Yıl 2009 seçimleri öncesi…
Büyükerşen CHP ye geçecek mi, geçmeyecek mi tartışmaları gündemdeydi.
Basında, köşe yazarların her gün konuşulan konu başlıkları buydu.
CHP genel merkezlerine gidildi, genel başkan Deniz Baykal’dı. Daha öncesi onur Öymen Ankara’da buluşma ayarlamıştı..
Büyükerşen’in CHP’ ye geçmesi artık an meselesiydi. Törenler bile planlanmıştı. CHP’nin içinde bir klik Büyükerşen’in geçmesinden ciddi rahatsızlık duyuyordu. Bu isimlerden biri de Önder Savdı.
Yaygın medya Büyükerşen’in CHP’ye geçeceğini çoktan manşetlere taşımıştı bile.
Görünmeyen bir el bu geçişi sabote etmişti..
Ya sonrası?
*****
5 Kasım 2006 Pazar günü Bülent Ecevit vefat etmiş yerine, Zeki Sezer genel başkalığına getirilmişti.
Sayın Büyükerşen, bir açıklama yaparak şunları söylemişti; “Eskişehirlilerin arzusu doğrultusunda, eski parti statümü koruyarak, aday olmaya bir kere daha karar vermiş bulunuyorum” deyivermişti...
Yani, DSP’ den aday olmuştu.% 51.50 oy oranı ile 194.945 rekor oy alarak seçilmişti. Tepebaşında Ahmet ATAÇ,% 44.70 oy oranı ile 73 839 bin oyla 2004 yılında kaybettiği başkanlığı almasını bilmişti.
AKP’ nin adayı Murat Canıözer’di..%35.30 oy oranı ile,58.401 oy alarak seçilememişti. CHP’ nin adayı Ayşegül Ünügür’ dü.. % 2,70 oy oranı ile 4.478 oy almıştı.
CHP’nin o günkü il başkanı İsmet Süder’ di..
*****
Fakat Odunpazarı belediye başkanlığı seçimlerinde tam tersi olmuştu. AKP’ den aday gösterilen Burhan Sakallı % 36,50 oy oranı ile, 75.421 oy alarak kazanmasını bilmişti.
CHP’ nin Büyükşehir belediye başkanı olan Rauf Aydın Güngör % 2,70 oy oranı ile 10.398 oy almıştı..
AK Partinin adayı olan Hasan Gönen % 37,10 oy oranı ile 140.582 oy almıştı.
MHP’ nin adayı olan Ahmet Vural Büyükşehir belediye başkanlığında, % 5.70 oy oranı ile. 21.503 oy almıştı.
******
CHP odunpazarında güçlü..
Seçmen tabanın önemli bir bölümü sosyal demokrat, demokrat, Atatürkçü, liberal. Sizin anlayacağınız ortaya karışık..
Yerel seçimlerde kazanamaması söz konusu değil.
Yıl 2009 ODUNPAZARI BELEDİYE başkanlığı seçimleri..
DİKKAT! BİR KIRILMA NOKTASI..
CHP’nin Başkan adayı ERMAN GÖLET gösterildi. CHP’ de tabanın aday olarak beklentisi gerçekleşmişti.
Uzun zamandan beri buna hazırlanıyordu.
Arada bazı diplomatik sayılabilecek görüşmeler olmuştu.
Fakat o da ne?
DSP’ de son anda karşısına aday çıkartıyor?
Yapmayın, etmeyin!… Oylar bölünür ve AKP kazanır. Dinleyen kim?
DSP’ nin adayı Jale Nur SÜLLÜ.
Kızım odunpazarı sana emanet.
Sonuç kazanan AKP..
Hani oturduğu yerden fetva veren köşe kadıları…
Nerelerdesiniz?
JALE NUR SÜLLÜ’ şimdi 2. Dönem milletvekili..
Ulufe, hocadan hediye..
*******
Erman GÖLET, İMO başkanlığından istifa ederek CHP’ nin il başkanlığına aday olur ve seçilir..
