2009 Yılını hatırlayalım…

AK Parti, bir önceki seçimde büyükşehiri az bir farkla kaybetmiş.

Buna karşılık hem Odunpazarı’nı hem de Tepebaşı’nı kazanma başarısını göstermiş.

Burhan Sakallı Odunpazarı’nda kazanıp iş başı yaparken;

Sivrihisarlı Tacettin Sarıoğlu, Tepebaşı’nda belediye başkanlığı koltuğuna oturmuş.

Görev sürelerini tamamlayan ikiliden Sakallı, 2009’da bir kez aday olup seçimi yeniden kazanıyor.

Ancak!

Mevcut Başkan Tacettin Sarıoğlu, Ahmet Ataç gibi çok güçlü bir isme karşı kazanmasına rağmen yeniden aday gösterilmiyor.

Çok iyi hatırlıyoruz o günü…

Bir Eskişehirspor maçıydı.

Tacettin Hoca, maçın ilk yarısında yeniden adaylığının tebriklerini kabul ediyordu.

Fakat devre arasında gelen ‘aday isminin değiştiği haberi’ sonrasında maçın ikinci yarısında ise tesellileri dinliyordu.

Sarıoğlu yerine son dakikada Murat Canözer aday yapılmış, Sarıoğlu’ndan kazandığı seçim zaferine rağmen vazgeçilmişti.

Bu değişiklik sandığa tam etki yaptı.

Ahmet Ataç, rakibine tam 10 puan fark atarak kolayca seçim galibiyetine ulaştı.

AK Parti ise elindeki belediyeden oldu.

Gelelim bugüne…

O gün hakkı çok büyük şekilde yenen Tacettin Sarıoğlu yeniden aday oldu.

Ancak bu kez Yeniden Refah Partisi’nden.

Bunun anlamı çok açık!

Sarıoğlu, hem geçmişten gelen şahsi oylarının varlığı hem de partisinin yükselen trendi ve hatta AK Parti küskünlerinin seçeneği olacağından AK Parti için çok büyük bir handikap oluşturdu.

Tüm bu oyların toplamının zarar vereceği tek kurum elbette AK Parti!

Sarıoğlu’nun adaylığı demek, Tepebaşı’nda AK Parti oylarının bölünmesi demek…

Bu da Sarıoğlu’na geçmişte yapılan büyük vefasızlığın bugünkü sonucu değil mi?

**************

EKONOMİ ANLATILANDAN DA KÖTÜ!

Arkadaşımız Berivan Halis, öyle bir haber yapmış ki;

“Ekonomiyi birkaç cümlede özetlemeye yetiyor”

Haber okuyanlar hemen bilecek…

Konu kaliteli ürünlerden arta kalanlara başlayan yoğun talebi içeriyor…

Örneğin kırık peynir!

Tenekede kalan kırık peynirlerin bir araya getirilerek satılması işidir.

Fiyatı iyi peynire göre hesaplıdır.

Dip zeytin veyahut.

Ağaçtan kendiliğinden düşer, işlenerek sofraya gelen zeytine göre kalitesizdir hatta tadı da acıdır.

Bu yüzden fiyatı epeyce düşüktür.

Berivan’ın haberinde konuşan şarküteri işletmecisi şunu söylüyor;

“Dip zeytinle normal zeytin arasında 100 lira fiyat farkı var.

Dip zeytin bu yüzden büyük ilgi görüyor.”

Ekonomik buhranın en ağır seyrettiği Türkiye yıllarını hatırlıyoruz.

Yumurta almanın bile çok zor olduğu yıllar.

“Kırık yumurta” epeyce meşhurdu o yıllarda.

Çünkü kazaya uğramış, bir şekilde bütünlüğünü kaybetmiş yumurtanın satılmaması gerekir.

Ancak yine de satılır, çok ucuz fiyata evine yumurta götüren vatandaş da o yumurtayı tüketirdi.

İşte yine o günlere gelmişiz.

Ve maalesef ki kırık yumurta arayıp soran insanların sayısı epeyce çoğalmış…

Kısacası;

Zor günler geçirdiğimiz ekonomik atmosferde aslında işlerin anlatılan da çok daha zor olduğunu anlıyoruz Sevgili Berivan’ın haberinden…

İş artık kırık peynir, kırık yumurta için sıraya girme günlerine geldiyse işler sahiden de çok kötüdür…

Umarız şu günler hemen biter...

***********

ASGARİ ÜCRET İLK AYDAN ERİDİ

Önceki gün Ticaret Odası’nın Meclisi vardı.

Mecliste bazı kalemlerde fiyat artışları yapıldı.

Yeni dönem tabiriyle, “Fiyatlar güncellendi”

Ekmek fiyatında yapılan artış son derece makuldü.

Sadece 1 lira artan ekmeğin fiyatı 8 Lira oldu.

Bu anlamda Eskişehir’in ticaret dünyasına vatandaş adına teşekkür edelim.

Gelelim diğer kalemlere…

Alt alta yazalım her birini…

17,5 Lira olan kafedeki çay fiyatı 22,5 Liraya çıktı.

43 Lira olan tost fiyatı 60 liraya yükseldi.

Açık otopark girişi 35 liradan 50 liraya çıkarıldı.

40 lira olan kapalı otopark girişi 60 lira oldu.

Kadınlar hamamı 60 lira iken 100 lira;

80 Lira olan erkekler hamamı 120 lira olarak belirlendi.

Biliyorsunuz…

Geçtiğimiz yıllarda belirlenen yeni asgari ücretten çok şikâyet edilir ve şöyle denilirdi;

“Yeni belirlenen fiyat bahar ayları ile birlikte eriyip gidecek”

Sahiden de öyle olurdu.

Yeni asgari ücretin alım gücü havaların iyileşmesi ile birlikte düşer, yılsonunda ise dayanılacak halden çıkardı.

Şimdi şu artan fiyatlara bakıyor;

Marketlerde şişirilen etiketlere göz atıyoruz da, sözünü ettiğimiz eriyiş daha ilk aydan gerçekleşti.

Hatta ve hatta zamlı asgari ücret daha alınamadan dahi alım gücü dibe vurdu…

Çok yazık…