İdlib'deki kalleşçe saldırıda 36 kahramanımızı şehit verdik.
Sabahlara kadar uyumadık/uyuyamadık.
Yüreğimiz yandı, içimiz parçalandı.
Şehitlerimizin kanı ise yerde kalmadı!
Rabbim tüm şehitlerimizi Cennet-u ala da Peygamber efendimize komşu eylesin.

***
Yıllardır Suriye krizi sonlanmadı/sonlanmayacak!
2011 yılından bu yana yaşanan iç savaşta Türkiye güvenlik tehditleriyle karşı karşıya kaldı.
Yaşanan krizde ise anlaşma sağlanan mutabakatlara rağmen Türkiye yalnız bırakıldı.
...Ve bölgede yıllarca tek taraflı mücadele etmek zorunda kaldı.
Yani, kendi göbek bağını kendi kesti.
DEAŞ/PKK/YPG'ye yönelik gerçekleştirilen operasyonlarla önemli başarılar elde edildi ve güney sınırlarımızdaki güvenlik riskleri ciddi oranda azaltıldı.

***
Suriye'deki iç savaşın seyri şimdilerde ise İdlib'e yöneldi.
Bölge Akdeniz'e açılan bir konumu olması nedeniyle Rusya ve Esad rejimi için hayati önem taşıyor.
Rejim askerleri Rusya'nın kontrolünde olduğu için de bölgedeki baş aktör Rusya...
Kendi çıkarları için politik hesap yapanların İdlib'te çıkardığı kriz ise Türkiye'yi vuruyor.
Ülkemizde hali hazırda 4 milyonu bulan sığınmacı var.
...Ve bu durum ister istemez hepimiz için rahatsızlık yaratıyor.
İdlib'te doğabilecek yeni bir göç dalgasıyla karşı karşıya kaldığımızı düşündüğümüzde yaşanılan rahatsızlık katlanacak ve kendi içimizde gerginlik hat safhaya ulaşacaktır.
Türkiye'nin artık bu durumu kaldıracak gücü yoktur.
O yüzden kendi hesapları için senaryo yazanların oyununa, Türkiye'de dahil olmak durumunda kaldı.

***
İçimiz yandı mı? -Yandı!
Bir ana gibi, baba gibi, eş, kardeş, ağabey gibi yanamaz elbet ama tüm milletin canını yaktılar.
Bu topraklarda bu milletin canını yakanların canı da katbekat yanacaktır!
Gün siyaset değil, birlik günüdür.
Bizim gibi milli ve manevi değerlere değer veren ve olası bir krizde birlik olmayı, kardeş olmayı becerebilen bir başka topluluk daha yoktur.
Yine öyle olacağız/oluyoruz.

***
Beri yandan...
Suriye'deki gelişmeler Türkiye'nin mülteci kartını kullanmasına neden oldu.
Sığınmacılar şimdi akın akın sınır kapılarına dayandı.
Her ne kadar engellenmiş olsa da şu ana kadar 80 binden fazla mültecinin sınırı geçtiği ifade ediliyor.
Kapılar kapanmayacak ve bu sayı önümüzdeki günlerde katlanacaktır.
Gerek devlet, gerek millet olarak her zaman sığınmacıların yanında olduk ama misafirlik de bir yere kadar değil mi?
...Ve şuan akın akın gidiyorlar.
Biz yıllarca bozuk ekonomiye rağmen bu sorumlukla yaşadık.
Şimdiden sonra Avrupa düşünsün!