devam etmeleri…

- Koltuğun gücünü kendi gücü bilmeleri!

Hakemler ise öyle mi! Hata yap, malum birkaç takım harici karşı takımların canını yak! Malum takım puanlar almaya devam etsin, diğerlerinin canı yansın vb. sosyal medyadan hakaret edenler avukatları tarafından takip edilsin /mahkemeye verilsin vs vs vs… Bunlar iddia ötesi yazılıp çizilenler!

Buraya kadar yazdıklarımız yaşanan pek çok olayın özeti…

Gördüğünüz gibi bir belediye başkanı ve/veya hakeme bakış açısı herkese göre değişkenlik gösterebiliyor…

Bunun adı menfaatine göre gönüllü bölünmüşlük te denilebilir…

Böl, parçala, yönet zamanı gelince yut…

Hata yapsan da sorgu sual yok!

Etraf 4 maymundan geçilmiyor…

Bunu da iyi biliyor kast ettiğimiz bazı başkanlar!

Kast ettiklerimiz kendilerini merkepler gibi bilirler!

Daha önce dile getirdiğimiz için dile getirmekte beis görmüyorum…

Lafın tamamı da çocuklara söylenir…

Anlayana sivrinsek saz,

Anlamayana tüm enstrümanlar az…

Ves’selam…


(Yenigün Gazetesi'nden alıntıdır.)