Deniz Çağlar Fırat yazdı.

Kaç gündür Eskişehir'de bir furya… Sinan Özeçoğlu'nu eleştirme furyası. Neymiş, bırakıp gidiyormuş, neymiş kaçıyormuş. Bu eleştirileri duyunca insan aklını sıyıracak gibi oluyor.
Toplumumuz balık hafızalı bunu biliyoruz da bu kadar da olmamalı.
Eskişehir'de hiç kimsenin kılını kıpırdatmadığı bir zamanda gitti, basketbol gibi bir spor dalına büyük yatırım yaptı. Hiç kimse yoktu yanında. Kendisine güvenen birkaç arkadaşı ile 'kente basketbol kültürü kazandıracağım' dedi ve işe soyundu.
Kıyamet koptu ilk başlarda. Bir tutuşma… 'Ne gerek var basketbol yatırımına, Es-Es'e destek olsaydı ya', demeler…
Yılmadı, eleştiriler karşısında hep sessizliğini korudu.
Kendi cebinden bu kente basketbol takımı kazandırdı. İsmini de Eskişehir Basket koyarak. Alt ligde oynarken bile gitti nesine.com ile muazzam sayılabilecek bir anlaşma yaptı, sponsorluk dersi verdi.
Sonra oyuncuları getirdi kente. Ve ilk yılında play-off şampiyonu oldu. Ö
yle kolay kolay olunmuyor bu işler, bilen bilir. Kim vardı yanında? Hiç kimse…
Tek başınaydı, biletinden salonuna, idmanından kağıt küreğine kadar kendi çabaladı, yanındaki iki-üç arkadaşıyla. Birdenbire ismi yıldızlaştı ve o esnada Es-Es çöküşe geçti.
Göz göre göre beklenen yangın Es-Es'i sardı. Hiç kimse yoktu takımı alacak. Yokum, diye herkes çekilmişti kenara. Takıma transfer yasağı bile gelmişti. Bütün kent Sinan Özeçoğlu diye bağırmaya başladı, 'gel kurtar takımı.'
Gazeteler yazdı, sosyal medya yıkıldı.
Özeçoğlu, adeta başkanlık koltuğuna bütün kent bileşenlerince oturtuldu. İlk icraatı dosyaları incelemek oldu. Olur, şey değil, borç almış başını yürümüş, '10-15'e transfer işi çözülüyor' denmişti, 30'a bile çözülmediği ortaya çıktı.
Oyuncular dağılmıştı.
Dümenin başına geçti, giden oyuncuların hepsi ile görüştü, onları ikna etti. Süper Lig'e giden oyuncular bile Sinan Başkan ile konuşunca geri geldi. Takım korundu. Kendi cebinden 12 Milyon Lira koydu masaya ama dedi 'Bir şartım var, destek şart. İktidarı, yereli desteklemeli.'
'Tamam' dendi.
Gel zaman git zaman, 10-15'e transfer çözülüyor diyenler, desteğe tamam diyenler çekildi kenara. Sinan Özeçoğlu, çıkıp çıkıp anlattı; 'Bu böyle sürmez. Böyle konuşmamıştık. Bu sürdürülebilir bir borç değil.'
Dinlemediler. Ve ilk başarısızlıkta suyun altını yaktılar. Su kaynamaya başlamıştı.
Özeçoğlu'na eleştiriler yükselmeye başladı.
Daha 5 ay öncesinden kimsenin talip olmadığı koltuğa oturmasaydı kayyıma gidilecekti, unutuldu.
Ve Sinan Özeçoğlu 'Yokum' dedi. 'Ben bu şekilde duramam'
'Bir şehir, bir kent destek vermiyorsa, hem cebimden verip hem de burada eleştirilemem…'
Eskişehir Basket'in başına geçti, aynı durum orada da devam etti. Takım Avrupa Ligine kalmıştı, hedef büyümüştü ama para yoktu. Ama şehir yine her zaman olduğu gibi 'armut piş, ağzıma düş' beklentisi içindeydi.
Ve içi kan ağlayarak, Eskişehir'e kazandırdığı basketbol takımına da veda etti.
Şimdi loca bile almayan, cebinde kombinesi bile olmayanlar, Özeçoğlu'nun yaptıklarını unutmuş gibi onu eleştiriyor.
İnsan soramadan edemiyor, sahi ne yaptı cidden bu Sinan Özeçoğlu size?
Alıp veremediğiniz ne kendisiyle?
Her mikrofonu eline alan Özeçoğlu'nu eleştiriyor…