Thomas Joseph Barrack.

Trump’ın Ankara’ya atadığı ABD Büyükelçisi. Aynı zamanda, Suriye baş temsilcisi. Lübnan asıllı bir evengelist. Bugünün Thomas Edward’ı. Oda kim demeyin! İsmini Türkler “Lawrence’ı iyi bilir.

Dikkat çekti. Türkiye’deki bütün gelişmeleri çok yakından takip ettiği gibi orta doğuyu da biliyor.

Kürtler konusunda verdiği demeçler var. Suriye’deki Kürt guruplarını kontrol ediyor. PKK’nın silahları bırakma konusunda fiili katkıları olduğu söyleniyor.

Türkiye’nin bu süreçteki “Kürtlerle” yapılan barış sürecini destekliyor.

SURİYE Yönetimi Tom Barrack ne derse onu yapmaya mecbur. Yol haritasında onun planları var.

BİLEREK VE İSTENEREK İRAN’A SALDIRDILAR

İran deyip geçmeyin. Her ne kadar antik, “fars” milliyetçiliği olsa da, İran ve Türkler kardeş halklardır. İran Kültürel hayatı çok zengindir ve Türkmenlerde çok etkilenmiştir. Büyük Selçuklunun hâkim olduğu kurucu dönemlerden, Osmanlıya, Cumhuriyet döneminden bu güne kadar sıkı ilişkilerimiz ara sıra teklese de süregelmiştir. Osmanlı dili demek, büyük oranla farsça demektir.

İran siyasal tarihi ve Türk tarihinin kaderi ortaktır ve birçok benzerlikleri göreceksiniz. Ortak kaderimizdir. Siz okuyun. Mukayese edin.. Aaa diyeceksiniz bizde de bunlar oldu..

RUSLARIN İŞGALİ

19yüzyılda çok fazla olay oluyor İran’da bence bunları iyi görmemiz lazım. Rusya ve Kafkas tarihini, Orta Asya tarihin çok iyi bilinip öğrenilmesi gerekiyor. Tırışkadan doldur boşalt palavra tarih yerine, mukayeseli bir analitik tarih okumalarını yapmanız gerekiyor.

Neden bunları yazıyorum.

Çünkü siyasi liderlik ve iyi bir entelektüel gazetecilik yapmak istiyorsanız bunları bilmeden olunmaz da ondan. Bunların bir bölümü politik veaskeri olaylar.

İran’ın ilk yenilgisi ve 1813 ve 1828 Gülistan Antlaşması ve Türkmen çay anlaşmasıdır..

Türkmen çay Anlaşması bir tür İran'ın “sevr-i” anlaşmasıdır. Ruslarla, İranlılar savaşıyor ve Ruslar İran’ını ağır bir yenilgiye uğratıyorlar.

Anlamadığım şu. Neden lisede doğru dürüst bir Türk ve Osmanlı siyasal tarihi ile Cumhuriyet tarihi okutulmuyor. Mesela küçük Kaynarca ve Ayastefanos Antlaşması. Neden ve sonuçları ile birlikte ezbere bilinmesi gerekiyor. Yoksa Osmanlının ne yıkılışını, nede istiklal harbini anlayabilirsiniz!.

Ne sevr’i ne de LOZAN’ ı kavrayabiliriz..

İRAN NEDEN BU HALE GELDİ?

Onların imtiyazlı molaları vardı.

İngilizler tarafındanşah yapılan Muhammed Rızaları vardı.

Şah’ları vardı.

MİLLİCİ MUSADDIK BAŞBAKAN

Avrupa ya giderek Fransa’da ve İsviçre’de çok iyi derecede eğitim almış, asil bir sülalenin evladı olan Musaddık İran’a gelir. Siyasi mücadeleler ve hapislerle geçen yaşamında kader onu başbakan yapar

İlk millici vatansever başbakan. Seküler eğitim, demokratik yaşamda önemli ataklar yapar ama, mollalar bu gidişten pek memnun değildir. Çünkü avantaların önemli bölümü bu “ŞİA” molalarının tekelindedir ve imtiyaz sahibidirler.

Musaddık, bağımsızlıkçı, milli karaktere sahiptir. Bu yüzden halkın, İran'ın yararına çalışmaya başladı.

PETROLLERİ MİLLİLEŞTİRİYOR

Parlamento tarafından seçilen Musaddık, Başbakan olur olmaz ilk icraatı İngilizlerin tehdit ve şantajlarına boyun eğmeden, İran petrollerini elinde tutan,Anglo-IranianOilCompany’yi tasfiye ederek kamulaştırır ve İngiliz teknisyenlerini yurt dışına çıkararak millileştirir.

Yıl 1951.

Bunları yapınca, Şah huzursuz oluyor. Zira onu oraya İngilizler getirmişti. Başbakan Musaddıkıdevirme planları yapılmaya başlanmıştı. Şah taraftarları ve mollalar birlikte hareket etmeye başlamışlardı. Musaddık’ a vatan haini, Komünist damgası yapıştırmak gerekiyordu. Bunun için,CIA ve MI6 devreye girdi. Savak ile birliktemüthiş bir propaganda algı yönetimini gerçekleştirdi.İşbirlikçi şah taraftarları ve mollaların önde gelenleri ile birlikte halk ayaklandırıldı ve Musaddık’ a darbe yapıldı.

Ve tutuklatılarak ev hapsi verildi..

İran neden bu hele geldiğini neden ve sonuçlarını kavrayabilmemiz için, analitik siyasi tarihi, çok ama çok iyi idrak etmemiz gerekiyor. Belki ancak o zaman polyester tarihçilerin ve politika yapıcıların, din tüccarlarının palavralarından kurtulabiliriz.

LOZAN BİZİM VARLIĞIMIZ

Batı emperyalistlerinin neden Mustafa Kemal Atatürk’e olan saldırdıklarını anlayabiliyormusunuz?

Neden, sıra Türkiye Cumhuriyetinde dediklerini anlayabiliyormusunuz?

Neden, 100 yıllık parantezi kapatmak istediklerini kavrayabiliyor musunuz?

Bütün mesele bu.

Emperyalistlerin unuttukları şu.

Asil kanda mevcut olan direniş ruhudur. Onu satın alamazsınız…



Mustafa Kemal Paşa TBMM’de Nutuk’u okurken.
Ankara, 15-20 Ekim 1927

TBMM’deki Mustafa Kemal’in 6 gün süren, NUTKU günde 6 saat ayakta okuyan Mustafa Kemal’i anlayabiliriz.

Millî demek budur.

Anti emperyalist duruş budur..

Millî cumhuriyet budur.

Çağdaşlık budur.

O zaman LOZAN’ı idrak edebiliriz.

Altındaki imza, Mustafa Kemal Atatürk’ündür. İran neden bu halde diye sorarsanız, onların Mustafa Kemal ATATÜRK’ü yoktu.