Özcan Türkmen yazdı

Kıssayı duymuşsunuzdur:
'Eflatuna sormuşlar: 'İnsanoğlunun sizi en çok şaşırtan iki davranışı nedir?'
Cevap vermiş Eflatun: 'Çocukluktan sıkılırlar ve büyümek için acele ederler. Ne var ki çocukluklarını özlerler. Para kazanmak için sağlıklarını yitirirler ama sağlıklarını almak içinde para öderler. Yarınlarından endişe ederken bugünlerini unuturlar. Sonuçta ne bugünü ne de yarını yaşarlar. Hiç ölmeyecek gibi yaşarlar. Ancak hiç yaşamamış gibi ölürler.''
Eflatun'a katılıp katılmamak, herkesin kendi tasarrufu...
Hayatta bizi şaşırtan, şaşkına çeviren o kadar çok, o kadar girift şeyler var ki…
Ne zaman nerde şaşırıyoruz; ne zaman, nerde nasıl şaşırtıyoruz biz de şaşırıp kalıyoruz inanın.
Beklemediklerimiz, ummadıklarımızı başımıza geliyor, şaşırıyoruz.
Aklın kabul etmeyeceği kavranması güç, şaşırtıcı durumlar bizim de başımıza geliyor.
En zor anlarda bile heyecan, telaş ve şaşkınlık göstermeyen, duygularına hakim olan bizden eser kalmıyor; şaşırıp kalıveriyoruz.
Başımıza gelene ağzımız açık kalıyor. Akıllara durgunluk veren şeyler, bizim de başımıza geliyor.
Şaşırıp kalıyoruz birden.
Ne olmuştur, nasıl olmuştur, niçin olmuştur bilemiyoruz. Bilemeden oluveriyor işte. Olmuş, oluvermiş ve bizi de şaşkın edivermiştir işte.
Ne kadar kolay öğrenebildiğimize şaşırdığımız kadar öğrenemediklerimize şaşırdığımız da oluyor bazen.
Kendimizi ifade etmede de şaşırıp kalıyoruz bazen.
Beklenti çıtası yükselmiştir kimi zaman. Aklımız şaşmıştır. Yolumuz belimiz şaşmıştır. Hayatımızın yörüngesi de şaşmıştır. Merhametin de hedefi şaşmıştır.
Neye uğradığımıza şaşırmışızdır. Şaşırmışız, korkmuşuz, ürkmüşüzdür.
Aklımıza şaşanlar da şaşkınlıklarının farkında değildir çoğu kere. Şaşkınları göre göre şaşkınlığı da benimseyivermişiz niyeyse.
Hem şaşırıp hem sevindiğimiz anlar olduğu gibi hem şaşırıp hem üzüldüğümüz anlar da var hayatımızda.
Pek rastlamadığımız çok şaşılacak bir durumla her an karşılaşmamız mümkün hayatta.
Hiçbir etkiye kapılmadan doğru bildiği davranışı sürdürsek de bildiğimizden şaşmasak da şaşırıyoruz, şaşırtıyorlar işte.
'Aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık' diye kestirip atıveriyorlar ama herkese göre değil bu elbette.
Birden duyulan sevincin verdiği coşkuya kapıldığımız, şaşırıp uygunsuz işler yaptığımız, sevindirik delisi olduğumuz anlar da var elbet.
Şaşkın ördek gibi yaşamak da var; şaşılası bir sadelikle yaşamasını bilmek de var.
Beklentilere gerekli karşılığı verememişizdir.
Bizim bu halimize şaşıranlar çoktur. Şaşıran şaşırana özeti…
Şaşılacak nice şeylere şaşırmayanlara gıptayla bakıyoruz bazen.
'Hayırdır inşallah' da desek 'Vay canına, vay anasına', 'Allah Allah' desek de olan olmuştur.
Kötü insanları görmek biz şaşırtmıyor, bu kötülerin kötülüklerine ar etmeyişi şaşırdıkça şaşırtıyor bizi.
Şaşkınlıklarımızla baş başa yaşamayı alışkanlık haline getirdik neredeyse.
Şaşırmamak mümkün olmuyor sanki.
Çok şaşırıyoruz bu hayatta çok…
Şaşırmamaya, şaşırtmamaya alışmalıyız artık.
Ne yapıp yapıp şaşırmamaya çalışacağız artık.
İnsan, böyle işte!
Allah'ım! Şaşırtma bizi, doğruyu söylet!
Duamız herkese:
'Allah kimseyi şaşırtmasın.'