Süleyman Reyhan, AK Parti’de yeniden göreve geldiğinde kucağında bir seçim buldu. Gerçi mevcut yönetim içerisinde olduğu için yine de kamuoyuna yabancı değildi.

Süleyman Reyhan, AK Parti’de yeniden göreve geldiğinde kucağında bir seçim buldu.

Gerçi mevcut yönetim içerisinde olduğu için yine de kamuoyuna yabancı değildi.

İl yönetimi ile birlikte çalıştı, sahada yine yer alanlardan oldu.

Çalışmalarına sonrasında İl Başkanı unvanıyla devam etti.

Gelin görün ki, Reyhan’ın liderliğindeki AK Parti için birkaç ay sonra gelen seçim hiç parlak geçmedi.

AK Parti, tekrarlanan 7 Haziran 2015 seçimleri haricinde ilk kez CHP’ye yenildi.

Cumhurbaşkanlığı seçiminde de AK Parti lideri Erdoğan yine Kılıçdaroğlu’nun çok gerisinde kaldı.

Ortaya AK Parti’nin tarihindeki en büyük Eskişehir yenilgilerinden birisi çıktı.

Süleyman Reyhan yönetiminde AK Parti’nin önünde yine bir seçim var.

Doğrusunu söylemek gerekirse, geride kalan ve ağır yenilgiyle biten seçimin çok daha zorlusu kendisini, kendilerini bekliyor.

Bu kez sadece bir partiye karşı değil, partilerini temsil eden çok güçlü belediye başkanlarına karşı mücadele verecekler.

Bunun için seçime sımsıkı hazırlanması gereken bir parti olmalılar.

Partiyi bir arada tutacak, sayılan isimlerle sahaya çıkılmalılar.

Ortada böylesine bir gerçek var ve AK Parti şimdi o ismi ve o isimleri arıyor...

Bu noktada ve süreçte İl Başkanı Süleyman Reyhan’ın değerlendirmeleri elbette epeyce önem kazanıyor.

Söyledikleri parti için büyük değer taşıyor…

Anladığımıza göre de Reyhan’ın aklında bir aday profili çoktan oluşmuş!

Mesela adayın parti dışarısından olmayacağı yönünde bir kıstas koyuveriyor partinin önüne…

Oda Başkanlarının bu yarışı götüremeyeceğini güreş maçından örnekler vererek anlatıyor.

Yağlı güreşle, minder güreşinin çok farklı olduğu teziyle oda başkanlarının siyasi yarış yapamayacağını belirterek yine birilerine kapıları kapatıyor.

Kısacası;

AK Parti İl Başkanı, aday çalışmasına ilişkin çemberi her geçen gün daraltıyor.

Birkaç haftaya kalmaz o çember;

“Biz aday olarak şu ismi istiyoruz” denilmesine kadar da daralacak gibi duruyor!

O halde söyleyeceğimiz şudur;

“AK Parti adayını veyahut adaylarını yine dar kalıplar içerisine sıkışarak bulacaksa, şimdiden söyleyelim ki tehlike çanları çok hızlı çalacaktır!”

Hele hele;

“Biz aday bulamıyoruz, şehir aday bulamıyor, ancak bu adayları bulduk” bahanesi ortaya konulursa ve olmadık bir ekiple yola çıkılırsa bu işin faturasının çok ağır olacağını da şimdiden ilan edelim…

**************

AK PARTİLİ VEKİLLER HAYLİ HAREKETLİ

AK Partili vekilleri konuşurken daha çok aralarındaki gerginliklerle konuşurduk.

Ne yazık ki Eskişehir bu yüzden tam 10 yıl kaybetti!

Şehrin bir projesini, bir beklentisini, bir isteğini konuşurken 3 iktidar vekilini yan yana koyamadık.

Dahası çatışmalar her geçen yıl daha da arttı.

Gerginlikler zirveye ulaştı, elbette olan sorunları çözülmeyen Eskişehir’e oldu.

Bugün dünden çok farklı!

AK Partili vekilleri konuşurken artık çok daha farklı bir boyuttayız.

Öyle kişisel meseleler falan filan kalmadı!

Eleştirdiğimiz veyahut eksik bulduğumuz yan, her iki vekilin de Eskişehir’i tanımıyor oluşları…

Bu yüzden etraflarında çokça güvenecekleri kimseler de yok.

Şundan eminiz ki, “Yanlış yerlere yönlendirilmek istemiyorlar!”

Öyle görünüyor ki olan bitene kulaklarını tıkamış sadece işine bakan AK Partili vekil tablosu var artık.

Son günlerdeki çalışmalarına bakıyoruz örneğin…

Meclis açıldığından beri ağırlamadıkları, misafir etmedikleri kimse kalmadı…

Ayrıca kulislerden de geri kalmıyorlar.

Bakanların kapılarını kolayca açıyor, kolayca Eskişehir adına görüşmeler yapabiliyorlar.

Meselenin bir de Eskişehir ayağı var…

Hem Fatih Dönmez hem Ayşen Gürcan, kente geldiklerinde de hiç boş durmuyor, ziyaret üstüne ziyaret gerçekleştiriyorlar.

Kısacası;

Her iki iktidar vekili de gerçekten haraketliler…

En azından artık kendi meseleleri ile değil yapmak istedikleriyle şehrin huzuruna çıkan vekiller var…

Kutluyoruz…

*************

TÜLOMSAŞ İÇİN DE GİTMEZ DİYORLARDI!

Biliyorsunuz şehrin hikâyesini, kültürünü, geleneğini aldılar elinden…

Koskoca Tülomsaş’ı kapattılar, yerine bir şube müdürlüğü açtılar.

Adına da Türasaş dediler.

Şehir adeta kimliğini kaybetti Tülomsaş ismi gidince.

Oysa herkes aynı şeyi söylüyordu o günlerde Tülomsaş için;

“Gitmez!”

Bir sabah kalktık ki, Tülomsaş diye bir şey kalmamış.

Bir gecede alınıvermiş Eskişehir’den…

Şimdilerde ahali yine aynı şeyi söylüyor…

Söylemler, tahminler, beklentiler bu kez Türasaş için…

Özelleştirilmesi daha doğru bir tabirle “satılacağı” iddiaları karşısında;

“Yok artık, o kadar da değil!” deniliyor.

Bir kez daha “Gitmez” diyorlar yani!

Oysa gitmesi bir gecede çıkacak karara bağlı!

Tıpkı gitmez denilen Tülomsaş’ın gittiği gibi...

O yüzden daha çok sahip çıkalım değerimize…

En azından elimizde kalanın kıymetini bilelim.

Bir gün Tülomsaş yeniden geri gelinceye kadar…

**********