Covid-19 salgını ile birlikte birçok alışkanlığımızın yerini yeni alışkanlıklara bırakmaya başladığı gerçeği ile karşı karşıyayız. Bunların en başında da beslenme alışkanlığımız geliyor. Örneğin artık dışarıda yemek yemiyoruz. Market alışverişlerimizi daha dikkatli ve titizlikle yapıyoruz. Marketlerde de alınan birçok tedbir dikkat çekiyor. Örneğin artık herkesin elini değeceği şekilde meyve-sebze satışı gerçekleşmiyor. Meyveler-sebzeler poşetleniyor. Herkesin elinin değdiği gıdaları tüketmeyi de kimse istemiyor.

Ancak buna rağmen hala ekmek açıkta satılmaya devam ediyor. Oysa tedbirlerin alınarak bu tip gıdaların açıkta yasaklanmasının önüne geçilmesi gerekir. Çünkü hijyen artık çok çok önem arz ediyor.

Dün Odunpazarı Belediyesi tarafından bu konuyla ilgili bir haber paylaşıldı. Zabıta ekipleri tarafından kurallara uymayan işletmelere 5326 sayılı Kabahatler Kanunun 32. Maddesi ve 1593 sayılı Umum Hıfzısıhha Kanunu 282. Maddesi gereği yasal işlem başlatıldığı duyuruldu. Örnek olması ve daha geniş şekilde denetimlerin arttırılması gerektiğini düşünüyorum. Özellikle içinde yaşadığımız bu dönemde ki normal dönemler için bile doğrusu budur, açıkta ekmek satışının yapılmaması gerekir. Herkesin elinin değdiği bir tüketim maddesini kim alıp tüketmek hatta onu yemek ister?

Belediyelerin bu yöndeki denetimlerin aralıksız sürmesi ve düzenli periyotlarla kamuoyunu bilgilendirmesi yerinde olur. Nasıl ki esnaf, dükkanını açamadığı zaman devletten destek bekliyorsa aynı esnaf zor günlerde de üzerine düşen tüm sorumluluğu yasalara uygun şekilde yerine getirmelidir.

***

MASKELER NEDEN BELEDİYELERE DAĞITTIRILMAZ?

Hükümet maske takmayı zorunlu hale getirdikten sonra ilk önce paralı ama uygun fiyatta olacağı söylenen maskeleri PTT aracılığı ile evlere ücretsiz dağıtacağını duyurdu. Bu ilanın ardından da PTT'nin sipariş hattı çöktü. Maskelerin bedava dağıtılması fikri oldukça yerinde ve sosyal devlet anlayışına uygundur. Bu maskelerin vatandaşların evlerine götürülmesi düşüncesi de evde kal çağrısına yöneliktir. Yerinde ve doğru bir uygulamadır.

Ancak görünen şu ki gerek dağıtımda gerekse de sipariş alımında ciddi bir sıkıntı olacağı aşikardır ve ortadadır. İnsanların çoğu sipariş bile veremezken PTT'nin gerek lojistik gerekse insan kaynağı ile bu siparişlerin altından nasıl kalkacağı açıkçası soru işaretidir.

Yerel yönetim dediğimiz zaman ilk akla gelen belediyeler dururken bu işlemin PTT kanalı ile yapılması açıkçası at varken eşeğe binmeye benzer. Hem ilçelerin hem de beldelerin yapısını belediyelerden daha iyi bilen ve tanıyan başka bir yapı daha belki de yoktur.

PTT'nin alacağı siparişi belediyeler alabilir, PTT'ye sevk edilen maskeler belediyelere sevk edilip dağıtım işini belediyeler çok daha hızlı ve seri şekilde bitirebilir.

Gerçekten de bu ücretsiz maske dağıtım işini neden belediyelere yaptırtmıyorlar? Bilen var mı?

Böylesi bir kriz döneminde işin içine siyaset girmiş olamaz sanırım, değil mi?