Büyükşehir belediye başkanı ziyaret edilir.
Bakın bu ziyarette CHP il başkanı Erman GÖLET şu mesajı vermişti:
"Sayın Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen ile yol arkadaşı olmaktan çok mutluyuz.
Eskişehir, başkanımız sayesinde çağdaşlığın simgesi olmuştur. Hep birlikte, şehrimiz ve ülkemiz için en iyi şekilde hizmet edeceğiz. Yaklaşan seçimlerde partimizi iktidara taşımak içi çok çalışacağız".
Hatırlatalım dedik…
GAGALAMA KÜLTÜRÜ PARTİLERİMİZDE ALIŞKANLIK YAPMIŞTIR..
“Gagalama kültürü” oldukça yağındır siyaset arenasında. Gagalanmayan yok gibidir.
Siyasetle uğraşanlara sorarsanız muhakkak sizlere nasıl “gagalandıklarının” hikâyelerini anlatırlar.
Gagaladıklarını da anlatırlar.
Her partide bir gagalama merkezi vardır.. En çok ta, “gagalama merkezlerinde” insanın başına gelir.
Kongre öncesi, seçimler öncesi “gagalamanın en üst seviyeye” çıktığı zamanlardır.
Acaba beni kim gagalayacak?
Merak edilen budur!...
Ama gagalayanlar hep bellidir.
Onların gagalamak hakları vardır.
Gagalama hakları ellerinde olanlar, kalem ellerinde listeleri yapanlardır.
Danışmanlarına sorarlar; Gagalama sırası kime gelmiş?
******
Aslında dünyada da bir, gagalama düzeni var.
Bu düzen içinde gagalanmak için bekleyenler var, buna gagalama sırası olgusu diyorlar.
Partilerde de kesin çizgilerle çizilmiş asil gagalar’ sınıfları vardır.
Kendi aralarında bu sıralamada en başta asil gagalar olmak üzere, orta gagalar, alt gagalar ve nihayet ezik gagalar yer almaktadır. Bazıları gagalarını düzeltmek için estetik operasyon bile oldular..
****
Bazılarımız doğdukları gün, bazılarımız yaşamlarının çeşitli dönemlerinde, çeşitli gagalama sınıfları arasında yerlerini alıyorlar.
Politika bürokrasisi, iktidardakiler, milletvekilleri, medya patronu, popüler köşe yazarları, belediye başkanları, zengin işadamları daha yukarı kademelerden sıralarına göre alttakilerini gagalıyorlar.
*****
Toplumda insanların farklı rolleri paylaşması ve üretim süreci ile ilişkilerine göre bir “gagalama düzeni” nin ortaya çıkması kaçınılmaz olmaktadır.
Bütün insanlar eşittir, ama bazıları daha eşittir. Bunlar “gagalama” monşerleridir..
Gagaklama işletmesi konusunda fetva verirler…
Gagalama düzeni bir egemenlik hiyerarşisidir aslında.
Belli örgütlerde ve kuruluşlarda ağır basan bir yetki, statü ve ayrıcalık hiyerarşisi olarak tanımlanmaktadır.
Bu hiyerarşik düzen içinde her birey, kendi altındaki bireyleri ödüllendirme, cezalandırma, disipline etme yetkisine ve hakkına sahiptir.
14 Mayıs’ da yapılan seçimlerde “halkın gagaklaması” vardı. Muhalefet anlayamadı..28 mayısta ise çifte gagalama yapıldı.
O gün bu gün CHP’yi tefrikalar gibi ekranlardan izliyorsunuz..
Acaba kim kimi gagaklamış olacak dersiniz?
İşte gagalama düzeni dediğimiz bu.
Kim kimi gagalarsa!...
CHP’ nin hal-i pür melali bu durumda. Gerçi dünya düzeni de böyle..
Şunun şurasında 31 marta ne kaldı..
Siz birbirinizi gagalamaya devam edin beyler!..