Zafer Çatel yazdı.

Şimdi,porsuk meselesi neden önemli?
Çünkü porsuk demek, ESKİŞEHİR için yaşam demektir. Gidince, çıplak gözle gördük... Ekolojik dengenin nasıl mahvolduğunu. Sularda ki çekilmeden yararlananlar oralara 'ekin' ekmişler, biçmişler bile...

Su seviyesi 'Kritik seviyelerde'...
Barajın su seviyesi % 45'ler de... Yani, erken uyarı. Su sıkıntısına düşebilirsiniz!
Bunun nedeni belli… Polatlıçiftçisinin,'vahşi' sulama yapması. Nedeni de, yeşil yapraklı sebze ekimlerinin yapılması...

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen,
Anlatıyor ;'Porsuk Barajı'nın suyu böyle kullanılmaya devam ederse Eskişehir bu sene hem içme, hem de kullanma suyu bakımından çok büyük sıkıntı çekecek.
'Bir de şimdi Polatlı çıktı. Polatlı'nın hikayesi de sulama. Hububattan çok 'yeşil yapraklı sebze ekimine' merak saldılar. Yeşil yapraklı sebzeler ise çok su gerektiriyor. Vahşi sulama yapıyorlar. Polatlı, hiç umursamıyor, 'Mademki Porsuk var, Porsuk'un suyunu kullanırım' diyor'.Polatlılı çiftçilerin Ankara'daki siyasilere baskı yapıp, onların da DSİ'ye baskı yapması suretiyle, Porsuk'un 'ana yatağındaki suyu açtırmalarıyla' Porsuk Barajı,hızla su kaybına uğruyor. Eskişehirlileri bu sene büyük sıkıntılar bekliyor. Porsuk Barajı'nın sularının Porsuk Çayı'nın ana yatağından da verilmeye devam edilmesi çok büyük ve ciddi sonuçlara neden olacak! Susuz kalmak kaçınılmaz olacak. Eskişehirlilerin oylarıyla seçilen milletvekillerini göreve davet ediyorum. Maalesef Valilik ve DSİ Ankara'nın baskısına dayanamıyor. Polatlı'ların,vahşi sulamayla üç-beş kuruş fazla kazanması için yapılan bu iş hem doğa katliamı, hem de suyun vahşice kullanılmasıdır. Eskişehir'deki bürokrasinin buna kayıtsız kalması bizi üzüyor. Eskişehir halkı da suyu tasarruflu kullanmalıdır. Dedi.
DAMLA SULAMAYA ACİL GEÇİLMELİ...
Çözüm. Damlama sulama yapılması mecburi hale gelmelidir. Vahşi sulama sonucu arıklara fazla verilen sular toprak tarafından emilememekte, buharlaşma sonucu topraktatuzlanma meydana gelmektedir. Bu da toprağın veriminin düşmesine neden olmaktadır. Ayrıca, bitkinin alacağı sudan fazla verildiği için yabancı ot mücadelesi için de gereksiz masraf olmaktadır. Dedi.
PROTOKOLE UYULMUYOR...
DSİ'yle yapılan anlaşmaya değinen Büyükerşen, 'DSİ Bölge Müdürlüğü yönetiminde olan 'Porsuk Baraj Gölü Sularının Kullanım Hakları' konusunda Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ile DSİ arasında belirlenen anlaşmaya göre, baraj sularının % 21'i Eskişehir'in içme ve kullanma suyu olarak, yüzde 36'sı sulama, yüzde 28'i taşkın koruma ve yüzde 15'i de enerji elde etmek için kullanılmayı şarta bağlamaktadır. Yine aynı anlaşmaya göre bu su miktarının 320 milyon metreküp olmasını öngörmüştür. Mevsim nedeniyle, barajdaki kullanılabilir su miktarının 320 milyon metreküpün altında olması halinde barajdan sulama amaçlı miktarda kısıtlama yapılması hükmü de anlaşmada yer almıştır' dedi.
DSİ anlaşmayıihlal ediyor veya politik nedenlerle göz yumuyor. O zaman ne yapılması gerekli? Mahkemeye gidilmesi gerekir. Gidilirse ne olacak?
Hoca'nın yanıtı manidar
-Mahkemeye gideriz. Ama mahkeme sonuçlanıncaya kadar, Porsuk Baraj Göleti'nde su biter!
O zaman,'sular bitmeden yetkililer göreve'!

PORSUĞUN SON HALİNİ AK PARTİLİ YÖNETİCİLERDE GÖRMELİ...
İnanmayanlar, gitsin 'porsuğun' haline bir baksın... Aşağıya kadar insinler. Dolaşsınlar. Ne halde olduğunu,çıplak gözle görsünler.
Porsuk, Eskişehirliler için 'yaşam kaynağı' demektir.Sular çekilince, hayat bitiyor.
KANALETLER ÇATLAK, PATLAK...
Alpu Ovası'na su porsuktan veriliyor. Birçok yerde, DSİ'nin kanaletleripatlak, çatlak veya hiç bakımları yapılmamış. Türkiye'nin birçok yerinde DSİ adeta memur zihniyeti le yönetilince işler bu noktaya gelmiş. İş yapmayan akşama kadar bir kadro yan gelip yatıyor. Eskiden Ülkenin kalkınmasına damgasını vuran önemli, bir kuruluş olan DSİ asli görevlerini çoktan bırakmışlar... Hantal kurumlar haline dönüşmüş durumda... Halk arasında bir laf vardır ya! Devlet su işleri bırak bu işleri...

BİR TARAFTAN KÜTAHYA, DİĞER TARAFTAN POLATLI'DA VAHŞİ SULAMA...
Eskişehir, bir taraftan Kütahya'nın kirlettiği, diğer taraftan Polatlı köylünün kullandığı vahşi sulama ile tehlike altında… İki arada bir derede sıkıştırılıyor...
Milletvekilleri ne yapıyor dersiniz? Vallahi onlara sorun… Ne yaptıklarının ben fark edemedim. Laflardan başka!
DUYARLI OLMALIYIZ...
Duyarlı olan herkesi göreve çağırıyorum. Kullanıcıların, tüketicilerin, ilgili kamu yöneticilerin ve politikacıların el birliğiyle bu işin altından kalkmak için çözüm üretmelerini bekliyoruz. Bu işler, hamasi Nutuklarla olmuyor...

ESKİŞEHİRLİLER PORSUĞUNA SAHİP ÇIKMALI...
Önce, bitkiler ölür.
Sonra, toprak ölür.
Kuşlar bile ölür. Balıklar ölür...
Sonra, İnsanlar ölmeye başlar...
İnsanı yaşat ki Devlet yaşasın!

AVRUPA KENTİ MUCİZESİ...
Profesör Dr. Yılmaz Büyükerşen'in Eskişehir 'ÇAĞDAŞ' şehir mucizesine iktidar sürekli nedense hep 'TÜY'dikiyorlar!
Kurtuluş savaşının öncü kalesi olan Eskişehir,'susuz' bırakılıyor. Çölü yeşerten Büyükerşen'i'köşeye politik olarak sıkıştırmak' istiyorlar.
Eskişehir'e, modern yaşamın yelpazelerini açan, bilim –kültür sanat şehri yapan, Avrupa kenti unvanını kazandıran Büyükerşen'e karşı, bir itibarsızlaştırma kampanyası, görünmez bir el tarafından, sessizce derinden yürütülüyor...
Akılla yönetilen ve vizyon bir kent olan Eskişehir, çağdaş yaşamından uzaklaştırılmak isteniyor. Bunu her alanda tanıklığını yapıyoruz.

ALPU OVASI ELDEN ÇIKARSA?
İlk önce Alpu ovasına tüy dikiyorlar. Bu bölgetarımsal sit alanı olmasına rağmen bu görmezden gelinerek, buraya Termik santral kurmak istiyorlar.
Türkiye'nin en önemli, en verimli ovalarından biri. Tahıl deposu. Birde bölgenin korunması için kararname var. Verimli arazilerin tarım ve hayvancılık amaçları dışında hiçbir yatırım yapılamaz.
Tarımsal SİT alanı.
Birinci derece tarım arazisi...
Kağıt üzerinde kalan ALPU ovasının korunması ile ilgili, 'KHK'yi unutmuş görünüyorlar. Kararlar kağıt üzerinde kalmış. Halkı dinleyen kim?
Bölge olduğu gibi suyunu da porsuktan alıyor.
Porsuk buralara hayat veriyor.

ESKİŞEHİR CEZALANDIRILMAK İSTENİYOR...

Birde, termik santralinin yapıldığını düşünün. Soğutması buradan alınacak suyla veya yeraltı kuyulardan alınacak su ile yapılacak. Bu ne demek? Eskişehir'i susuz bırakmak, tarım dışı bırakmak. Sonra atıklarını Porsuğa deşarj edecekler. Porsuktaki 'yaşam ölecek'!
Bu proje Eskişehir'i çölleştirmek için yapılıyor. Eskişehir'i halkı cezalandırılıyor.
Bunu orada yaşayanlar anlamayabilirler! Yarınlarını düşünmeden sözde milli irade adına İktidar partisini destekleyebilirler. Ama gerçekler çok acı olacak.
O zaman iş işten çoktan geçmiş olacak.

İSTİKAMET ESKİ LABORATUVARLARI...
Su ve Kanalizasyon İdaresi Eğitim Tesisleri binasına gidilerek, burada bulunanlaboratuvarlar hakkında bilgiler alındı. Son sistem bilgisayar kontrollü olarak kurulan laboratuvar, suyungirişinden çıkışına kadar bütün su değerleri ile ilgili parametreleri anlık olarak kontrol ediliyor. Belki de bu başka bir yazı konusu. Laboratuvar şimdi, 'akredite' yetki belgesi almak için bekliyor.
'EKS' ÜRETİMİNDE SORUN YOK...
EKS üretiminde hiçbir sorun yok, stoklarda belirlenen sayıda var. Basında yazılan çizilenler gerçek değil. Su yönetim planları çerçevesinde hazırlanan projeler tek tek gerçekleştiriliyor... Bir başarıda 'Scada-data'nın kapsamlı bir şekilde uygulamasında. Suyun her hareketi, Elektronik ortamda her şey izleniyor.
Kısacası, kamuoyunun pek bilinmeyen projeler büyükşehrin en büyük yatırımcıkuruluşu olan ESKİ tarafından gerçekleştiriliyor. Ama nedense, kamuoyuna pek yansıtılamıyor.
ESKİ'nin biraz kımıldanması lazım...

BÜYÜKERŞEN, BOŞ LAFLARLA OLMAZ...
AK Partinin seçilmiş siyasilerine seslenen Büyükerşen;Eskişehir'de iktidar partisinin belediyeleri istiyorum. Bu sefer alacağız demesi yetmiyor. Bunu nasıl?Yapacağı, Eskişehirlerin geleceği için neler? düşündüğünü projelerle açıklaması lazım. Öyle,'boş laflarla' olmaz bu iş. Boş projelerle de olmaz. Akılcı projeler olması lazım' diye de yol gösteriyor...

BÜYÜKERŞEN, DEDİKODULARA SON NOKTAYI KOYDU!
Ahmet Ataç'ı ve Kazım Kurt' yanına alarak basın mensuplarına poz veren Büyükerşen ve takımı... 'Troyka' 'Bazıları devamlı olarak Ahmet Ataç ile benim aramda geçimsizlik olduğunu söyleyip, partiye zarar vermeye çalışıyor. Belediye başkanları olarak eskisinden daha çok birlik ve beraberlik içerisindeyiz, diyerek,'üçü bir arada'pozverdi. Basına data kılarak, Ahmet Ataç'ın sözünü hatırlattı... 'Hüseyin Baradan, Ey! Gazetecilerçekilin aradan'...
Bizde;çekildik aradan!